Üniversitelerde partizanlık... - Esfender KORKMAZ
9 Aralık 2021 Perşembe
İstanbul Hava durumu İstanbul 12°C
Doviz verileri
  • DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
YAZARLAR
Esfender KORKMAZ
Esfender KORKMAZ

Üniversitelerde partizanlık...

esfender@esfenderkorkmaz.com
+
Aa
-
24 Eylül 2020 Perşembe

Dünkü gazetelerde, mezuniyet notu ve Ales'i diÄŸer adaylardan düşük olmasına raÄŸmen ilahiyat mezunu oÄŸlunu doktoraya alan dekan, eksik eÄŸitimine karşı on bin dolar bağış yapana diploma veren üniversite, 379 bin liralık makam aracı alan rektör gibi haberler vardı. Aslında bu tür olaylar her devirde vardı ve fakat  rektörleri CumhurbaÅŸkanı doÄŸrudan doÄŸruya atamaya baÅŸladıktan sonra  tırmandı.

Artık Üniversitelerin tek hedefi; kadrolaşmadır. Nasıl ki devlet parti devleti olduysa, üniversiteler için de hedef parti üniversiteleri oluşturmaktır.

Gelişmiş demokratik ülkelerde rektörler mutlaka bir seçim süercinden geçiyorlar. Adayları ya öğretim üyeleri doğrudan doğruya seçiyor, ya da yine öğretim üyelerinin seçtiği aday tespit komisyonları ve/veya senatolar tarafından seçiliyorlar. İskoçya'da rektör doğrudan öğrenciler tarafından seçiliyor. Seçilen bu adaylar bazı ülkelerde doğrudan rektörlüğe başlıyor, bazılarında ise seçildikten sonra ayrıca atanıyor.

Türkiye'de 1980 darbesinden önce öğretim üyeleri doÄŸrudan seçim yapardı. Atama yoktu. 1980 darbesi rektörlük iÅŸini zıvanadan çıkardı. 

Darbe sonrası ilk yıllarda Yüksek Öğretim Kurulu'nun önereceği ve yüksek öğretimden sonra en az on beş yıl başarılı hizmet vermiş tercihan devlet hizmetinde bulunmuş ikisi üniversitelerde görevli profesörlerden olmak üzere dört kişi arasından Cumhurbaşkanınca beş yıl için atanmaktaydı. Sonra 1992 de demokratikleşme hedefli olarak adayları öğretim üyelerinin doğrudan seçmesi için kanun teklifi verildi. Ama o zaman doğramacı YÖK'ü yine işin içine soktu.

Bu gün Cumhurbaşkanı üç yıllık profesörlerden doğrudan atama yapıyor.

Seçim yapıldığı dönemlerde de saÄŸ-sol  sorunları olurdu. Ancak özerklik öğretim üyelerine ve rektörlere vicdani sorumluluk yüklerdi. Dahası öğretim üyeleri seçim yoluyla rektörleri denetlerlerdi. Rektörler de sorunları senatolarda , yönetim kurullarında tartışırdı. Bu gün Öğretim üyelerinin dışlandığı bir atama sistemi var ve  rektörlerin tek hedefi de  artık iktidar partisini mutlu etmektir.

Üniversitelerin partizanlaşması, hem öğretim üyelerinin kalitesinin düşmesine, hem de eğitim ve araştırmanın, kalite ve kantite olarak düşmesine neden oldu. Bu sonucu çeşitli uluslar arası kurumların sıralaması da gösteriyor.

Rektörler bağımlı olunca, iktidara uzak olan, bağımsız ve tarafsız kalmak isteyen öğretim üyeleri, bezdirme / yıldırma yoluyla akademik  hayattan uzaklaÅŸtırılıyor  yada bir vakıf Ãœniversitesine gitmek zorunda kalıyorlar. Bu ÅŸartlarda yarınından emin olamayan öğretim üyelerinin doÄŸal olarak verimi düşüyor. Bu da topluma maliyet olarak yansıyor. Toplumun finanse ettiÄŸi bir beÅŸeri sermaye atıl kalmış oluyor.

Kaldı ki idari özgürlük olmayınca akademik özgürlük te zaten kalmıyor. Akademisyenler eğitim ve araştırma faaliyetlerinde taraflı olmak zorunda kalıyorlar. Ayrıca üniversitelerdeki dersleri YÖK'ün belirlemesi, Üniversitelerin ihtisaslaşması önünde bilim tarihinde görülmemiş bir köstektir.

Demokrat Parti iktidarında 21 Temmuz 1953 yılında Profesörlerin politika ile uğraşmalarını yasaklayan kanun kabul edilmişti. Bu günkü partizanlık sisteminde ise tek partiye mensubiyet serbest, muhalefete mensubiyet fiili anlamda yasak demektir.

DİĞER YAZILARI
TÜM YAZILARI
DİĞER YAZARLAR
Katar Emiri gibi Bill Gates de özbeöz kardeşimiz mi?
Katar Emiri gibi Bill Gates de özbeöz kardeşimiz mi?
Arslan BULUT
Katar Emiri gibi Bill Gates de özbeöz kardeşimiz mi?
Aziz Sancar 'Türk'ü kazandırdı!
Aziz Sancar 'Türk'ü kazandırdı!
Arslan TEKİN
Aziz Sancar 'Türk'ü kazandırdı!
TL cep yakıyor
TL cep yakıyor
Esfender KORKMAZ
TL cep yakıyor
Düşman boş durmuyor biz birbirimizi yiyoruz!
Düşman boş durmuyor biz birbirimizi yiyoruz!
Hüseyin Macit YUSUF
Düşman boş durmuyor biz birbirimizi yiyoruz!
''70 milyar dolar rantı vatandaş ödeyecek''
''70 milyar dolar rantı vatandaş ödeyecek''
Orhan UĞUROĞLU
''70 milyar dolar rantı vatandaş ödeyecek''
Ozan yapınca suç İbo yapınca ödül
Ozan yapınca suç İbo yapınca ödül
Selcan TAŞÇI
Ozan yapınca suç İbo yapınca ödül
İstifa hakkına veda ederken!
İstifa hakkına veda ederken!
Servet AVCI
İstifa hakkına veda ederken!
Yesevî kültünün Yunus Emre'de görünümü
Yesevî kültünün Yunus Emre'de görünümü
Mehmet YARDIMCI
Yesevî kültünün Yunus Emre'de görünümü
Melih Gökçek itirafçı olmaya mı hazırlanıyor?
Melih Gökçek itirafçı olmaya mı hazırlanıyor?
Yavuz Selim DEMİRAĞ
Melih Gökçek itirafçı olmaya mı hazırlanıyor?