Ümmet - zalim işbirliği

A+A-
Hulki CEVİZOĞLU

Baskı ve zulme karşı indirilen İslâm dininin mensupları (dini tanımıyla "ümmet") 1.400 yıldır zulme direnemiyor.

Dahası zulmün sahipleri olan zalimlerle "işbirliği" yapıyor:

"Ümmet - zalim işbirliği!"

Ve, "Müslümanın Müslümana düşmanlığı!"

*

Bunu okuyup da cahilce saldırılarda bulunmasın kimse.

Kastettiğim şey, "İslam Ümmetinin Merkezi" olarak görülen ve "İslâm'ın arkhesi" (başlangıç noktası) olan Suudi Arabistan'ın ve çevresindeki "ümmet ülkelerin" emperyalist saldırılara karşı sessiz kalmasıdır.

Bunun çok sayıda nedeni var ama tek tek anlatmaya gerek yok.

Müslümanın Müslümana düşman olmasının en büyük iki nedeninden biri aralarındaki "mezhep kavgaları" ve ikincisi de "Batı'nın çıkarlarına İslam Hanedanlarının -aile yönetimlerinin- hizmet etmesi ve tahtlarını sürdürme kaygısıdır."

*

ABD'nin İran'ın önemli komutanlarından Süleymani'yi füzelerle paramparça etmesinin yankıları sürüyor.

İran sert açıklamalar yapıyor ama bir şey yapması pek mümkün görünmüyor.

Peki görünen ne?

Görünen şey, İran'ın kendi kitlesinin gazını alacak biçimde "sözde bir eylem" yapması ve onurunu kurtardığını ilan etmesidir.

*

Çünkü, bu kadar büyük bir operasyon yapan ABD, eylemin sonuçlarını da önceden ince ince planlayıp onlara karşı da çıkış yollarını tutmuş ve Rusya ile pazarlıklarını bitirmiş olması gerektir.

Geçen Cuma gecesi Halk TV'deki Ceviz Kabuğu'nda söylediğimi tekrar edeyim:

"İslam Dünyası domuz etine karşı gösterdiği hassasiyeti, emperyalizme karşı göstermiyor."

İslam dünyası, domuz eti yememe konusunda gösterdiği dayanışmayı, birbirini destekleme ve Müslümanın Müslümanı öldürmemesi konusunda da göstermesi gerekiyor.

Dünya 5'den büyük ama altı yüz 1'den küçük!

Gelelim Türkiye'ye.

Hepimiz, dünya politika yapıcılarının belirlediği gündemin ardından sele kapılmış kütük gibi sürükleniyoruz.

*

Kendi gündemimize sahip değiliz, kendi sorunlarımızı elimizde tutamıyoruz.

Ne Suriye'de, ne Libya'da, ne de bu son İran olayında irade bizim değil.

Bindik bir alâmete gidiyoruz kıyamete!

*

Şunca ömrümüzde "huzurlu bir ülkede" yaşayamadık.

Freud'un önemli bir eseri var: "Uygarlığın Huzursuzluğu!"

Bizim huzursuzluğumuz ise uygarlıktan kaynaklanmıyor.

Yani, uygarlığın getirdiği değişimlere dayanmıyor.

Bizler ulus olarak, "yönetimlerin kötülüğünden doğan bir huzursuzluk yaşıyoruz."

*

Bireysel karakter gibi ulusların da ulusal karakterleri vardır.

Ortadoğu'da ve Batı'da yönetimler değişiyor ama halkların kaderi değişmiyor.

*

Hani Erdoğan sürekli söylüyordu ya, "Dünya beşten büyüktür" diye.

TBMM de altı yüzün 1'den büyük olduğunu göstermelidir.

 

  • Yorumlar 16
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları