Strateji, jeopolitik ve çıkarlar

A+A-
Özcan YENİÇERİ

Koronavirüs salgını sırasında hem içeride hem de dışarıda Türkiye başarılı bir operasyon yürüttü. İngiltere'den ABD'ye, Fransa'dan Çad'a yardım talep eden bütün ülkelere başta solunum cihazları ve maske olmak üzere sağlık malzemeleri gönderdi. Yurt dışında yardım bekleyen birçok Türk vatandaşını ve sağlık sorunları olanları ülkeye getirdi.

Şahsen bizim başarılı bulduğumuz koronayla mücadele ve yapılan yardımlar şu veya bu gerekçeyle eleştirilebilir. Ancak yapılan insani yardımdır. İmkânı olan her devlet böyle bir durumda bunu yapmak zorundadır.

Türkiye, ABD'den İngiltere'ye yardım yaparken aynı yardımı komşusu olan ve olmaya  devam edecek olan ülkelere de (Suriye/Mısır gibi) barış yardımı yapmalıdır.

***

Ülkeler stratejilerini ortak tarih, üzerinde bulundukları coğrafya ve çıkarlar üzerine bina ederler. Ezelden gelip ebede giden dostluk ya da düşmanlık yoktur. Her anlaşmazlığın, çatışmanın ve karşıtlığın da bir ömrü vardır. Çoğu zaman ülke yöneticilerinin, rejimlerin ya da çıkar guruplarının neden olduğu sorunlar o ülkeyi yöneten gurupların tarih sahnesinde çekilmesiyle birlikte tarihin arşivine dönmektedir.

Mısır ve Suriye gibi ülkelerle Türkiye'nin kötünün de ötesinde olan ilişkileri bu bağlamda yeniden gözden geçirilmelidir.

Diğer yandan günümüzde zaman çok hızlı akmaktadır. Onlarca yıl süren çatışma ve anlaşmazlıklar artık tarih olmuştur. Birinci Dünya Savaşının dört yıl, İkinci Dünya Savaşının altı yıl sürdüğü unutulmamalıdır. Türkiye tarihi düşmanları hariç ortak tarihi olan komşularıyla anlaşmazlıklarını onlarca yıl sürdürme akılsızlığını terk etmelidir.

Tarih, jeopolitik ve çıkarlar dikkate alınarak Türkiye, komşularıyla ilişkilerini yenileyerek normalleştirmelidir.

Diğer yandan içeride güçlü olmayan bir ülkenin dışarıda güçlü ilişkiler içinde bulunması da düşünülemez. Bu anlamda Türkiye iktidar/muhalefet ilişkilerini normalleştirmek durumundadır. "Demokrasi Adası"nı muhalefetsiz açmak ülkenin en fazla yüzde ellisiyle ülkeyi yönetmek anlamına gelir. Bu konuyu şimdilik bir kenara koyarak uluslararası ilişkilerle ilgili bazı ilkelerden söz edelim.

***

Uluslararası ilişkilerde dostu artırmak, düşmanı azaltmak başarının başta gelen şartıdır. Askeri literatürde buna hedef küçültme denir. Bir zamanlar iktidar propagandistlerinin dediği gibi "komşularla sıfır düşmanlık" politikası izlemek ya da "üç tarafı denizle, dört tarafı düşmanla çevrili" politikaları da terk etmek gerekir.

Sözgelimi gelinen bu aşamada on yıldır Türkiye'nin Mısır'la ilişkilerinin kopuk, gerilimli ve dostça olmaması Türkiye karşıtı cephenin güçlendirilmesi anlamına gelmektedir. Türkiye karşıtı cepheden Mısır gibi ülkelerin koparılması dost sayısının artırılması düşman sayısının azaltılması anlamına gelir.

Uluslararası ilişkileri liderden lidere, partiden partiye ilişkiler biçiminde yürütmek hem yanlış hem de tehlikelidir. Aksine devletlerarası ilişkiler devletten devlete, milletten millete yürütülmesi gerekir. Kişiler ölür, şahıslar küser ama devlet, millet ve ortak tarih baki kalır.

Yakındakine uzak, uzaktakine yakınlık öngören strateji başarısızlık getirir.

Uluslararası ilişkileri, Katolik Nikâhıyla karıştırmamak gerekir. Çıkarların örtüştüğü yerde dostluk çatıştığı yerde düşmanlık söz konusudur. Günümüzde uluslararası ilişkilerde süreklilik, her alanda ve birbirine endeksli siyasetler uygulanır olmaktan çıkmış, olgu bazlı işbirliklerine ve karşıtlıklara dönüşmüştür.

Rusya'nın, Suriye'deki Esat rejimiyle işbirliğine karşı ABD ile Türkiye birlikte hareket ediyor. Türkiye'nin PYD/PKK'ya karşı yürüttüğü mücadelede ABD ile Rusya, PYD/PKK'nın yanında duruyor. Rusya ile Türkiye İdlib'de birlikte devriye atıyor. Aynı Rusya, Libya'da Türkiye'ye düşman Hafter'e her türlü desteği veriyor.

Karmaşık ilişkileri olan ülkelerle ancak olgu bazlı dostluk ya da karşıtlık ilişkisi kurulabilir. Rusya ve ABD ile ilişkiler bir olgu da işbirliği, bir başkasında mücadele biçiminde sürdürülebilir. Gerçekçilik ve akılcılık saflıktan her zaman iyidir.

 

dfs-004-001-011-001-001-001-002.jpg

 

  • Yorumlar 2
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları