Tutuklayın der mi?

Emekli amiraller, açıklamalarını, sırf asker oldukları ve sırf gece yarısı yayınladıkları için darbecilikle suçlanıyorlar.

Saray ricali "darbe" niyetlerinin hiçbir bir surette olamayacağını biliyor. Anlaşılan maksatları korku salarak "ses" kesmek.

"Ses" kesmek deyince... Tayinle gelmiş İtalya'nın başbakanı Reis Bey'e fütursuzca "diktatör" dedi. Hepimiz bu sözünü o adamın ağzına tıkadık.

Bizde de bu sıfat kullanıldı. CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel'in 18 Aralık 2020'de attığı tivitte "Recep Tayyip Erdoğan, muhalefete '5. kol' diyor. Bunun demokraside yeri yok. / Demokrasiyle geleceksin, 18 yılın sonunda İspanyol diktatör Franko'nun söylemine sığınacaksın. Yazıklar olsun!" diyor arkasından o bilinen sıfatı kullanıyor.

Muhalefeti en iyi takip eden enformasyoncu Prof. Dr. Fahrettin Altun, siyasetçilerin bile kullanmadığı ağır ifadelerle hemen devreye giriyor: "18 yıldır girdiği her seçimde aziz milletimizin şerefli oylarıyla, alnı ak bir biçimde iktidar olan Sayın Cumhurbaşkanımıza 'diktatör' ifadesini yakıştıranlar, ya satılmış bir zihniyetin siyasi bezirgânları ya da dış mihrakların kirli ajandalarını uygulayan siyasi lejyonerlerdir."

Fahrettin Bey "lejyonerler" sözüyle "5. kol"u işaret ediyor.

Fahrettin Bey'in son tivitine baktım. İtalyan densizine hem İtalyanca hem Türkçe vermiş veriştirmiş:

"İtalya'nın atanmış Başbakanı, Türk halkının yüzde 52 oy oranıyla Cumhurbaşkanı olarak seçtiği Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a 'diktatör' diyerek haddini aşmıştır. Diplomaside yeri olmayan bu üslubu şiddetle kınıyoruz. Diktatör arayan Mario Draghi İtalya tarihine baksın."

Enformasyoncumuz hızına alamamış, sonraki tivitinde Reis Bey'e "Erdoğan'ı durduramazsınız!" sloganıyla övgü düzmüş: "Bu millete hizmet yolunda varını yoğunu ortaya koyan, dur durak bilmeden, gece gündüz demeden çalışan bu güzel insanı, liderimizi durduramazsınız!"

Reis Bey'in böyle abartılara ihtiyacı var mı dersiniz? Bütün icraatı halkın gözü önünde, hükmü halk verecektir. Bu tür aşırı övgüler realiteyle bağdaşmaz. Takdir edecek olan hizmetten istifade edendir.

Şimdi "5. kol" ne ola ki, diyeceksiniz. İspanya İç Savaşı'nda General Franko'nun askerleri dört koldan Madrid'e ilerlerken, Madrid içinde de casusları faaliyet yürütüyor. İçeri sokulan bu casuslara "5. kol" deniyor.

Bizde kullanılırken "İçimizdeki casuslar!" demek istiyorlar. Çok ağır bir ifade.

Emekli amirallere tavrın sertleşmesinin bir sebebi de nisan ayında açıklama yapmış olmaları.

Malûm 27 Nisan 2007'de, Yaşar Büyükanıt Genelkurmay Başkanı'yken gece yarısı Genelkurmay Başkanlığı sitesinde Ak Parti Hükûmeti'ne karşı bir muhtıra yayınlamıştı.

Hükûmet geri adım atmadı. Toplandılar, uzun uzun konuştular ve sonunda Hükûmet Sözcüsü Cemil Çiçek, daha sert açıklama yaptı. "Muhtıra"ya karşı "muhtıra" diyebiliriz.

Bu bildiri üstelik 29 Ağustos 2011 gününe kadar Genelkurmay'ın sitesinde kaldı. Bildiriyi yayınlayanlar gözaltına alınmadılar.

Ellerinde silah olmayanlar, kendi bildikleri sahada, Anayasa'nın 26. maddesine uygun fikirlerini açıklayınca, sabahın erken saatinde kapılarına polis dayandı. Madem gözaltını uzattık, hiç olmazsa, tutuklayalım, iyice gözlerini korkutalım, diyeceklerdir.

Saray, inşallah böyle bir yanlışlık yapmaz.

Yazarın Diğer Yazıları