Türkiye; yalnızlık adası...

A+A-
Tuncay MOLLAVEİSOĞLU

Uzun aradan sonra ilk kez görüşecektik...

 

Çocuklar için bir rüyayı andıran Kartal Belediyesi Masal Müzesi'nin kapısında belirdiğinde kucaklaştık.

 

Ekose kasketini eline aldı... -bir benzerini yıllar öncesinde bana hediye etmişti-

Ensesine doğru uzamış beyaz saçları, biçimli, ince kesim top sakalı ile zayıfça ama dinç görünüyordu.

 

"Hoş geldin Hocam" dedim... AKP'nin medyayı çölleştirdiği yıllar boyunca, özgürlük adaları olarak kurmuş olduğum TV kanallarında başucu kitabımdı...

 

Artı Bir TV ve Kanal Sokak adlı bağımsız televizyonlarda o; ihtiyacımız olduğunda medya bilgeliğinin sayfalarını aralar, bize yol gösterirdi.

 

30 kitabının 28'i araştırma-inceleme, belgesel niteliğindeydi... Ancak kendi ifadesi ile "geç ve genç bir romancı" olarak şimdi iki romanı ile bizim mahallenin dilindeydi.

 

*

 

Prof. Dr. Haluk Şahin, hem medya tarihinin hem de yakın siyasi dönemin en önemli tanıklarından biridir. Benim 1994'te başladığım ve ardından mesleğin her kademesinde görev yaptığım gazetecilik ve televizyonculuk hayatımın da dönüm noktalarından biridir.

 

TELE 1 TV için çektiğimiz programda gündemle birlikte iki romanını da konuştuk; "Babıali'de Cinayet-Gazeteciyi Kim Öldürdü?" ve "Ada"...

 

Haluk Hocam'ın iki romanı da son derece sürükleyici ve edebiyatın tüm incelikleri öykülerin arasına ustaca yerleştirilmiş... Okurlar, dünyaca ünlü yazar Umberto Eco gibi geç yaşta roman yazmaya başlayan; geç, genç ve iyi bir romancıyı alkışlıyor. 

 

*

 

Programda Haluk Şahin "ilk kez" diyerek önemli bir gelişmeyi benimle paylaştı. Olaydan dolayı kendisi de şaşkındı...

 

Almanya'da bir yayınevi "Unutulmuş Bir Suikastın Anatomisi" adlı kitabının Almanca çevirisini yayınlamak için yaklaşık iki yıl önce Haluk Şahin ile irtibat kurmuş... Uzun bir çalışmanın ardından çeviri tamamlanıp kitap basım aşamasına geldiği anda yayınevi kitabı basmaktan vazgeçtiklerini iletmiş!

 

Durumun neden garip ve önemli olduğunu kitabın içeriğini öğrenince anlayacaksınız.

 

Haluk Şahin kitapta diplomatlarımızı şehit eden kanlı terör örgütü Asala'nın ilk dalga eylemini oluşturan, ABD'de 45 yıl önce yapılan saldırının perde arkasına ışık tutuyor. Ermeni katilin iki diplomatımızı neden öldürdüğü, mahkemede neler söylediği, FBI raporları ve 40 yıl gizli tutulan belgelerin aydınlığında anlatılıyor.

 

Prof. Şahin, Hrant Dink'in öldürülmesine uzanan şiddet ve terör olaylarının analizini yapıyor; "1973'te arkadaşım olan Diplomat Bahadır Demir öldürülmeseydi, 2007'de yine yakın arkadaşım olan Hrant Dink de öldürülmeyecekti" diyor...

 

Peki Almanya'da bu kitap neden yayınlanamadı? Yayınevi Haluk Şahin'e "telefonda söyleyemeyiz" gibi bir açıklama ile geçiştirmiş.

 

Kitapta anlatılan Türklerin acıları olunca mı kitap değersizleşti?!

 

Haluk Şahin, katilin "Türkler bizi kesti" şeklinde özetlenecek, ailesinin uğradığını iddia ettiği katliam iddialarını belgeleri ile çürütmek yerine, 1915 olaylarına "soykırım" deseydi aynı sansüre maruz kalmazdı elbette!

 

Hatta kitabına uluslararası bir çok ödül verilirdi eminim!

 

Şahin, "kitabı, yalnızca belgeler ve olgulardan hareket ederek yazdım" diyor. Batı'nın demokrasi ve basın özgürlüğü konusunda, mesele Türklerin hakları, Türkiye'nin gerçekleri olunca nasıl yan çizdiğini de üzülerek belirtiyor...

 

"Unutulmuş Bir Suikastın Anatomisi" adlı, soruşturmacı gazeteciliğin en çarpıcı eserlerinden biri olan kitabı da okumanızı tavsiye ediyorum.

 

Haluk Hocam, 1915 olaylarına "soykırım" demeyenlere baskı uygulayanları "entelektüel terörist" olmakla eleştiriyor. Onlar her yerde, özellikle medyada çok etkinler!

 

*

 

Haluk Şahin son romanına "Ada" adını vermiş... Türkiye'yi de ben, bölgesinde güçlenmesine asla izin verilmeyen, siyasetçileri esir alınan, Kurtuluş Savaşı'nda olduğu gibi tarih sahnesinden silinmesi için uğraş verilen bir yalnız ülke olarak görüyorum...

 

Bir yalnızlık adası... Bu adanın romancılarına, yazarlarına; olguları, gerçekleri namusu gibi savunan gerçek aydınlarına hak ettiği değeri vermesinin zamanıdır...

  • Yorumlar 2
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları