​​​​​​​Türkiye - Rusya muhtırasında skandal

A+A-
Orhan UĞUROĞLU

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Başkan Putin arasında 22 Ekim'de Soçi'de "Türkiye ile Rusya Federasyonu arasında mutabakat muhtırası" kabul edildi.

Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov'un Rusça, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun Türkçe okuduğu metinler canlı yayınlandı.

Türk halkı Rusça metinden elbette hiçbir şey anlamadı ama…

Dr. Hulki Cevizoğlu'nun hazırlayıp sunduğu Ceviz Kabuğu programının ilki 26 Ekim Cumartesi gecesi saat 23.00'de Halk TV'de başladı ve çok önemli bir skandalı ortaya çıkardı.

Benim de canlı yayın konuğu olduğum Ceviz Kabuğu'na İYİ Parti Genel Başkan yardımcısı Ahmet Kamil Erozan ile gazeteci yazar İsmail Saymaz konuk oldu.

Saymaz, "Türkiye ile Rusya arasındaki mutabakat muhtırasında Erdoğan'ın ve Putin'in imzaları yok" dedi.

Ve İYİ Parti Genel Başkan yardımcısı Erozan çok önemli bir skandalı şöyle anlattı:

"Lavrov'un Rusça okuması da, Çavuşoğlu'nun Türkçe okuması da simultane tercüme edilmedi."

Hemen sorduk: Neden?

Erozan anlattı:

"Rusça metnin 5. ve 6. maddelerinde KOC diye bir kısaltma var. Bu kısaltmanın açıklaması da bilinçli olarak yazılmamış.

KOC kısaltılmışının Rusça yazılımı şöyledir: Курдскии Oсвобожление Cиљl bu Rusça ifadenin Türkçe karşılığı ise Kürt Kurtuluş Gücü şeklindedir.

Türkçe metinde ise 5. ve 6. Maddelerinde YPG kısaltması yer almaktadır."

İsmail Saymaz canlı yayında kendisine gönderilen Rusça mutabakat muhtırasını Whatsapp ile gönderdi ve Halk TV rejisi de hemen dev ekrana yansıttı.

İşte o metin:

Mutabakat muhtırasının Türkçe'sinin 5. Ve 6. Maddeleri ise şöyle:

5. 23 Ekim 2019, öğlen saat 12.00'den itibaren, Rus askeri polisi ve Suriye sınır muhafızları, Barış Pınarı Harekât alanının dışında kalan Türkiye-Suriye sınırının Suriye tarafına, YPG unsurları ve silahlarının Türkiye-Suriye sınırından itibaren 30 km'nin dışına çıkarılmasını temin etmek üzere girecektir.

Bu işlem 150 saat içinde tamamlanacaktır. Aynı saat itibarıyla, mevcut Barış Pınarı Harekât alanı sınırlarının batısı ve doğusunda 10 km derinlikte Kamışlı şehri hariç Türk-Rus ortak devriyeleri başlayacaktır.

6. Münbiç ve Tel Rıfat'tan bütün YPG unsurları silahlarıyla birlikte çıkarılacaktır.

Türkiye bu mutabakat muhtırasında YPG için "terör örgütü" demiyor okuduğunuz gibi sadece, "YPG unsurları" ifadesini kullanıyor.

Rusya ise Rusça, "KOC" Türkçe, "Kürt Kurtuluş Gücü" diye ifade ediyor.

İşte skandal budur.

Değerli okurlarım,

Ceviz Kabuğu 25 yıldır bir televizyon klasiği olarak Halk TV'deki ilk programında işte bu skandalın ortaya çıkarılmasını sağladı.

Canlı yayında da hemen belirttim.

Bu Türkiye Cumhuriyeti'nin aldatılması, kandırılmasıdır.

Türkiye 35 yıldır PKK terör örgütü ve son 4-5 yıldır Suriye uzantısı PYD'nin silahlı terör örgütü YPG ile mücadele etmekte ve bunların tamamını terör örgütü olarak tanımlamaktadır.

Ancak Türkiye ile Rusya arasındaki Rusça metinde sanki "Filistin Kurtuluş Örgütü" gibi şöyle tanımlanıyor:

"Kürt Kurtuluş Gücü…"

Tekrar yazdım ki belleklerinizde bu skandal tam olarak oluşsun.

Ve canlı yayında sorduğum soruyu burada da tekrarlayayım:

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Davos'ta İsrail Cumhurbaşkanına dediği gibi neden "One minute" demedi?

Erdoğan da Çavuşoğlu da Rusça metni görmeden mi onayladılar?

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Bursa Milletvekili Ahmet Kamil Erdoğan 46 yıl diplomatlık yapan emekli büyükelçi diyor ki;

"Bu metnin İngilizce yazılıp Birleşmiş Milletlere verilmesi gereklidir. Verildi mi açıklanmalıdır.  Verildi ise İngilizce mutabakat muhtırasında YPG terör örgütü nasıl tanımlanmıştır?"

Sözcü davası bugün

Değerli okurlarım,

Sözcü'nün patronu Burak Akbay, Genel Yayın Yönetmeni Metin Yılmaz, yazarlar Emin Çölaşan, Necati Doğru, internet sitesinden Mustafa Çetin, Yücel Arı ve Sözcü muhabirleri Gökmen Ulu ve Yonca Yücekaleli Ağır Ceza Mahkemesi'nde FETÖ'cülükle suçlanıyor ve yargılanıyor.

Bugün bu davanın beraat ile sonuçlanması şarttır.

Çünkü

- Bu davada tanıklık yapan bir tek Allah kulu yok.

- Tek bir somut belge ve bilgi bulunamadı.

Ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın onayı ile yürürlüğe giren Yargı Reformu'nun haber ve fikir ifadesine yönelik özgürlük sağlayan çok önemli hükümleri var.

- Eğer Sözcü ekibi ceza alırsa bilinsin ki karar siyasidir…

- Eğer Sözcü ekibi beraat ederse bilinsin ki yüzde yüz hukukidir, adalet geç de olsa tecelli edecektir.

 

  • Yorumlar 6
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları