Terim ve Yılmaz aynı potada

A+A-
Burhan AYERİ

CHP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz'la G. Saray Teknik Direktörü Fatih Terim'in çıkışları bir yerde kesişti. Meydan okumaların birine verilen ceza artırımlı oldu. Terim'inki 7+3'e bağlandı. TFF'nin "tetikçi kurulları"nın yolu CHP'deki eş değerlerince de izlenecek. Bu kesin.

Yeni gelişme, cezalılar listesine G. Saray Başkanı Mustafa Cengiz'in dâhil edilmesi. Ona da 60 gün dayadılar. Cengiz'e uygulanan, bir dönem Aziz Yıldırım'a uygulananların aynısı. Demek ki başkan bundan sonra her ağzını açtığında ceza kurulunu boylayacak. Tıpkı Aziz Yıldırım örneği.

Hatırlatma

Rize'de gazeteci döven Başakşehirli futbolcuların aldığı cezaları tekrarlamak ihtiyacı duydum:

* Volkan Babacan'a 1 maç.

* Yalçın ve Ufuk'a 5'er maç -sonradan 3'e indi-.

* Emre Belözoğlu 50 bin lira.

Ayrıca Volkan, Ufuk, Mahmut ve Yalçın 1 yıl müsabakaları seyirden men cezası almışlardı. Ama maçları sahada oynayarak izlemişlerdi!

Bir başka bağlantı

"Türkçe ezan" konusunun işlendiği her tartışmada dönüp dolaşıp Kadir Mısıroğlu'na geliniyor. Av. Ömer Lütfü Avşar tanımlamasıyla bu "meczup"tan daha fazla dikkat edilmesi gereken Diyanet İşleri Başkanı.

Feslinin geçmişini biraz bilenler masum olmadığını iyi anlarlar. Ortalıkta yüzlerce videosu dolaşıyor. Tamamında Atatürk ve Cumhuriyet karşıtı küfür ve kâfirler yağdırıyor.

CNNTURK'teki tartışmalarda İstiklal Savaşı'na karşı çıkan din adamlarından söz edenleri herkes izledi. Bunlardan Mustafa Şen kısa devrelerine devam etti. Ona bir de Zafer Şahin eklendi. Galiba gazetecilikte yeni akım "iktidar sözcülüğü."

Akademik yükseliş!

Kimileri Ali Erbaş'ın cübbe ve sarıkla Mısıroğlu'nu ziyaretinde art niyet aramıyorsa, sadece pes diyebiliriz. 15 Temmuz'un en önemli planlayıcısı Adil Öksüz'ün akademik anlamda yükselişine onay veren jüride Ali Erbaş'ın yer alması tesadüf mü?

Erbaş'ın Fesli'yi hediyelerle ziyareti "Rejime baş kaldırıdır." Kimse savunmaya kalkmasın. İnsanların kandırılmakta da doyum noktası vardır. Bir asırdır devam eden şeriat çalışmaları hortlatılmıştır. Eski sistemin dayatılmaya çalışıldığı meydanda.

Okumuş'un yeni önerisi

Nazif Okumuş, "Erdoğan, Ahmet Davutoğlu'nu görevden alacak." dediğinde çok kişi "Hadi canın sen de." demişti. Bu tahminin gerçekleşmesi fazla sürmedi.

Eski milletvekili son Tarafsız Bölge'de de yeni iddiada bulundu. "Cumhurbaşkanı, Erbaş'ın davranışından rahatsız. İstifasını istemesi ya da görevden alması yakında." Bu sözleri önemle bir kenara kaydedin.

Nazif Okumuş'un başka laflarını da dinledik:

* Milyonlarca hasta varken, Diyanet İşleri Başkanı'nın Kadir Mısıroğlu'nu ziyareti -aklımızla alay etmektir-.

* Erbaş, ekonomide sıkıntılar devam ederken gündem değiştirme çabasına girmiştir. Bu bir seçim taktiği olabilir.

* Eski Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez'le birlikte başlayan uygulama devam ettiriliyor. Erbaş, Görmez'le aynı paydada buluşmuştur.

Siyasi işler

NTV'deki tartışmanın da ana konusu Feslinin ziyaret edilmesiydi. Okan Müderrisoğlu ile Burhanettin Duran, Mısıroğlu'nu yarım ağız savunmaya çalıştılar. Başaramadılar. "İçlerinden gelmedi" demek uygun.

Doç. Dr. Ahmet Kasım Han ise net konuştu; "Erbaş, bilinçli hareket etti. Şimdi de gereğini yapmalı." Yani, istifa etmeliye getirdi.

Şaşırdığımız

İnsan olarak sevgi ve saygı duyduğum Mehmet Barlas'ı eleştirmekte zorlanıyorum. Konuyu Kubilay olayına getirmesine gerek var mıydı? İdam edilenler arasında bir Musevi'nin bulunması örneği de şanssızlıktı. Hani bir laf vardır; "Laf söyledi...". Bu, Barlas'ın konuşmalarına tam yakışıyor. Hiç kusura bakmasın ama kendisine önerim "Makam Farkı" ile sınırlı kalması...

Az daha unutuyordum, Yılmaz Özdil'e göndermesini de yazayım; "Bazı gazeteciler, Atatürk kitabı yazarak para kazanıyor..."

***

Pes artık

Millî Eğitim Bakanlığı'nın Andımız'la ilgili itiraz dilekçesini okudunuz mu. Şu iki cümleye dikkatinizi çekerim:

* Ulus bilinci ilk defa Fransız İhtilali'nde gerçekleşmiştir.

* Türkler, çağdaşlığın en geç ulaştığı topluluktur.

Hangi birine itiraz edelim. Sonuçta bakan emriyle Hukuk İşleri Genel Müdürü ve iki avukat görevden alındı. Bunun Devlet Bahçeli'nin yüklenmesinden sonra yapılması ilginç. Yetmedi Hükûmet Sözcüsü Ömer Çelik yaptığı açıklamada Bahçeli'den resmen özür diledi.

Sadede gelirsek, bu cümleler çıkarıldı ama Andımız'a itirazın devam ettiği gün gibi ortada. Bunu da MHP Genel Başkanı düşünsün.

....

GÜNÜN SÖZÜ

"Sakın hakkım var" deme. Hak yok, vazife vardır. Ziya Gökalp

  • Yorumlar 1
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları