Trafik cezası ve sarı zarflar

A+A-
Remzi ÖZDEMİR

Şu günlerde PTT memurlarının yükü gerçekten çok ağır.

Öyle ki tebligat taşımaktan mahvoldular. Çuvallar dolusu tebligatı sahiplerine ulaştırmaya çalışıyorlar.

Böyle üç beş değil, onlarca hatta binlerce.

Yolda koca çuvalları sırtlamış birini görürseniz onun postacı olma olasılığı yüksek. İçleri tebligat dolu.

Geçen hafta postacı benim kapımı da çaldı.

Artık postacıların getireceği iki şey olduğu için eyvah! dedim. Ya trafik cezası ya da mahkeme celbi.

Postacı iki trafik cezası çıkarttı ve çok şanslısınız dedi.

Trafik cezasının şansı olur mu?

Meğerse olurmuş. Çünkü trafik cezası beyaz zarfta geliyor. Bir de çuvalın içinde sarı zarf var.

Zarı zarf Kadastro Müdürlüğü'nden geliyormuş. Evim malım olmadığı için beni ilgilendirmedi bu sarı zarflar.

Gerçekten 350 TL'lik trafik cezası sarı zarfların yanında hiçbir şeymiş. Ceza makbuzunda trafik denetiminden kaçtığım, kırmızı ışıkta durmadığım ve yasak yere park ettiğim belirtiliyor.

Artık trafik cezalarına ses çıkartamıyoruz çünkü akıl almaz gerekçelerle ceza yazılıyor. Trafik ekiplerinin neredeyse tek görevi ceza yazma haline gelmiş.

Sarı zarflar

Türkiye'nin gündeminde sarı zarf var. En azından belirli bir mala mülke sahip insanların gündeminde.

Bunun adı her ne kadar varlık vergisi olmasa da bir nevi servet vergisi. Değeri 5 milyon liranın üzerinde evleri olan herkese çıkartılan vergi.

Şimdi kalkıp; 5 milyonluk evim olsaydı da verseydim diyebilirsiniz.

Sorun şu: Evinizin değerini birileri masa başında oturup biçiyor.

En çok İstanbul'da; Sarıyer, Beşiktaş, Levent, Ataköy, Üsküdar, Beykoz ve bu civardaki konutların değeri tartışma konusu. Mesela Sarıyer'de 3 katlı bir apartman dairesine 11 milyon lira değer biçilmiş ve 116 bin lira vergi çıkıyor.

Mal sahibi isyan ediyor. Bırakın 11 milyonu 5 milyon liraya alıcı varsa eğer hemen vereyim. 

Toplam kira geliri yıllık 100 bin lira olan mülke 116 bin lira vergi.

Daha bunun gibi yüzlerce örnek.

Peki itiraz hakkınız var mı?

Elbette var!

Önce evinizin değerini belirlemek için şirkete gitmek zorundasınız. Emlak ekspertiz şirketi elemanları evinizin değerini biçecek. Bunun için 3 bin lira ile 7 bin lira bir para ödemeniz gerekiyor. Bankalara bu işi 500 liraya yapan şirketler söz konusu vatandaş olunca fiyatın ucunu kaçırmışlar.

Bu raporla evinizin değerinin 5 milyonun üzerinde olmadığını ispat edip, bir dilekçe ile Kadastro Müdürlüğü'ne 15 gün içerisinde itiraz ediyorsunuz. Eğer bu süre içerisinde itiraz etmezseniz bu parayı mutlaka ödemek zorundasınız.

Yani kurtuluşunuz yok! Kısa süre içerisinde sizin ve ailenizin banka hesaplarına e-haciz gelebilir.

Bu arada itirazınızın kabul edilme ihtimali sadece yüzde 1. Çünkü Kadastro Müdürlüğü biz bu değeri biçtik diyor çıkıyor işin içinden.

Burada; zengine geliyor bize ne diye düşünmemek lazım. Çünkü ekonomik kriz her geçen gün büyüyor ve hükümet biraz daha boğuluyor.

Çaresiz kaldıkça elini vatandaşın cebine atmak zorunda kalıyor.

Önümüzdeki günlerde yeni vergiler gelebilir. Sadece köprü ve otoyollar ile şehir hastanelerinin müteahhit ödemeleri korkunç rakamlar tutuyor. 2016'da köprü-otoyol ve şehir hastaneleri için yapılan aktarımların yer aldığı bütçe kaleminde 3 milyar TL'lik bir ödenek varken, bugün 11 aylık 9.3 milyar TL'ye ulaştı. 2020 için ise 18.9 milyar bütçeye ödenek kondu.

Bunları biz ödeyeceğiz!

Kış, her anlamda sert ve zor geçecek.

Sarı zarflara ve yeni yeni cezalara hazır olun.

Bu arada benim evim de arabam da yok diyenlere bir haber vermek istiyorum:

Artık yayalara da trafik cezası kesilmeye başlandı.

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır ©
Yeni Çağ Gazetesi

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel: (0212) 452 40 40
Faks: (0212) 452 40 58