50 yıllık buluşmanın sırları...

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

50 yıl sonra gerçekleşen buluşmanın öyküsü ve fotoğrafları sosyal medyada en fazla izlenen haber oldu. CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve "Koçero" arasındaki tarihî diyaloğu yazmaya söz vermiştim. Ajanslar, değerli meslektaşlarım "Atlatma" yaptığım ile ilgili sitemlerini iletirken fotoğraf ve ayrıntıları sosyal medyadan paylaşmadığım için kırgınlıklarını ifade ettiler. Tanıyanlar bilir. Atlatma "Özel haber" gibi iddialarım hiç olmadı. Yıllar boyu Silivri duruşmaları esnasında tanık olduklarımı o yıllarda o haberleri yayınlama cesareti olan dostlarımla hep paylaştım. Başta Emin Çölaşan ve Saygı Öztürk'e bu konuda teşekkür ederim. Bu arada kaynak dahi belirtmeyenler konusuna girmek istemiyorum. Sonuçta "Rekabet" asıl bizim mesleğimiz için geçerlidir. Kimilerinin "Savcı" cübbesi giydiği günlerde, "Avukatlığı" tercih edenleri de siyasi tarihimiz sayfalarına yazıverdi. O dönem yaşadıklarımı gazetemizde "Dizi yazılar" ve kitaplara aktarma projelerimizin şimdilik sonu yok. Sözümüz baki. Günün birinde yazacağız...

***

Gelelim yarım asırlık buluşmaya: Ankara İktisadi Ticari Bilimler Akademisi öğrencisi Kemal Kılıçdaroğlu'nun o dönemde, eski deyim ile "karşıt görüşlü öğrenciler tarafından kaçırılması hadisesi" siyasal tarihimizin dönüm noktalarından birisidir. Sayın Kılıçdaroğlu'nun mafya liderleri tarafından tehdit edilmesi üzerine merhum Alparslan Türkeş'in eşi ve ailesi tarafından verilen destek, Türk Demokrasi tarihine geçmiştir. Bundan önce Sayın Kılıçdaroğlu'nun, MHP'den demokrasi mücadelesi sonrası kurulan İYİ Parti'nin seçimlere katılabilmesi için 15 milletvekili görevlendirmesi, ülkemize nefes aldırmıştı. "Sağ ile sol" arasındaki derin uçurumu ortadan kaldıranlara memleket adına borcumuz var. Bu borcumuzu yerine getirmek için "50 yıllık sır"ı paylaşma niyetimiz gazetecilik değil insani görevimizdi.

Kemal Kılıçdaroğlu, 50 yıl önce öğrenci eylemleri esnasında kendisini kaçıran "Koçero"yu öylesine anlamlı karşıladı ki 35 yılı geride bırakan gazeteci olarak şaşırdım...

"O günleri, o koşullarda değerlendirmek lazım... Kaldı ki sağcılık-solculuk kavramı 18'inci yüzyıla aittir. Bunu defalarca ifade ettiğim için çok eleştirilsem de, her fırsat da 21'inci yüzyılda yaşadığımızı hatırlatmak zorunda kalıyorum. Bugün sorumluluğum CHP Genel Başkanlığı... Kurucu ilkelerimiz 6 ok. Milliyetçiliği başka kuruluşların tekeline bırakamayız. Biz Atatürk'ün ilkelerinin takipçisiyiz. 'Cumhuriyetçiyiz, Milliyetçiyiz, Halkçıyız, Devletçiyiz, Laik ve Devrimciyiz...' Bunlardan asla taviz vermeyiz. 50 yıl sonra bir araya geldiğimiz Koçero ile; Muammer Sözügüzel ile bu ilkelerden ayrılığımız söz konusu olamaz. Biz bu toprakların çocuğuyuz. Ben Tuncelili o da Kırşehirli... Bu coğrafyada, Anadolu'da 13'üncü yüzyılda 'Anadolu Aydınlanması'nın gerçekleştiği topraklarda ortak kültür ile yetiştik. Hoca Ahmet Yesevi'nin, Horasan Erenlerinin, Hacı Bektaş-ı Veli, Ahi Evran, Yunus Emre'nin öğretileri ile Selçuklu ve Osmanlı'dan sonra Türkiye Cumhuriyetini aynı ilkeler ile kurduk. 13'üncü yüzyılın Anadolu aydınlanmasının bugün gerisinde bulunmamızdan müthiş ızdırap duyuyoruz. 70'li, 80'li yılların idealist gençlerini emperyalistler birbirine düşürmeye kalkıştıysa da o oyuna prim vermeyeceğiz. Ortak ideallerimizde bir araya geleceğiz. Koçero'nun 'Memleket kadar büyük yumruğu' ile bugün birleşip, emperyalizme mücadelede aynı yolda yürüyeceğiz. Adalet Yürüyüşümüz bunun göstergesiydi."

Sayın Kılıçdaroğlu'nun tarih ve sosyoloji üzerine çalışmalarını çoğunluk bilmiyor. O'nun, merhum Cumhurbaşkanı vekili İhsan Sabri Çağlayangil'in "Doğu Raporu" üzerine çalışmaları, özel röportajlarını çoğunluk bilmez.

Türkçe ibadet ve diğer konuları bir sonraki yazıya bırakalım...

Yazarın Diğer Yazıları
ÇOK OKUNANLAR
      Tüm Hakları Saklıdır ©
      Yeni Çağ Gazetesi

      İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel: (0212) 452 40 40
      Faks: (0212) 452 40 58