Ufukta Suriye yönetimiyle temas görünüyor

A+A-
Armağan KULOĞLU

Afrin operasyonunda Türkiye'nin öngördüğü hedefe ulaşılmasını sekteye uğratacak çeşitli girişimlerde bulunulmaktadır. Bunların önlenmesi için operasyonun süratle sonuçlandırılması ve Suriye yönetimiyle temasta bulunulması dikkate alınmalıdır.

ABD Dışişleri Bakanı'yla görüşmelerden bir şey çıkmadı

Görüşmelerden somut sonuçlar çıkmamıştır. Komisyonlar kurulması kararlaştırılmıştır. Bu durum, Meclis'te bir konu üzerinde uzlaşma olmadığında işin komisyona havale edilerek sürüncemeye bırakılmasını hatırlatmıştır.

İkili ilişkilerin önemi, stratejik ortaklık gibi konulardan bahsedilse de PYD, silahlar, Menbiç ve Fırat'ın doğusunun geleceği gibi konular açıklamalarda yer almamıştır.

Gerginliğin azaltılmasına yönelik bazı adımların atılmış olması önemli bir gelişme olarak kabul edilse de, ABD'nin bilinen politikasından sapma göstereceğine ilişkin bir durum söz konusu olmamıştır.

ABD'nin farklı söylemlerle kafa karışıklığı yaratmak ve konuyu zamana yayarak soğutmak istediği görülmektedir. Türkiye'nin gözünün içine baka baka oyalamaya çalışmaktadır.

Milis güçlerinin Afrin'e doğru intikali

Afrin'de PYD'nin, Suriye güçlerini Afrin'e davet ettiğine ilişkin bazı haberler çıkmıştır. Türkiye böyle bir girişimin cevapsız kalmayacağını ve sonuçlarının olacağını hem açıktan beyan etmiş, hem de ilgililere iletmiştir.

Hal böyleyken İran Şii Milisleri, üzerlerinde Suriye bayrağı olan araçlardan müteşekkil bir konvoyla güneyden Afrin istikametine doğru ilerlemeye başlamış, ancak TSK atışlarla bunu geri püskürtmüştür.

Türkiye'nin ABD'yle görüşmelerde bulunması ve tansiyonu düşüren bazı sonuçların alınması Rusya'yı rahatsız etmiştir. İran ise Zeytin Dalı Operasyonu'ndan, sebeplerini daha önce açıkladığım üzere, zaten memnun değildir. Rusya'nın kontrolündeki bölgelerde onun haberi ve onayı olmadan hiçbir hareket yapılamaz. Bu nedenle hareket kasıtlıdır.

Bu durum Türkiye'nin oyunu doğru bir şekilde kurması gerektiğini bir kere daha göstermiştir. Harekât uzadıkça buna benzer girişimlerin olabileceği ve değişik siyasi alternatiflerin de ortaya atılabileceği anlaşılmıştır.

Rusya ve ABD, Suriye üzerinde anlaşabilir

ABD, Suriye'nin kuzeyinde bağımsız bir Kürdistan olmasını istemesine rağmen, artık ABD ve Rusya, Suriye'nin toprak bütünlüğü üzerinde mutabık kalmış gibi görünüyor. Ancak her ikisinin de kuzeyde, Irak modelindeki gibi bir Kürt otonom bölgesi oluşturma yönünde fikir birliği içinde olduğu, fakat sorunun bu bölgede kimin etkin olacağı üzerinde düğümlendiği anlaşılıyor.

Bu kapsamda bir Rusya yetkilisinin önümüzdeki dönemde ABD'ye bir Suriye planıyla gideceği konuşuluyor. Önce Afrin'de, Suriye yönetimiyle Kürtlerin birlikte yaşaması, bunun daha sonra doğuda uygulanması üzerinde duruluyor. Ancak son tahlilde bir özerk Kürt bölgesi üzerinde anlaşılabileceği düşünülüyor.

Türkiye oynanan oyundan zararlı çıkmamalı

Türkiye güvenliği için, Suriye kuzeyinde bir terör koridoru oluşmasına engel olacağını güçlü bir şekilde beyan etmiştir.

Afrin operasyonunun bir süre daha devam edeceği beklenmektedir. Operasyonun şekli ve devamındaki tüm harekâtın ne kadar sürebileceği iki hafta önceki yazımda açıklanmıştır.

Olaylar, harekâtın süratle sonuçlandırılması ve Türkiye'nin Rusya ile çok yakın bir istişare içinde olması gerektiğini teyit etmiştir.

İran Şii Milislerinin, Suriye bayrağıyla ve Rusya'nın onayıyla Afrin'e doğru ilerleme teşebbüsü ve Rusya'nın, Türkiye'nin güvenlik çıkarlarının Şam yönetimiyle doğrudan diyalog yoluyla korunabileceğini söylemesi dikkat çekicidir.

Suriye'de siyasi bütünlük olmadan sadece toprak bütünlüğünün sağlanmasının, Türkiye'nin güvenliğini olumsuz etkileyeceği bilinmelidir.

Artık Suriye yönetimiyle doğrudan bir iletişim kurulması kaçınılmaz hale gelmiştir. Bu durum Rusya ve İran'la olan ittifakı da güçlendirecektir. Ülke güvenliği için duygusallıktan arınmalı, bundan imtina edilmemelidir. Daha önce kimlerle görüşüldüğü unutulmamıştır.

Açıklamalar, ufukta böyle bir diyaloğun gerçekleşebileceğini göstermektedir.

  • Yorumlar 4
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları