Türkiye ve dünyayı sallayacak büyük değişim!

A+A-
Evren Devrim ZELYUT

Türk ekonomisinin yaşadığı sorunları yazdık çizdik. Peki Amerika'da durum nasıl? Bakın size ABD ekonomisi ile ilgili bazı rakamları sunmak isterim:

* Pandemi öncesi yapılan araştırmalarda Amerikalıların yaklaşık % 40′ı bir şey satmadan veya borçlanmadan 400 dolarlık beklenmedik bir faturayı karşılayamayacaklarını söyledi.

* Columbia Üniversitesi araştırmasına göre ABD'de yoksulluk içinde yaşayan insan sayısı Mayıs ayından bu yana 8 milyon kişi arttı.

* St. Louis Federal Rezerv Bankası araştırmasına göre tipik tam zamanlı Amerikalı işçi, enflasyonu ayarladıktan sonra 2019′da haftada 359 dolar kazandı. Bu rakam, kırk yıl önceki 332 dolarlık haftalık ödemeden sadece % 8 daha yüksek.

Görüldüğü gibi bir zamanlar 'Rüyalar Ülkesi' 'İkinci Şanslar Diyarı' olarak anılan ABD'de de işler karışmış gibi. Türk halkı kadar büyük sıkıntıları olmasa da, mevcut Amerikan toplumu 1960'lı yıllardaki refah toplumunu özler hale gelmiş.

Hem ABD hem Türkiye'de hane halklarının refah kaybı bir tesadüf mü? Elbette ki değil… Dünyada ekonomik sistemin adı 'Kapitalizm' ve bu sistem ilk doğduğunda sadece patronların kâr hırsı nedeni ile son derece vahşi bir yön taşıyordu. Yani emekçilere sadece hayatta kalabilecek bir gelir sunarak, yaratılan bütün değeri patrona aktarıyordu. Ancak işçi sınıfının batıda uyanışı, 'Vahşi Kapitalizm'e getirilen alternatif sistemler, kapitalistleri kendilerine getirdi. Özellikle Rusya'nın 1917 Devrimi ile 'Sosyalist Sistem'e geçmesi, patronların kârlarını kendi ülkelerinde işçileri ile paylaşmasını doğurdu. Böylece batı ülkelerinde işçilerin ayaklanarak, sistemi değiştirmelerinin önüne geçilmiş oldu.

Ancak eşitlik, adalet derken 'Tek Parti Diktası' altında yozlaşmalar yaratan, rekabet olmaması nedeni ile üretim süreçlerinde verimsizlik doğuran 'Sovyet Sistemi' batılı rakibi liberal ekonomilerle girdiği yarışı kaybetti. Büyük bir mali çöküntü sonrası 1990 yılına geldiğimizde tarihe karıştı.

İşte küresel hane halkları için başlayan refah kaybı da bu döneme denk geldi. Bunu iki temel gerekçeye bağlayabiliriz:

1.'si Çin ekonomisinin dünyanın üretim üssü olarak ortaya çıkışı batılı firmalara işçi maliyetlerini düşük tutarak büyük kâr artışları sağladı. Üretimin Çin'e kayması batıda hane halklarının gelir kayıplarını da beraberinde getirdi. Sadece iyi eğitimli, yüksek teknoloji içeren mal üretiminde görev alan hane halklarının gelirleri artarken, orta sınıf ve altında ciddi sıkıntılar doğmaya başladı.

2.'si Sosyalist sistemin çöküşü, kapitalizmin alternatifsiz kalışı, patronları 'kârı paylaşma' konusunda daha bencil hale getirdi. Bu da gelir kayıplarının artmasına neden oldu.

Günümüzde toplumun genelinde görülen alım gücü zafiyeti planda olmayan bir şokla birleştiğinde kapitalistleri de sallamaya başladı. Amerika'da 'maaş çekinden maaş çekine yaşayan' milyonlar pandemi ile tamamen çökünce kapitalistler ürünlerini satacak kitlelerin önemli bir bölümünün yok olduğu gerçeğini dehşet içinde fark ettiler.

Önümüzdeki dönemde 'Büyük Sıfırlama' diye konuşulan konuların gündemde daha çok yer tutacağını göreceğiz. Çünkü kapitalist sistemin kar hırsındaki doymak bilmez iştahı 'sermaye sahiplerinin obezliğine' neden olarak onları şişman ama ölü firmaları ile baş başa bırakacak gibidir. Kapitalist sistemdeki bu tıkanıklığın çözülmesi için yönetim kademelerinin değişmesi ve sosyal devlet anlayışını öne çıkartacak yeni siyasetçilere ihtiyaç duyulacaktır.

ABD'de vahşi kapitalizmi savunan Trump'ın tasfiyesi, AKP'nin yaşadığı oy kaybı, bu bakış açısı ile değerlendirilmelidir. Muhalefet partilerinin sosyal devlet anlayışına vurgu yapacakları yeni bir dönem geliyor. Ve bu dönem hem dünyada hem Türkiye'de yönetimleri sallayacak…

 

  • Yorumlar 4
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır ©
Yeni Çağ Gazetesi

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel: (0212) 452 40 40
Faks: (0212) 452 40 58