25 Temmuz 2021 Pazar
İstanbul Hava durumu İstanbul 32°C
Doviz verileri
  • DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
YAZARLAR
Hasan DEMİR
Hasan DEMİR

Bu bir kâbus olmalı!

[email protected]
+
Aa
-
1 Nisan 2008 Salı

Emniyet Genel Müdürlüğü’ne göre,  “AB karşıtı olmak” bir PKK’lı gibi takibi gerektiriyorsa, bu, Türkiye’nin AB’ye girmeden AB’nin Türkiye’ye girdiğinin, girmek ne kelime, girip pek çok kuruma nüfuz ettiğinin ikrarı değil midir?

Ve bütün kurumlarıyla devlet bu değerlendirmeye bir “şerh” koymamış, “Siz ne demek istiyorsunuz, benim vatandaşlarım arasında AB taraftarları da olacaktır, AB karşıtları da” diye hesap sormamış, soramamışsa, bu “nüfus etme”, raporu hazırlayanları da aşarak, devletin bütün kılcal damarlarına sirayet etmiş demek değil midir!

Böyle bir tablo karşısında hepimizin Atatürk’ün Gençliğe Hitabesini hatırlamasından daha normal ne olabilir!

Yani şimdi ben, “Avrupa Birliği Türklere, Hitler Almanya’sının Yahudilere baktığı gözle bakıyor” desem, kendimi Almanya’daki bir Türk gibi kendi vatanımda tehlikede mi hissedeceğim? Demek ki insanın  “Öz yurdunda garip, öz yurdunda parya” laşması buymuş! AB’ye karşı olmak terör ise, AB’ye karşı olan teröristtir, yani PKK’lı gibidir; bu tanıma göre Erol Manisalı’nın evi bir gece polislerle kuşatılıp, “Üçe kadar sayıyoruz, ellerini başına koy ve dışarı çık!” anonsları yapılabilir. Böyle bir terör tanımına göre rahmetli Attila İlhan’ın mezarını ziyaret edenler,  “Bir terörist mezarını ziyaret etmekten” gözaltına alınıp sorgulanabilir. Yine böyle bir terör tanımına göre AB karşıtı toplantılara katılan ve AB karşıtı kitaplar okuyan öğrenciler için valiler, okul müdürleri ve imamlar devreye girip öğrencinin anne-babasıyla diyaloga geçerek, “Topluma kazandırma” gayreti kuşanabilirler.

Ne kadar tuhaf öyle değil mi!
O kadar tuhaf ki, bizzat Avrupa Birliği’nde bile AB karşıtı olmak bir terör olayı sayılmaz ve AB karşıtı hiç kimseye terörist muamelesi yapılmazken, Osmanlı’nın tarihten silinmesinden Anadolu’nun işgaline, Kıbrıs’ı Yunanistan’a peşkeş çekme gayretinden PKK’ya kucak açmaya kadar ne çektiyse Avrupa ülkelerinden çekmiş ve çekmekte olan Türkiye’de iş gelmiş bu noktalara kadar dayanmış bulunuyor. Milli Mücadeleyi başlatıp zaferle noktalayanlar, Çanakkale şehit ve gazileri şu günleri görseler, meselâ Yahya Çavuş, mesela Mehmet Akif, mesela Rıfat Börekçi rüyamıza girse ve biz onlara, “Biz cebine para koyup gelen Yunan Kilisesine Bankamızı, biz, çantasına dolar dolduran İngiliz ve Fransız’a şirketlerimizin satılmasına karşı çıkıyoruz, çünkü onlar sizi, Ermenileri katletmekle suçluyor ve ‘Türkler Ermenileri katletmemiştir demek, suçtur’ diye kanunlar çıkartıyor!” desek, onlar bize,  “Allah sizden razı olsun evlatlarım, biz de sizden bunu beklerdik” demezler mi? Derler. İyi de biz devam etsek, “Amma böyle söylediğimiz için polis bize terörist diyor!” şikâyetinde bulunsak, o zaman ne cevap verirler?
Demezler mi ki:

 “- Yoksa kurtardığımız vatan yeniden mi işgal edildi!”
Çünkü, kurtardıkları vatan evlatlarının ve kurdukları devletin böyle bir suç ve suçlu tanımı yapacağı onların akıllarının ucundan bile geçmez, geçemez!
AB tutacak, “Türk askeri Kıbrıs’ta işgalcidir” diyecek, ben bu AB’ye karşı olmayacağım, AB tutacak, Fırat ve Dicle havzasını uluslararası bir komisyon yönetsin, bu komisyonda İsrail’de bulunsun diyecek, ben bu AB’ye itiraz etmeyeceğim, AB tutacak, camilerde “Allah katında din İslâm’dır deme, gücüme gidiyor” diyecek, ben, “Din benim dinim, cami benim camim, sana ne!” demeyeceğim, dediğim zaman, bir “AB karşıtı olarak” terörist sayılacağım, telefonlarım dinlenecek, üzerime namlular çevrilecek, ellerim kelepçelenecek ha...
Yok, bu işte bir yanlışlık var..
Bu görüş benim polisimin görüşü olamaz.
O mukaddes ve o vazgeçilmez ocak, AB ülkelerinin desteklediği PKK’ya yüzlerce şehit vermiş o mübarek müessese, AB’nin Türk’ün şeref ve haysiyetini ayaklar altına alan söz ve fiillerine itiraz eden kendi kardeşlerini, kendi babalarını, sabahleyin dualarla okula gönderdiği kendi evlatlarını teröristlerle aynı kefeye koyamaz, koymamalı..
Şimdi Türk polisi “Aleviler azınlıktır, Güneydoğu da Kürdistan!” diyen AB’nin yanında, bu AB’ye, “Sen ülkemi bölmek isteyen pis bir müstevlisin” diye itiraz eden herkesin, “bunlar teröristtir” diye karşısında olacak, öyle mi!
Bu gerçekten bir kâbus olmalı..

DİĞER YAZILARI
TÜM YAZILARI
DİĞER YAZARLAR
Yine dil terimleri
Yine dil terimleri
Ahmet B. ERCİLASUN
Yine dil terimleri
Lozan'a kim gidecek tartışması...
Lozan'a kim gidecek tartışması...
Arslan TEKİN
Lozan'a kim gidecek tartışması...
İnsanımız ve paramız neden kaçıyor?
İnsanımız ve paramız neden kaçıyor?
Esfender KORKMAZ
İnsanımız ve paramız neden kaçıyor?
Medyayı zapturapt altına almak için…
Medyayı zapturapt altına almak için…
Fatma ÇELİK
Medyayı zapturapt altına almak için…
Bayramın ardından...
Bayramın ardından...
Gülay TUNÇEL
Bayramın ardından...
İhmal-felaket, rüşvet-ihanet!..
İhmal-felaket, rüşvet-ihanet!..
Mehmet FARAÇ
İhmal-felaket, rüşvet-ihanet!..
Ekranların ahlaksız yüzleri!
Ekranların ahlaksız yüzleri!
Murat İDE
Ekranların ahlaksız yüzleri!
28 Şubat'ı tümüyle yıkan sürpriz beyan
28 Şubat'ı tümüyle yıkan sürpriz beyan
Orhan UĞUROĞLU
28 Şubat'ı tümüyle yıkan sürpriz beyan
Teyyo Pehlivan hikâyeleri...
Teyyo Pehlivan hikâyeleri...
Yavuz Selim DEMİRAĞ
Teyyo Pehlivan hikâyeleri...