Toplumun düşünsel yorgunluğu

A+A-
Alptekin CEBE

Yazı başlığımızdan da anlaşılacağı üzere, Hayatı Okudukça köşemizle, genelde son günlerin iç ve dış görüntülerini süzgeçten geçirerek saygın okurları sıkmadan kısaca gözden kaçanlarıyla birlik de, gerçekleri tarafsız irdelemek amaç!.
Konuya, olduğunca bilinçle girerken, elbet de siyaset sahnesinde ki zikzaklar da ister istemez konu çerçevesine giriyordu...
Ancak, gerçekten "Yeniçağ Gazetemiz"de, çok değerli yazar dostların siyaset sahnesinde uzman kişilikleriyle yer almaları, hemen hiçbir konuyu göz ardı etmemelerine saygı göstererek, yazı mutfağının derin zenginliği içinde, olay ve görüntüleri kültürel boyutlarıyla ele almanın gereğine inanarak, on yıllar boyu süren yazı hayatımızı bundan böyle okurlarımızla bu amacı paylaşmanın, isabetli olacağına inanmaktayız...
Hiçbir zaman hayal aleminin sırıtkan yapaylığına girmeden, toplum görüntü ve kültürel zenginliğiyle, sonuçta yine gerçekleri bu açıdan değerlendirmek, umarım yaşantı ve beklentilerin kültürel boyutlarıyla daha ilginç olacaktır! Okurla paylaşımların, daha net olacağı inancındayım.
"Toplumun Düşünsel" gerçeği, demokratik ortam içinde çok daha değer kazanmaktadır.  Çünkü, burada kutsal oy'ların sonuçları var. Burada, karar verici toplumdur...
Verilen oylar sonucun da bizleri temsil eden siyasal kadroların oluşturduğu iktidarların en büyük işlevi, yönettikleri toplumu huzur ve esenlik için de, yormadan ve üzmeden, dengeler içinde yönetmektir... Bu da, demokrasinin bir "Kültür" gelişim gereğidir!
Bunu, gereği gibi hazmetmiş toplumlar, "Demokrasi Kültürü"nün karşılığını da o ölçekte, mutlaka almış olmalıdır...
Aksi halde, sıkıntılar yanında "Toplumsal Yorgunluklar" huzurları, sürekli etkiler durur...
Bugün, sadece Ortadoğu değil, Avrupa ülkelerinin çoğuna  bakıldığında, ne yazık ki toplumların "yorgunluğu ve sıkıntıları" çok boyutlu olarak hemen dikkatleri çekiyor!..
Demokrasi sistemi, en akılcı ve toplumu hakça yönlendiriciliği yanın da, metal yorgunluğu gibi, insanların zihinsel ve ekonomik çıkmazlarla yorulması, bunalımlar yaratıyor olmalı ki genelde bir huzursuzluk oralarda da gözlenmekte...
Bu da, diğer negatif unsurlarla birleşince, eski yılların hatta medeni kavuşumların bu denli yaygın olmayan dönemleri aratır olmakta!
Bir taraftan ömürler uzamış görünürken, ekonomik arz talep dengeleri yanında, insan denen akılcı yaratığın doyumsuz ve egoizmiyle, aile huzurları da alt üst oluyor!
Hiçbir dönemde, mahkeme dava dosyaları böylesine binleri, yüz binleri aşmamıştı... Yargıtay dosyaları, uzun yılların kaderiyle, böylesine sanırım hiç yüzleşmemişti...
Dinsel ve diğer bayramlar da, birkaç günlük tatil de, biraz imkanı olan, en yakın çevresini hatırına bile getirmeden bir yerlere kaçma telaşın da ise, hiç değildi!
Terör belası yüzünden,  toplum demokratik özgürlüğün yasal boyutlarını, yeterince tadamıyor hatta kullanamıyor!
Kutuplaşmalar, uçuşmada...
Bir taraftan özgürce yaşama ve yaşatma çabaları, diğer yanda yapay olayların neden ve niçin'e dayalı derinlikleri, toplumu yormada...
Bir şike olayı patlak veriyor, sonuca giden yolda sıkıntılar, sıkıntıları doğurup, belki de tutukluluk hallerine gerek kalmayacak durumları akla getirdikçe, toplum manen düşünsel yorgunlukta kalıyor!
Toplum elbet de, tüm ülke sorunlarına duyarlı. Elbet de, sağlıklı bilgilere ermek istiyor… Tüm akla gelen sorunların, makul seviyeleri aşan sürelere yayılması, yarattığı tartışmalarla uzadıkça, medya boyutlarında ki görüntüler bile insanlarımızı çelişkilerde bırakma da!..
Bir soru akla geliyor, peki Türk toplumu bu kadar karmaşa içeren sıkıntıları yaşamayı, hak ediyor mu!..
Kesinlikle hayır...
Bu cennet ülke de,  kültür ikliminin artık temele oturup tüm sorunlara, en doğru ve tarafsız yöntemlerle sonuçlar üretmesi, ortaya çıkan tüm olumsuz ve yorgunlukların çaresi gözüyle bakmalıdır...
Bu kadar bilgi, deneyim ve "akil" insanlarımızın olduğu bir ülke de, "TOPLUMUN DÜŞÜNSEL YORGUNLUĞU" bu boyutlar da olmamalı...
Toplum, bu manevi sıkıntıları yaşamak zorunda değil.
Hakça ve en adil boyutlar da, ahlaki değerlerle görüntüde tüm uzayan sıkıntıları, çok ivedi ve demokratik kurallarla çözümlerin en akılcı yol olduğuna inanıyoruz... Şu kısacık hayatı anlıyor ve tarafsız okuyabiliyorsak, toplumun yorgunluğunu giderici acil çözümler çok yakınlarımız da! Unutmayalım, üst tarafı zaman kaybı ve teferruat...

Yazarın Diğer Yazıları