Üniversiteler ve nepotizm - Özcan YENİÇERİ
29 Kasım 2021 Pazartesi
İstanbul Hava durumu İstanbul 12°C
Doviz verileri
  • DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
YAZARLAR
Özcan YENİÇERİ
Özcan YENİÇERİ

Ãœniversiteler ve nepotizm

ozcanyeniceri@gmail.com
+
Aa
-
14 Ağustos 2020 Cuma

Eş, dost ve akraba kayırmacılığı nepotizm kavramıyla ifade edilir. Akraba kayırmacılığı en çok adalet duygusunu, objektifliği ve hakkaniyeti engeller.

Adalet, M.Ö dördüncü yılda "herkese hakkını vermektir" diye tanımlanmıştı. İşte herkese hakkını vermek yerine akrabaya hak etmediğini vermek nepotizmdir.

      "Bal tutan parmağını yalar" halk deyimi baÅŸkalarının hakkını akraba ya da eÅŸe dosta peÅŸkeÅŸ çekmeye gerekçe olamaz.

      Nepotizm, sübjektiflik, adil olmayan davranışın hiç girmemesi gereken kurumlar başında önce üniversiteler sonra da adalet ve güvenlik bürokrasisi gelir.  

Özellikle üniversiteler kayırmacılığın ve haksızlığın hiç olmaması gereken yerlerdir.

      Son zamanlarda üniversiteler rektörlerin eÅŸine, oÄŸluna, yakınına ve akrabalarına özel kadrolar oluÅŸturarak yaptığı atamalarla gündeme gelmektedir.

       Bunun ilginç bir örneÄŸi geçtiÄŸimiz günlerde meydana geldi. Bir üniversitede rektör önce eÅŸini enstitü sekreteri yapmak ister. YoÄŸunlaÅŸan tepkiler üzerine bunu gerçekleÅŸtiremez. Aradan üç yıl geçer aynı rektör bu defa eÅŸini tarif eder gibi kiÅŸiye özel bir ilanla bu defa üniversitenin personel dairesi baÅŸkanlığı kadrosu için eÅŸine ilana çıkarır.

      Durumun ortaya çıkması ve meydana gelen tepkiler dolaysıyla YÖK sözü edilen üniversite rektörünü teamül ve etik ilkelere aykırılık baÄŸlamında görevden alır.

      Ancak sorun ne münferittir ne de bir rektörden ibarettir. Nitekim bu olayın arkasından bir baÅŸka üniversite rektörünün eÅŸini ve oÄŸlunu üniversiteye öğretim görevlisi olarak atadığı haberleri medyaya düştü. Bir baÅŸka üniversitede rektörün üç kızı, bir damadı ve yeÄŸeni üniversiteye öğretim üyesi olarak yerleÅŸtirildiÄŸi ortaya çıktı.

Adı lazım değil bir başka üniversitede "taşeron kadro" listesine giren bin yüz kişi arasında, üniversite üst yöneticilerin eşleri, oğulları, gelinleri, kardeşleri, baldızları, kuzen ve yeğenleri olduğu iddiası medyada yer aldı.

Nepotik atamalardan dolayı ortaya çıkan haksızlığın yanında bir de hak edenlere hakkını verilmediğinden dolayı ortaya çıkan mağduriyetler var.

Üniversitelerde çok yaygın şikâyetlerin başında Doçentlik ya da Profesörlük süresini tamamlayanların şu veya bu zorlama gerekçe gösterilerek mevcut olan kadrolarının verilmemesinden dolayı mağdur edilen sayısız bilim insanı var.

 Bu durumun bilim insanlarının motivasyonunu olumsuz etkilemesi bir yana bir de beyin göçüne sebep olmaktadır. MaÄŸdur edenler yönünden de kul hakkı sorunu meydana getirmektedir.

Bu konuda şikâyetler arşı alayı sarmış durumdadır.

Mahkemelerin kadıya, üniversitelerin de rektörlere mülk olmadığını YÖK, hak gaspı yapanlara hatırlatmalıdır.

 Keyfilik, tarafgirlik, akraba kayırmacılığının hiç olmaması gereken yerlerin başında gelen üniversitelerde göz göre göre yapılan haksızlık toplum vicdanını sızlatmaktadır.

Üniversitelerde hak edenin hakkının verilmemesi sosyal bir olay haline gelmiştir. Malum olduğu üzere bir toplumda bir kişinin karnı ağrıyorsa, karın ağrısı orada bireysel bir sorundur. Ama bir toplumda birçok kişinin karnı aynı anda ağrıyorsa karın ağrısı artık orada sosyal bir sorun haline gelmiş demektir.

İşin bir de bir başka yönü var. Bir üniversitede aynı odada oturduğumuz bir arkadaşın profesörlük kadrosu üç ay verilmemişti. Arkadaş bu duruma inanılmaz tepki göstermiş, adeta kıyameti koparmıştı. Sonra kendisi rektör oldu. Bir başka arkadaşın profesörlük kadrosunu görevde kaldığı altı sene süresinde vermedi. O görevden ayrıldıktan sonra arkadaş ancak profesör kadrosuna atanabildi.

 Bu durum ÅŸu ilkeyi öğretti: Ä°nsanlar çoÄŸu kez haksızlıklara, yolsuzluklar ve yanlışlara kötü ya da ahlaki bulmadıkları için karşı çıkmazlar. Kendileri yapamadıkları için karşı çıkarlar.

 Bu nedenle YÖK, yakın kayırmacılığı sorununun yanında hak edilen profesörlük kadrolarını keyfi olarak ilan etmeme konusuna da bir an önce çözüm getirmelidir.     

 

DİĞER YAZILARI
TÜM YAZILARI
DİĞER YAZARLAR
Gerileme dönemine girdik
Gerileme dönemine girdik
Ahmet GÜRSOY
Gerileme dönemine girdik
Sıkıştın mı ver korkuyu!
Sıkıştın mı ver korkuyu!
Arslan BULUT
Sıkıştın mı ver korkuyu!
'Atatürk' trendi!
'Atatürk' trendi!
Arslan TEKİN
'Atatürk' trendi!
Kapıdaki ölüm ve pervasızlık!..
Kapıdaki ölüm ve pervasızlık!..
Mehmet FARAÇ
Kapıdaki ölüm ve pervasızlık!..
Operasyon çok sonuç yok
Operasyon çok sonuç yok
Murat AĞIREL
Operasyon çok sonuç yok
Asgari ücret zam oranı erken seçim ölçüsü olur
Asgari ücret zam oranı erken seçim ölçüsü olur
Orhan UĞUROĞLU
Asgari ücret zam oranı erken seçim ölçüsü olur
Büyük kriz kimlere yaradı?
Büyük kriz kimlere yaradı?
Remzi ÖZDEMİR
Büyük kriz kimlere yaradı?
Gömelim gel sizi tarihe desek, sığmazsınız!
Gömelim gel sizi tarihe desek, sığmazsınız!
Servet AVCI
Gömelim gel sizi tarihe desek, sığmazsınız!
Türk halkını köleleştirme planı!
Türk halkını köleleştirme planı!
Evren Devrim ZELYUT
Türk halkını köleleştirme planı!