5 Ağustos 2021 Perşembe
İstanbul Hava durumu İstanbul 34°C
Doviz verileri
  • DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
YAZARLAR
Özcan YENİÇERİ
Özcan YENİÇERİ

PKK, Barzani ve tezkere sonrası!

[email protected]
+
Aa
-
18 Ekim 2007 Perşembe

Sınır ötesi operasyonu için ok yaydan çıkmıştır. Operasyon artık zaman, ortam ve fırsat zeminine kaymıştır. Türkiye’nin bütünlüğüne kast edenlerin bundan böyle güvenlikte olacağı hiçbir yer kalmamıştır. Terör ve teröristler beş yıldır korundukları korunaklarda artık namlunun menziline girmiştir. Teröristlerin eylem sonrası nereye sığındıklarının eskisi gibi stratejik önemi kalmamıştır.
Tezkerenin çıkması önemli bir gelişmedir. Bir defa iktidar ve muhalefet teröre karşı bütünsel ve milli bir irade sergilemiştir. Bu durum askerin moralini yükseltmiştir. Türk milleti teröre karşı yek vücut olduğunu ortaya koymuştur. Sınır ötesi operasyona başta PKK terör örgütü olmak üzere, DTP, AKP’nin Güneydoğu’lu bazı milletvekilleri ve Barzani karşılar. Onlar da seçim sonrası “Bu meclis, sınır ötesi operasyon tezkeresi çıkaramaz” diyen Barzani yanlıları da yanılmışlardır. Terörist ve onları destekleyenler büyük ölçüde paniklemişlerdir. Barzani, dikkat çekecek kadar büyük bir sessizliğe gömülmüştür. Onun eski küstah tehditlerinden eser kalmamıştır.
Bir tezkerenin nelere kadir olduğunu, Irak’ın ABD tarafından atanan yöneticilerinin tavırlarından çıkarmak da mümkündür. Altı ay öncesine kadar Irak’tan sızan teröristler konusunu görüşmek üzere Irak Başbakanı Maliki, Türkiye’ye davet edildiğinde mazeret belirterek, ziyaretini davet edildikten iki üç ay sonra kendi uygun gördüğü zamanda yapmıştı. Bu defa Irak’lı yetkililer davetsiz bir biçimde apar topar resmi temaslar için Türkiye’nin kapısını çalmak zorunda kalmışlardır. ABD bile bu kez Türkiye’nin ciddiyetini kavramış gözüküyor ki artık Türkiye’yi durdurmak için “terörle mücadeleyi sulandırma koordinatörlüğü” gibi yeni tür bir mekanizma öneremiyor! PKK şu sıralarda ne zaman, hangi şiddet ve kapsamda ve nereden vurulabileceğinin hesabını yapmak durumuyla karşı karşıyadır. Tezkerenin çıkması teröristleri saldırı konumundan çıkarmış, savunma durumuna sokmuştur. “Kürt, Kürtle savaşmaz” diyerek eli kanlı teröristlere koruma sağlayan Barzani de, sızan haberlere göre Türkiye’nin müdahalesinin şiddetine göre Erbil’den Necef’e ailesiyle birlikte kaçmanın hesabını yapıyormuş! Hâlbuki tezkerenin hedefi yalnızca PKK terör örgütü ve onların yuvalandığı merkezlerin bulunduğu yerlerdir. Barzani, beş yıldır kaderini PKK’nın kaderiyle özdeşleştirdiğinden paniklemesi nedensiz değildir.
Barzani yeni bir çelişki ile karşı karşıyadır. Barzani eğer, TSK’nın sınır ötesi operasyonuna karşı sessiz kalırsa Türkiye’de kendisine “liderimiz” diyen taraftarlarının güvenini sarsacaktır, eğer TSK’ya karşı koymaya kalkarsa beş yıldır sağladığı kazanımları kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya gelecektir. Türkiye’nin sınır ötesi operasyonunu elini ovuşturarak bekleyen, Barzani’nin rakibi olan Talabani’nin bu durumdan ziyadesiyle memnun olacağı açıktır. Barzani, durumunu Saddam dönemi dahil hiçbir zaman bu kadar zora sokan bir politika izlemedi.
Barzani, artık bütün umudunu ABD ve İsrail’e bağlamış durumdadır. ABD’nin de Barzani’yi ezdirmemek adına Türkiye’ye karşı yapacağı tek bir şey kalmıştır; o da terör örgütüne yönelik olarak Türkiye’nin yapacağı operasyonlarda Barzani’nin tarafsız kalmasını sağlamaktır. Türkiye’ye düşen de bir yandan diplomatik temaslara imkân verirken, diğer yandan da teröristler ile onları destekleyen unsurlarda yanlış beklentilerin yaratılmasını sağlamaktır. Bu gerçekleştirildikten sonra harekete geçilmelidir. Şaşırtıcı bir zaman, beklenilmeyen bir hız ve tahmin edilmeyecek bir biçimde ihanetin kolu kanadı kırılmalıdır.
Bölgedeki durum, tezkere sonrası hiçbir zaman, tezkere öncesi gibi olmayacaktır. Türkmenler, Kerkük ve Kandil gibi sorunlar konusunda birileri artık Türkiye’yi yok saymak imkânına sahip değildir. Çoğu zaman vurmak değil, vurmaya hazır olmak, sonuç almada daha etkili olmaktadır. Tezkere bunun şartıydı. Türkiye bu tezkerenin ürettiği ortamı akıllı bir biçimde kullanırsa sahada güçlü aktörlerden birisi haline gelebilir. Sorun; masada haklı olmayı, sahadaki güçle takviye etmektir. Sonuç ancak böyle alınabilir! 

DİĞER YAZILARI
TÜM YAZILARI
DİĞER YAZARLAR
''43 Grupo''yu gördünüz mü?
''43 Grupo''yu gördünüz mü?
Arslan BULUT
''43 Grupo''yu gördünüz mü?
Yangın dehşetini bir de yaşayandan dinleyin!
Yangın dehşetini bir de yaşayandan dinleyin!
Arslan TEKİN
Yangın dehşetini bir de yaşayandan dinleyin!
Sanayisizleşme
Sanayisizleşme
Esfender KORKMAZ
Sanayisizleşme
'Ateş' ve 'BM' terörüne dikkat!!!
'Ateş' ve 'BM' terörüne dikkat!!!
Hüseyin Macit YUSUF
'Ateş' ve 'BM' terörüne dikkat!!!
Kara kader; facialar mı AKP mi?
Kara kader; facialar mı AKP mi?
Orhan UĞUROĞLU
Kara kader; facialar mı AKP mi?
Darbe darbe söyle bana kim yapacak seni acaba!
Darbe darbe söyle bana kim yapacak seni acaba!
Selcan T. HAMŞİOĞLU
Darbe darbe söyle bana kim yapacak seni acaba!
Geleneksel kültürümüzde saz
Geleneksel kültürümüzde saz
Mehmet YARDIMCI
Geleneksel kültürümüzde saz
Tam da küresel güç olacakken!
Tam da küresel güç olacakken!
Servet AVCI
Tam da küresel güç olacakken!