Vefatının 50. yıldönümünde Prof. Dr. Mümtaz Turhan

A+A-
Ahmet SEVGİ

"Gençliğinizde okuyup etkilendiğiniz 10 yazar ismi sayar mısınız?" deseniz ilk anda şu isimleri sıralayabilirim: Mehmet Kaplan, Cemil Meriç, Necip Fazıl, Mehmet Akif, Remzi Oğuz Arık, Yahya Kemâl, Mümtaz Turhan, Nurettin Topçu, Nihad Sami Banarlı ve Mehmet Çınarlı…

Bunlardan bazılarını gazete ve dergilerdeki yazılarından tanıdım, bazılarını da kitaplarından. Kitaplarını okuyup etkilendiğim yazarlardan biri de Mümtaz Turhan'dı. (1908 - 1 Ocak 1969) Vefatının 50. Yıldönümünde, belki ruhuna bir "fâtiha" okunmasına vesile oluruz düşüncesiyle bugünkü yazımızı bu değerli fikir adamımıza ayırmak istedik.

Kitaplığımda Mümtaz Turhan'ın 4 kitabı var:

1-Kültür Değişmeleri, MEB Yayınları, İst. 1969.

2-Maarifimizin Ana Dâvaları ve Bazı Hal Çareleri, Bedir Yayınevi, İst. 1964.

3-Garplılaşmanın Neresindeyiz?, Yağmur Yayınevi, İst. 1967.

4-Üniversite Problemi, Yağmur Yayınevi, İst. 1967.

Bu dört kitabın dördünü de lise yıllarımda alıp okumuşum. Mümtaz Turhan'ın beni en çok etkileyen "Garplılaşmanın Neresindeyiz?" adlı kitabı oldu. 14 Mayıs 1974'te aldığım bu kitabı, önemli gördüğüm satırların altını çizerek, yabancı kelimelerin sözlükten anlamlarını bulup altlarına yazarak okumuşum.

"Osmanlı Medeniyeti Neden Durakladı?", "Garplılaşamayışımızın Sebepleri", "Garplılaşmanın Mânâsı", "Garplılaşma Hareketi ve Maarifimiz" gibi ana başlıklardan oluşan bu kitabın özünü "batılılaşma maceramız" oluşturur.

Bu yolda neler yapmamışız ki… 1699 Karlofça muahedesi, Nedim'in "Gülelim, oynayalım, kâm alalım dünyadan" mısraında ifadesini bulan zevk ü sefahate dalışımız (Lale Devri), I. Mahmut ve III. Selim'in ıslahatları, kendi ordumuzu kendi elimizle topa tutmamız (vak'a-i hayriye), Tanzimat, 1856 Islahat Fermanı, I. ve II. Meşrutiyet, Avrupa Birliği sevdamız, AB bekleme salonuna kabul edilince zil takıp oynamamız (10 Aralık 1999), 2004'te Avrupa Birliği ile müzakerelerin başlaması üzerine Başbakan R. Tayyip Erdoğan'ı Ankara'ya gelişinde "Avrupa fatihi" olarak karşılamamız, Avrupa Birliği Bakanlığı kurmamız… Bütün bunlar batılılaşma (garplılaşma) hayalimizin tezahürleridir. Fakat takriben 250-300 yıldır hayalini kurduğumuz, uğruna kılıktan kılığa girdiğimiz batılılaşmayı bir türlü gerçekleştiremedik.

Niçin acaba?..

Mümtaz Turhan "Garplılaşmanın Neresindeyiz?" adlı eserinde bu sorunun cevabını şöyle vermektedir:

"Aradan 150-200 sene geçmiş olmasına ve daimî bir Garplılaşma arzusuna rağmen neden bu davada muvaffak olamadık? Bu kadar değiştiğimiz halde niçin Garplılaşamadık? (…) [Biz insanımıza] ilim zihniyetini aşılamadan sadece fabrikalar, geniş caddeler açmak, parklar, barajlar, limanlar yaptırmak, lüks otomobiller, ziraat âletleri, radyolar, buzdolapları vs. almak ve batılı kanunlar, nizamlar vazetmek suretiyle Garplılaşacağımızı zannetmişiz. (…) Sistem ve müesseselerin iktibası gayet kolay görünmesine rağmen tıpkı hazır eşyanın ithali gibi, bir cemiyeti Garplılaştıramayıp bilâkis cemiyette içtimâî inhilâl (çözülme), ahlâk ve kültür buhranları doğurmak suretiyle ilerlemesine mâni oluyor."

Keşke Millî Eğitim Bakanlığı Mümtaz Turhan'ın bu eserinin özetini çıkartarak bütün orta ve yükseköğretim talebelerine ulaştırsa. Belki çocuklarının yahut torunlarının elinde gören siyasetçilerimiz de okur.

Bu vesile ile vefatının 50. yıldönümünde Mümtaz Turhan'ı rahmetle anıyoruz. Mekânı cennet olsun…

***

ACZİMİN GİRYESİ: RAMAZAN AYI

Ramazan; rahmet denizinin dalga dalga coştuğu ay,

Müminlerin akın akın Cenab-ı Hakk'a koştuğu ay.

(Li-müellifihî)

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları