Süreklilik ve değişim sarmalında Altın Portakal
Ülkemizin en köklü ve en istikrarlı (süreklilik) film şenliği Antalya Altın Portakal Film Festivali
jürilerindeki klasik tertip ne zaman değişmeye başladı tam bilemiyordum. Birkaç defa benim de üyelik
yaptığım SİYAD jürilerinin ne zaman kurulduğu konusunda hatırladığım bir şey yoktu. O zaman
hafızasını internet sayfalarına kaydetmiş birine müracaat etmek gerek diye düşündüm. Editörü
olduğu “sadibey.com” internet sinema sitesi ile, vefat edene kadar sinemamızın ‘hafız-ı kütüp’lüğünü
üstlenen Agâh Özgüç’ün “Yeşilçamın Muhtarı” lakabını elinden almasa da onu yeni bir boyut
getirerek tembel, aceleci, hazırlopçu yazar çizer takımı dâhil, yapımcısından oyuncusuna,
yönetmeninden dağıtımcısına, set işçisinde kurgucusuna kadar bütün sinema camiasını “Sadi Abisi”
unvanını alan Sadi Çilingir’i aradım.
Selam verir vermez hal hatır faslını atlayıp doğrudan, “Festival tarihinde ilk SiYAD jürisi ne zaman oluşturuldu?” sorusunu sordum. Sadi Bey, “Emin değilim.” diyerek kendi internet sitesinin hafızasına
başvurdu. Ben bu sırada netteki çoğu uyduruk bilgilerle dolu açık kaynaklara yönelerek kronolojik
bilgi sunan vikipedi sayfa zincirine ulaştım. Allahtan bu sayfa Türkiye hakkındaki binlerce kelimeden
oluşan palavralar yerine takvim bilgilerine göre düzenlenmişti.
Sadi Bey ile sokak ağzıyla söylersem, epey bir harala gürele (çekişme anlamına gelen hır ile gür
kelimelerinden üretildiğini düşündüm?) ederek sonunda 2008 tarihli 45. Antalya Altın Portakal Film
Festivali kayıtlarında SİYAD adına rastladık. Nuri Bilge Ceylan’ın Üç Maymun filmi, En İyi Film seçilmiş
ve adına SİYAD ödülü denmiş. Ama bu seçimi yapanlar kimlerdi onun bilgisi yok! Daha sonraki yıllarda
da festival ana jürisi dışında oluşturulan iki önemli jüriden bir olarak SİYAD jürisi devam etmiş/etti. 57.
Antalya Altın Portakal Film Festivalinde ben de SİYAD jüri üyesi olarak görev yaptım ama o yıl Başkan
Muhittin Böcek Covid 19’a yakalanarak entübe edilmiş, filmler açık hava sinemalarında gösterilmiş,
ana jüri, Film Yön ve SİYAD jürileri AKM Aspendos salonunda seyircisiz film izlemiştik.
SİYAD jüri üyeliğimden önceki Büyük Jüri üyeliğim ise 2004 yılında 41. Antalya Altın Portakal Film
Festivali sırasında gerçekleşmişti. Altın Portakal tarihindeki en büyük, en kapsamlı ve en verimli jüri
olarak tarihe geçtiğini düşündüğüm bu seçici kurul, sanıyorum Osacar ödüllerini belirleyen Akademi
topluluğunun bir minyatürü gibi düşünülmüştü. Sinema Yazarları, Film Yapımcıları, Salon İşletmecileri,
Akademisyenler, Film Dağıtımcıları, Sinema Emekçileri, Yönetmenler, Senaristler, Oyuncular, Görüntü
Yönetmenleri, Laboratuarcılar, Sanat Yönetmenleri, Kostüm Tasarımcıları, Ses Tasarımı ve Miksajcılar,
Makyaj ve Saç, Kurgu, Film Müziği Bestecileri, Müzik Sektörü Temsilcileri ve AKSAV temsilcilerinden
oluşmuştu. Büyük jüri, on bir ödülle Uğur Yücel’in yönettiği Yazı Tura Filmi’ni onurlandırmıştı.
Geçmişe ait bu kadar malumatı vermemin sebebi, birkaç yıldır SİYAD jürisinin Altın Portakal’da yer
almamsı. Fakat bunun nedenlerine uzun uzun girecek değilim. 12 Ekim tarihli yazımda Festival Sanat
Direktörü Deniz Yavuz ile Tuncer Çetinkaya’nın röportajının bir kısmına yer vermiştim. Festival bu yıl
“Sinema Yazarları Jürisi” adını alarak daha değişik bir yol ile oluşturulmuş. Basınla ilişkileri ve haber
akışını doğru ve hızlı biçimde sağlayan Zümrüt Batuhan’ın aktardığı son habere göre, Uluslararası
Antalya Altın Portakal Film Festivali, sinema yazarı Sungu Çapan’ın adını, “Sungu Çapan Sinema
Yazarları Jürisi”yle yaşatmaya karar vermiş. Yani bundan sonra bir süre Altın Portakal’da sinema
yazarları seçici kurulunda SİYAD jürisi adı geçmeyecek. Sungu Çapan Sinema Yazarları Ulusal Jüri’sinde
ise bu yıl; Doç. Dr. Gül Yaşartürk (SİYAD üyesi), Prof. Müjgan Yıldırım ve Prof. Bojidar Manov,
Uluslararası Yarışmanın Jürisinde ise Vecdi Sayar (SİYAD üyesi), Özge Çeliktemel ve Ingrid Beerbaum
var.
Demek ki, “Bir nehirde iki defa yıkanılmaz.” diyen bilgelerin sözü bir kere daha doğru çıktı. Hayat
binlerce, on binlerce belki tahmin edemeyeceğimiz sayılarda değişkenin yapılıp, yıkılıp yeniden
yapıldığı bir lego gibi sürekli oluş halinde. Onlarca yıldan beri Türk sinemasının nabzının attığı bu
festivallerde de pek çok şey değişiyor ve değişecek. Herakleitos’tan beri dillerden düşmeyen “Herşey
akar.”, “Değişmeyen tek şey değişimdir.” sözleri de aynı mealdedir. Yaşayıp göreceğiz!

Ankara’da neler oluyor?
Ankara Film Festivali’nin yeni bölümü “Taptaze”, ilk filmleriyle dikkat çeken genç yönetmenleri bir
araya getiriyor ve geleceğin sinemacılarını keşfe davet ediyor. ‘Taptaze’ keşifler Berlin, Roma,
Locarno, Torino ve SXSW gibi prestijli festivallerde öne çıkan altı filmden oluşan bu özel seçki,
Avusturya Büyükelçiliği Ankara, Goethe Institut, İtalya Büyükelçiliği Ankara ve Polonya Cumhuriyeti
Ankara Büyükelçiliği destekleriyle hazırlandı. Edgardo Pistone’nin Roma’da En İyi İlk Film seçilen,
Tallinn’den Jüri Özel ve En İyi Yönetmen ödülleriyle dönen filmi “Merhaba Çocuk” (Ciao Bambino,
2024), Berlin Film Festivali’nde En İyi İlk Film Ödülü’ne aday olan Florian Pochlatko imzalı “Normal
Olmanın Yolları ve Öteki Dünyanın Garipliği” (How to Be Normal and the Oddness of the Other World,
2025), Valentina ve Nicole Bertani kardeşlerin Locarno Film Festivali’nde Altın Leopar için yarışan
filmi “Sivrisinekler” (Mosquitoes, 2025), 90’ların kitsch dünyasında geçen punk ve feminist bir
büyüme hikâyesi. Polonya sinemasının genç yetenekleri Helena Ganjalyan ve Bartosz Szpak’ın
SXSW’de prömiyer yapan filmi “Işıltılı Yaz” (Glorious Summer, 2025), Berlinale Panorama’da prömiyer
yapan ve San Sebastián Film Festivali’nin Zabaltegi- Tabakalera seçkisinde En İyi Film seçilen “Kardeş
Yüreği” (Schwesterherz, 2025), Torino Film Festivali’nden FIPRESCI Ödülü ile Özel Jüri Ödülü’nü alan,
First Steps Ödülleri’nde de En İyi Kurmaca Film seçilen “Vena” (2024) bu bölümde gösterilecek.