20 Eylül 2021 Pazartesi
İstanbul Hava durumu İstanbul 27°C
Doviz verileri
  • DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
YAZARLAR
Mustafa ERKAL
Mustafa ERKAL

Puslu bayram yazısı

[email protected]
+
Aa
-
14 Ekim 2007 Pazar

Birbirimizle uğraşacak ve kısır tartışmaların  sürdürüleceği bir dönemde değiliz. Duygusallık, şahsi çekişmeler ve kendine oynama hastalığını bir tarafa atıp gerekirse her türlü fedakarlığa katlanıp ancak birlikte güç olunabileceğini kavramalıyız. Türkiye’nin kuşatılmasına ve açık ihanetlere karşı yasalar  içinde kalarak milli tepki koymak, tavır almak vatandaşlık görevidir. Milli tepkiyi yoğunlaştırmak ve gerekli tavrı koymak yerine; suya sabuna dokunmamak, küçük hesaplar peşinde koşmak, her şeye seyirci olma zihniyeti ve yenilgi psikolojisi bize çok şeyler kaybettirebilir. Daha işin başındayız. İtibar ve güveni kaybettikten ve ümit olmaktan çıktıktan sonra her hangi bir siyasi hareketin başarılı olması mümkün müdür? Korkularla siyaset yapılabilir mi? Bu soruların cevaplarını vermemiz ve uzlaşmamız gereken noktadayız. Eğer Türkiye sevdalısı isek... İspanya’da terör örgütünün cinayetlerine karşı yüz binler yürüyor. Türkiye’de ise; tepki ve hassasiyet öldürülmeye, bastırılmaya  çalışılıyor.

Geçenlerde H. Dink davası ile ilgili tutukluların Adliye’ye getirilmesinde Adliye aracının önünde  “ya sev, ya terk et”  yazısının bulunması, bazılarını fazla rahatsız etmişe benzemektedir. Bunun yadırganacak bir tarafı yoktur. Öğrendiğimize göre; bunun patenti de bize ait değildir. ABD’de parklara kadar yayılmış olan bu ifade, ABD’ye uyum sağlayamayanların, ABD vatandaşlığını içine sindiremeyenlerin dışlanması anlamına gelmektedir. Sevilemeyen, benimsenemeyen bir yer ve ülke terk edilir. Bir taraftan anayasal hakları kullanacaksınız, temel hak ve hürriyetlerden, siyasi ve ekonomik hürriyetlerden istifade edeceksiniz; ama diğer taraftan Türkiye Cumhuriyeti, milli kimlik ve Türkiye’nin temel değerleri ile açıkça çatışacaksınız.  “Bu ülke bizim de ülkemiz”  diyeceksiniz; ama diğer taraftan  “yıllardır Türküz dedik de Türk mü olduk”  deme samimiyetsizliğini göstereceksiniz. Buna hangi demokratik ülke müsaade ediyor? İnsanın kendisine sunulan bütün imkanlara rağmen, bir türlü sevemediği, benimseyemediği, kendi kendini ötekileştirdiği bir ülkede  durması, bu ülkenin vatandaşlığında kalma ısrarı,  her şeyden evvel kendi kendisine saygısızlığı ve samimiyetsizliğidir.  Türkiye,  nüfusunu arttırmak için her türlü talebi kabul eden ne bir Belçika’dır, ne de bir yol geçen hanı...

***

Her geçen ay ihanetten odaklanan bölücü teröre verdiğimiz şehitler artmaktadır. Ancak siyasetçi yanlışını bir türlü görmek istememektedir.  PKK katil bir terör örgütüdür. Ama o terör örgütüne dolaylı da olsa ortam hazırlayanlar, mükafat gibi aflar çıkaranlar, hayali barış projeleri üretenler, Irak’ın Kuzeyi’ndeki gelişmelere karşı tedbir almayanlar, tedbirlerden biri olan sıcak takip ve askeri müdahaleyi pehlivan tefrikasına çevirip tedbir olmaktan çıkaranlar, Terörle Mücadele Yasasının içini boşaltanlar, güvenlik güçlerinin elini kolunu bağlayanlar, yetkilerini sınırlayanlar, Brüksel sevdası uğruna olmadık hoşgörü örneklerini verenler, hukuk devletini işletemeyip üç-beş belediye başkanını görevden alamayanlar, askeri rakip gibi görenler, terör örgütünün siyasallaşmasına merdiven olanlar, tepki göstermeleri gereken yerde susanlar, günü gün etmeye çalışanlar, siyasi irade zaafı gösterenler acaba PKK terör örgütü kadar suçlu değiller midir? Terör örgütünün eylemleri durup dururken mi artmıştır?  Örgütün taleplerini demokratik yoldan gerçekleştirmeye çalışmak  terörü beslememiş midir?

Her konunun olduğu gibi terörün önlenmesinin ve siyasetçinin tekrar itibar kazanmasının, demokrasinin  yıpranmamasının yolu; devlet ciddiyetindedir, devlet adamlığı gerektirir, anayasaya saygıdadır ve hukuk devletini işletebilmektedir. Milli kimlikle oynamak, yapay kimlikler icat etmek, onunla bununla egemenliği paylaşmak, milli bağımsızlık yerine karşılıklı bağımlılık adı altındaki teslimiyetçilik, milli devlet anlayışından uzaklaşıcı tavırlar ortaya koymak, ülkeyi etnik sorunlu hale sokmak ülkeyi yönetenlerin görevi değildir.

Daha aydınlık bayramlarda buluşmak ümidi ile Ramazan Bayramınızı kutlarım.

DİĞER YAZILARI
TÜM YAZILARI
DİĞER YAZARLAR
Türk subayları önünde saygı duruşu
Türk subayları önünde saygı duruşu
Ahmet B. ERCİLASUN
Türk subayları önünde saygı duruşu
24 saat yalan söylüyorlar ki...
24 saat yalan söylüyorlar ki...
Arslan BULUT
24 saat yalan söylüyorlar ki...
Diyanet'in ne olacak bu hâlleri...
Diyanet'in ne olacak bu hâlleri...
Arslan TEKİN
Diyanet'in ne olacak bu hâlleri...
Bu kadar Kur'ân kursu isabet mi?!
Bu kadar Kur'ân kursu isabet mi?!
Arslan TEKİN
Bu kadar Kur'ân kursu isabet mi?!
Rezervlerde akla zarar işler!..
Rezervlerde akla zarar işler!..
Esfender KORKMAZ
Rezervlerde akla zarar işler!..
Adil değil, güvenilir hiç değil!
Adil değil, güvenilir hiç değil!
Fatma ÇELİK
Adil değil, güvenilir hiç değil!
Yumurta zam şampiyonu
Yumurta zam şampiyonu
Gülay TUNÇEL
Yumurta zam şampiyonu
Adana'nın Altın Kozası...
Adana'nın Altın Kozası...
Mehmet FARAÇ
Adana'nın Altın Kozası...
İki Bakan'ın taziye yayınladığı sır cinayet
İki Bakan'ın taziye yayınladığı sır cinayet
Murat AĞIREL
İki Bakan'ın taziye yayınladığı sır cinayet
''Esnaf sebep, enflasyon sonuç!''
''Esnaf sebep, enflasyon sonuç!''
Murat İDE
''Esnaf sebep, enflasyon sonuç!''
Zamlar sebep etiketler sonuç
Zamlar sebep etiketler sonuç
Orhan UĞUROĞLU
Zamlar sebep etiketler sonuç
Geçmiş olsun Erdoğan…
Geçmiş olsun Erdoğan…
Orhan UĞUROĞLU
Geçmiş olsun Erdoğan…
Fakire Altın Vuruş
Fakire Altın Vuruş
Remzi ÖZDEMİR
Fakire Altın Vuruş
"Her millet lâyık olduğu gibi yönetilir"

Servet AVCI
"Her millet lâyık olduğu gibi yönetilir"
Yahudi tarlasındaki laiklik karşıtı!
Yahudi tarlasındaki laiklik karşıtı!
Kemal VANLI
Yahudi tarlasındaki laiklik karşıtı!
AKP'nin enflasyon ve dolara karşı iki silahı!
AKP'nin enflasyon ve dolara karşı iki silahı!
Evren Devrim ZELYUT
AKP'nin enflasyon ve dolara karşı iki silahı!