Tür İçi Ayıklama Ve "Homo Politicus"

A+A-
Hulki CEVİZOĞLU

İnsanoğlu yerinde duramayan, tatminsiz ve çoğu zaman da kifayetsiz bir canlı.

*

Ama buna karşın, mutlaka birinci olmak arzusunda!

Yeteneklerine, kültürel sermayesine bakmadan hep en yukarıya çıkmak istiyor, kendisini oraya değer buluyor!

*

Girerken ödünler vermekten, gerekirse birçok koşulu kabul etmekten çekinmeyen, bunlara boyun eğen insan, daha sonra dernek, parti, özel ya da resmi kuruluşlarda hep en yükseğe çıkmak istiyor! (Anadolu deyimini hatırlayalım: "Ayağıma yer edeyim, gör sana neler edeyim!")

*

Asla ikinci, üçüncü olmak istemiyor.

Kendisini sürekli olarak bir "sıralama" içine sokuyor ve o sıranın en üstüne çıkarak diğerlerini yok etmek istiyor.

Bunun da içgüdüsel olduğunun bilincinde  değil ve "demokratik davranış" olduğunu sanıyor.

*

Oysa bu davranış bir "tür içi ayıklama" ve "hemcinsini yok etme" davranışıdır!

*

Bunu bugünlerdeki siyasi gelişmelerde daha net biçimde görüyoruz.

Ortak çalışma, işbirliği içinde olma, yeteneği olana destek verme, kendi alanında yetenek ve bilgisini geliştirme vb. zekâdan yoksun olan insanoğlu ya da "homo politicus" kendi türünü yok etmek için olmadık dalavereler içine giriyor.

Oyun içinde oyun deniyor!

*

"Karşılaştırmalı davranışbilimi"nin kurucularından Konrad Lorenz, insan saldırganlığını ele aldığı "İşte İnsan" kitabında kendi türümüzün "her şeyi yiyen bir pisboğaz" olduğunu söylüyor.

Bunun insanlığı tehdit eden en büyük tehlike olduğunu, kendi türdeşlerini öldürmeyi engelleyen evrimsel mekanizmalarının gelişmediğini ve sözde uygarlaşmış insanın saldırganlık dürtülerini baskılayamadığını vurguluyor.

İnsanın hayvanlardan farklı olarak "kendi türüne yönelttiği saldırganlık", Lorenz'in bilimsel ifadesiyle bir "iç ayıklama", kendi cinsini (hemcinsini) yok etme davranışı.

Fiziksel yok etme (silahlar, bombalar) ve siyasal yok etme ("Mutlaka ben yöneteceğim!") bu anlamda iç içedir.

Eksiklik nesnesi-tatminsizlik!

25 Şubat 2019'da burada, "eksiklik nesnesi" kavramından söz etmiştim.

Ürettiğim bu kavram; insanın kendisini eksik görmesi, tatminsiz olması, sevgi ve şefkatten yoksun bulunması, korunma açlığı çekmesi ve bu eksikliklerini "tamamlama" ihtiyacında bulunmasını anlatmaktadır. Bu bir "tamamlama fantezisidir."

 *

Gündelik yaşamda bireyler ve toplumlar eksikliklerini bir fantezi/hayal ile tamamlama arzu-inanç ve çabası içindedir.

*

"Homo politicuslar" ise hep genel başkan olma, parti kurma, dernek kurma, takım kurma ya da mevcut yapılar içinde hep birinci olarak güç hastalığını sağaltma, "onaylanma açlıklarını giderme" ve toplum tarafından "pişpişlenme" arzusu içindedirler.

*

Toplumlar (kitleler) tarih boyunca bu tuzağa hep düşmüştür ve düşmeye devam edecektir.

  • Yorumlar 4
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır ©
Yeni Çağ Gazetesi

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel: (0212) 452 40 40
Faks: (0212) 452 40 58