Yabancıya yabancıyız !

A+A-
Ömer SÖZTUTAN

Türkiye, futbolda yabancı sayısını 5 ile sınırlandırmalıdır. Çünkü burası, kendi şartları olan "özel" bir ülke ve biz yabancı oyuncu transferini yapamıyoruz.

• Yabancı sayısının artırılmasını isteyenler Karius, Larin, Slimani, Frey, Ayew, Diagne gibi "enkazlara" döktükleri paranın hesabını versin önce.

• Yabancı sayımız 5'le sınırlı olsaydı, bir sürü kırık dökük yabancı yerine ince eler sık dokur; Hagi, Alex, Okocha, Sow, Johnsen gibi kalitelileri alırdık.

• Yabancı konusunda özel şartlar koyan nice ülkeler var; milli olma sayısı, yaşı, "yabancı kaleciye yasak" vs. Biz de ülkenin şartlarına uygun kısıtlamalar koyabiliriz.

• UEFA'ya üye 53 ülke içinde yabancı futbolcu ve teknik adamla en fazla uyuşmazlık dosyası bulunan ülkeyiz. Hangi yüzle fazla yabancı istiyoruz?

• "Yabancı sınırsız olursa Avrupa'da başarımız artar" ihtimali kesin değil ama bugünkünden daha çok paranın yabancıya gideceği kesin. Üstelik biz 2 yabancı ile başlamıştık ve yabancı sayısı artıkça Avrupa'da başarılarımız artmadı.

• 'Artı' diyerek kulübeye veya tribüne transfere karar verenlerden hesap sorulmalıdır. Ne kadar yabancıya izin veriliyorsa tamamı oynayabilmelidir.

•"Yabancı kısıtlanırsa yerli oyuncunun fiyatı artar" görüşü çok doğru değil; çünkü yerli oyunun fiyatı nispi olarak artsa bile, büyük kulüpler büyük para vermek yerine kendi oyuncusunu yetiştirme yoluna gidecek. Bu da futbola yeni yerli yıldızlar kazandıracak.

• Bunca para ve imkâna rağmen futbolcu yetiştirmeyip, haldır haldır Almanya'nın, Hollanda'nın bulup çıkardığı Türk çocuklarını koparıp getirmek, kolaycılıktır.

• Son söz: Tarihin en büyük kulüp başarısını 4 yabancı ile elde ettik.

Trabzonspor seyircisi

Trabzonspor en büyük problemine çözüm buldu galiba…

-Hayır, asla altyapıdan gelen oyuncuların büyük arenaya uyumu değil.

-Büyük takımda henüz kalite ve kalibresini ispatlamamış hocası da değil…

-Duruşu ile, yorumu ile, ılımlı yaklaşımı ve takımın hakkını savunmasıyla başkanı da değil…

Eskisi gibi puan sildiren, seyircisiz oynatan, sahaya taş atan, ağzına gelene küfür eden seyircisi…

Kaliteli oyuncuları ve teknik adamları Trabzon'dan kaçırtan hırçın taraftarın yerini, olgun bir seyirci topluluğu almış bu sezon…

Üstte yazdıklarımın hepsinde bu duruşun payı var tabii !..

SÖZ DER Kİ;

"-Haksızlığa ses çıkarmayan, hakkından önemli bir şeyini kaybetmiş olur..."

Bir Hatıra

Barcelona'nın Katalan yıldızı Gerard Pique, katıldığı bir TV programında eski takım arkadaşı Zlatan Ibrahimovic'le olan hatıralarını anlatmış.

Hoşuma gitti, paylaşayım;

"-Dünyada parayı Zlatan'dan daha çok seven kimse yoktur... Her zaman para peşindedir. Bir gün gelip bana 'Para önemli değildir' dedi. Çok şaşırdım, sonra hemen ardından 'Para en önemli olan şeydir' dedi..."

Ersun Yanal...

Futbol sonuç yeridir, kazanırsan mesele yok.

Ersun Yanal net olarak bilmeli ki, kazanmak onun için oksijen gibi bir şey…

Kazandıkça orada yaşayabilir.

Hangi maç olursa olsun, kaybettiği gün tartışılır.

Çünkü taraftar kredisi ile geldiği yetmiyormuş gibi, kolay kolay cesaret edilemeyecek değişimin de altına girdi.

Yola çıkmış aracın şoförünü değiştirdi, seyir halinde iken lastik değiştirdi, arabanın orasını burasını kurcaladı.

Bunun elbet doğal sonuçları olacaktır.

Ya hedefe ulaşmayı başarır, kahraman olur.

Veya yolda kalır, silinir gider.

...gündemin kırıntıları...

Kendisini Fenerbahçeli yönetici olarak tanıtarak bağış dolandırıcılığı yapan zanlı tutuklanmış...

Bu herhalde en masum "Fenerbahçe istismarıdır..."

***

Yabancı futbolcu transferine sınırlandırma getirilmesin...

Yabancı futbolcu transfer haberine sınırlandırma getirilsin...

***

Fikret Orman anlatıyor: "Malezya'da taksiye bindim, 'Türkiye' dedim. Adam hemen 'Beşiktaş' dedi...

Mali durumdan da haberdar olup, para almamıştır sanırım...

Krampon...

BİNALİ Yıldırım - Ekrem İmamoğlu kapışması; Beşiktaş - D. Kiev maçının son dakika karambolünü sandık sayısı ile geride bıraktı...

***

KENDİNİ köprüden atarak canına kıymak isteyen bir vatandaş, liglerin başladığı hatırlatılarak intihardan vazgeçirildi.

***

İKİTELLİ'deki evinde yangın çıkan Adebayor, gelen itfaiye ekibinde takım arkadaşlarını görünce şaşkınlığını gizleyemedi...

***

YÜKSEK Seçim Kurulu karar veremiyor; "Mühürsüz olanları mı iptal etsek, zarfı yalanmayan oyları mı?.."

Aşk...

"-İtiraf edilmediği evrede aşkın verdiği haz bir başkayken,

itiraf yani bir anlamda kavuşma süresi ne kadar uzarsa aşk,

O hazdan sıyrılıp başka bir şekle dönüşüp zehir olmaya başlayacaktır...

Kavuşamayan, eşsiz kalan aşk çok saftır, çok güzeldir bu anlamda...

Ama asla aşk olarak tamamlanamaz...

Çünkü aşk diye adlandırılan hisler, mutlaka aynı anda iki ruhu da ele geçirdiğinde gerçek döngüsünü tamamlayabilir...

Aksi, acıdır, büyük bir acı..."

(...Stefan Zweig)

Ana Kumanda

(...A SPOR / G.Saray-Malatya)

FATİH TERİM: Böyle büyük kulüpler, küçülerek büyüyemez. O yüzden formül bulmalısınız.

MUHABİR: Büyük ölçüde mi paraya ihtiyaç var?

FATİH TERİM: Belki para her şey değil, ama ekonomik güç her şey...

Yıldız Abla Günlüğü

-Birine arkamı dönmem çok zor ama başarabilirsem bir daha kafamı çevirmem.

-Çok güzel gülen insanlar var, içleri paramparça...

-Kırıldığını belli etmeyen insanlar vardır; sizi kaybetmemek için susarlar, aptal oldukları için değil.

-Onlara hakkettiği gibi değil de, alışık oldukları gibi davranın.

-Farklıydın ama öyle kalmasını bilemedin.

-Sanki tüm hayatım boyunca, yanlış melodiyle dans etmiş gibiyim...

-Boşver ya, önemli değil zaten" dediğimiz ne varsa asfalttan gökyüzüne kadar önemliydi.

-Bilmek acıtıyor bazen, öğrenmesem daha iyiydi diyorsun...

-Allah bugün yanınızda durmayanı, yarın karşınıza çıkarmasın...

-Gördüğüm şeyi aklım, bildiğim şeyi içim almıyor..

-Bütün sorunları tek başına aştıktan sonra etrafında beliren o kalabalık çok anlamsız.

-Ah benim dağ gibi durup, dal gibi kırılan kalbim...

TERS AÇI

"-Krediye uygun pırasa !.."

ters.aci-002.jpg

Yazarın Diğer Yazıları