Suriye'de tampon bölge 100 yıllık ABD projesi!

ABD Başkanı Trump, "Kürtlere saldırırlarsa Türkiye'yi ekonomik olarak mahvedeceğiz. 20 millik güvenli bölge kuracağız. Aynı şekilde Kürtlerin de Türkiye'yi provoke etmesini istemiyoruz" diye tehdit edince, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, "Trump'ın durumunu anlıyoruz, üzerinde çok ciddi baskı var. Son tweetinde bir iç politika olduğunu biliyoruz, ama stratejik ortaklar sosyal medya üzerinden konuşmaz. Hiçbir tehdide pabuç bırakmayacağımızı söyledik" diye bir değerlendirme yaptı.

Yalnız, Trump'ın mesajının ABD'nin değil seçime giden Türkiye'nin iç politikasına dönük olduğunu söyleyenler de var!

***

Asıl sorun şu ki Türkiye, ekonomisini mahvetmekle tehdit eden bir ülkeden hâlâ "stratejik ortak" diye bahsedebiliyor! Ve Başkan düzeyindeki mesaja, önce sözcüler sonra Dışişleri Bakanı cevap veriyor. Trump'ın muhatabı onlar mı?

Yine Çavuşoğlu, "30 kilometre gibi bir güvenli bölge... Bu ABD'nin de fikri değil. Bu cumhurbaşkanımızın teklifidir. Obama yönetimi bunu gerçekçi bulmuyordu. Bahanelerle bu fikrimizi desteklemediler. Türkiye'nin kararlılığını gördükten sonra bu fikri ortaya attılar. Biz buna karşı değiliz." dedi.

Gerçekten öyle mi? Yani güvenli bölge Tayyip Erdoğan'ın teklifi midir?

Arşivler yalan söylemez! Bu konuyu 19 Mart 2012 tarihinde incelemiştim.

Tayyip Erdoğan, Suriye'ye müdahale ile ilgili olarak bir gazetecinin sorusu üzerine, "Gündemde tampon bölge var, güvenli bölge var" demişti.

Ben de Yaşar Büyükanıt'ın Çekiç Güç ile ilgili itiraflarını hatırlatmıştım. Büyükanıt, 16 Mart 2007 günü "1991 yılında Irak'ta 36'ncı paraleli çizip, ona destek vererek, Kuzey Irak'ta bugünü yarattığımız bir gerçektir. Kendi yaptığımız hataları da başkasına yükleme şansımız yoktur" demişti!

Türkiye, 1991 yılında Irak'ta güvenli bölge uygulamasına evet demiş, sonuçta Barzani devleti doğmuştu!

Suriye ile ilgili güvenli bölge projesi kimindi peki?

Kimin olacak? Yine ABD'nin... Zaten 1991'de Çekiç Güç, Türkiye tarafından davet edilmiş gibi gösterilmişti. Turgut Özal ile Baba Bush böyle anlaşmıştı!

Bu sebeple "Suriye'de tampon bölge"yi şöyle yorumlamıştım:

"Irak'ta tampon bölge veya güvenli bölge oluşturulması, İsrail tarafından çekip çevrilen bir Kürt devleti kurulmasına yol açtı.. Şimdiki hükümet ise Türkiye-Suriye sınır şeridini, mayın temizleme bahanesiyle bir İsrail şirketine, yani İsrail gizli servisine vermek için olağanüstü bir çaba sarf etti. Şimdi daha net anlaşılıyor ki maksat, ileride kurulmak istenen güvenli bölgeye zemin oluşturmak ve Suriye'yi karıştırmak için bu ülkeye terörist gönderebilmekti."

***

Bu tartışmadan yedi yıl sonra, Trump, eski başkanlardan daha dürüst davranarak Suriye ile Türkiye arasına tampon bölge kurma fikrinin ABD'ye ait olduğunu itiraf etti. Türkiye'nin Dışişleri Bakanı ise "Hayır bu bizim projemizdi" dedi!

ABD bu projeyi, Lozan'da da gündeme getirmişti. Yeni bir durum değil!

Hatırlayalım; Türkiye'nin 25'inci Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, 2015 yılında Sözcü'den Özlem Gürses'e konuşmuş ve Lozan Konferansı'nda, ABD'nin Azınlıklar Alt Komisyonu'na "Suriye'nin kuzeyini Ermeniler için korumalı bir yurt haline getirelim. Böylece Türkiye ve Suriye arasında tarafsız bir bölge kurulmuş olur. Bu toprak parçasının denize kolay bir çıkış yolu da vardır" önerisinde bulunduğunu anlatmıştı.

Atatürk de Nutuk'ta, tam 100 yıl önce, 1919'da işgalcilerin Çukurova'da tampon bölge kurulması için çalıştığından bahseder.

Şimdi, Çukurova ve çevresine yerleştirilen Suriyeli göçmenler arasında tehcirden kalan unsurların oranı biliniyor mu acaba?

Yazarın Diğer Yazıları