​​​​​​​Üzerine titrediklerimiz Üzerine titredikleriniz

A+A-
Selcan TAŞÇI HAMŞİOĞLU

Covid-19 salgını dolayısıyla "uzaktan eğitim"e geçen Milli Eğitim Bakanlığı'nın, 10-13 yaş grubundaki çocuklara, ders aralarında -Herhangi bir kanal için yayınlanan bir film, dizi yahut belgesel sahnesi olsa RTÜK'ün çok büyük ihtimalle "13+", "Olumsuz Örnek Oluşturabilecek Davranışlar" ve "Şiddet/Korku" uyarılarıyla sunacağı- "Adnan Menderes nasıl idam edildi?" animasyonu izlettiği ortaya çıkınca, bütün sorumluluğu "kendilerine güvenerek denetleme ihtiyacı duymadığı ekibi"nin üzerine yıkan ve söz konusu görüntüleri kendisinin de "onaylamadığını ve çocuklara uygun bulmadığını" belirten eğitimci Bakan Ziya Selçuk dedi ki;

"Bir haftada üç yeni kanal kurup içeriklerini hazırlamak için ben ve ekibim büyük bir gayretle çalıştık. Dersleri merkez alarak yüzlerce çekimin tamamını kontrol ettik… Gözden kaçırdığım birkaç dakikalık bir görüntünün üzerine titrediğim sisteme verdiği zararı konuşuyor olmanın ne kadar rahatsız edici olduğunu anlatamam."

***

Buradaki mesele sadece, ortaokul öğrencilerine "etkinlik" diye, ülkenin eski Başbakanı'nın "kaleminin kırılması", boynuna yağlı urgan geçirilmesi, celladın sandalyesini tekmelemesi ve artık ölmüş yahut can çekişmekte olan eski Başbakanın boşlukta sallanan ayaklarının izlettirilmiş olması değil ki…

Mesele sadece, "idamı izlettirilen" kişinin Adnan Menderes olması ve İktidar "Menderes hamaseti"yle bağlı ideolojik, politik rahatsızlıklar-kaygılar değil ki…

Mesele sadece, bu yayının yol açabileceği eğitsel arızalar değil ki…

Sair zamanda, evet, bunların her biri, ayrı ayrı birer mesele ama bugünkü itirazın önceliği, hiç ama hiç anlamıyor yahut umursamıyor oluşunuz öğrencilerin psikolojisini; hiç dikkate almıyor oluşunuz ilgilerini, heveslerini, eğilimlerini; hiç kafa yormuyor oluşunuz -hayatlarının hemen her alanında zaten her şeyden çok "ölüm"ün anıldığı/anlatıldığı şu dönemde- nasıl ruh ve beden sağlıklarını koruyarak, ümit var atlatabileceklerine bu süreci…

***

Misal…

Etrafta dini çağrıştıran herhangi bir unsur görünce "Eyvah İran mı oluyoruz" telaşına kapılan "laikçi teyze(!)" ağzıyla değil, akıl, mantık ve vicdanın emrince soruyorum: Hali hazırda, öğrenimi "eba" yardımıyla tamamlamaya çalışan 15 milyondan fazla öğrenciden yüzde kaçı, olağan şartlarda, teneffüslerde "ilahi" yahut "fasıl" dinleyerek boşaltmayı tercih eder kafasını? Yaşadıkları çağ, "ev hapsi" de dahil zaten bir sürü tahammülü zor "mecburiyet" yüklemişken bu çocuklara, ne gerek var bir de böyle bir dayatmaya?

Gün, fırsat bu fırsat deyip, zihniyet mühendisliğine soyunma günü mü? Beyinlerini, kendi istediğiniz kıvama getirene kadar yoğurma günü mü?

***

"eba-lise"de, ilahi…

"eba-ortaokul"da, Menderes'in idam çizgi filmi…

"eba-ilkokul"da, bol kılıçlı, hançerli, kafa kesmeli, suikast düzenlemeli ve bildiğin propagandist seslendirmeli "Hasan Sabbah, Selahattin Eyyubi'yi nasıl öldürtemedi" çizgi filmi…

Koca koca, kerli ferli adamlar, iktidarınızın ilk gününden 17-25 Aralık operasyonlarıyla ailelerinizin hedef alındığı güne kadar -onca yazıp çizmemize, anlatmamıza, haykırmamıza, uyarmamıza rağmen- anlamadığınız "haşhaşiliği" anlatarak "subliminal mesaj" peşinde koştuğunuz grubun yaş ortalaması 5,5-9!

Sırada ne var?

Şeyh Sait'in idamı mı? İskilipli Atıf'ın mı?

Yahut…

Boğaz köprüsü üzerinde asker kafası koparma illüstrasyonları mı?

***

Durun artık!

***

İYİ Parti'li Yavuz Ağıralioğlu'nun TBMM Genel Kurulu'ndan, bambaşka bir konuda/niyetle ama buraya da cuk oturan bir haykırışı vardı:

"Devleti bu kadar merhametsiz görmekten bıktık artık!"

***

Özrü kabahatinden büyük misali…

Hâlâ, "birkaç dakikalık görüntünün üzerine titrediğiniz sisteme verdiği zarar"dan söz ediyorsunuz; ya bizim "üzerine titrediğimiz" çocuklarımız?

Hiç kusura bakmayın da, mevzu bahis "üzerine titrediğimiz çocuklarımız"ken, "üzerine titrediğiniz sistem"i düşünemeyeceğiz!

SORU-YORUM

Cezaevi kapasitelerinin dolup taştığı bir "hukuk devleti"nde başvurulması gereken ilk düzenleme hükümlülere yani "suçu sabit görülerek ceza almış" kişilere dönük "af" gibi bir "infaz indirimi" midir? Yoksa, -kaçma, delil karartma gibi bir şüphesi de bulunmadığı halde 'başka saiklerle' hapsedilmiş- henüz haklarında, "suçlu" olup olmadıklarına dair hüküm bulunmayan tutukluların tahliyesi midir? Paket hazırlanırken kullanılan ölçü "siyaset" midir "adalet" midir?

 

dfs-004-001-011.jpg

  • Yorumlar 9
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları