13 Ağustos 2022 Cumartesi
İstanbul Hava durumu İstanbul 28°C
Doviz verileri
  • DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
YAZARLAR
Hulki CEVİZOĞLU
Hulki CEVİZOĞLU

"Oy kullanma sertifikası" olmalı mı?

[email protected]
+
Aa
-
8 Nisan 2008 Salı

Bir manken-televizyon programcısının (Aysun Kayacı) sözleriyle yeniden gündeme gelen “oy hakkı” konusu uzun süredir tartışılıyor.
Geçen hafta biz de Ceviz Kabuğu’nun ikinci bölümünde bunu ele aldık.
AKP’yi iktidara taşıyanların “ayak takımı” olarak nitelendirilmesi ayrı bir konu. Zaten buna AKP’liler yanıt verdi.
Ancak bizim üzerinde duracağımız asıl konu “Demokrasilerde herkesin oyu eşit olmalı mıdır?” sorusu.

DEMOKRASİ ÜSTÜ YÖNETİM MODELİ BULUNMALI..
Demokrasi mevcut yönetim sistemlerinin en iyisi olarak görülüyor. Ancak, onun da hem teorisinde hem de uygulamasında pek çok sorunları var.
Yani, kusursuz bir yönetim sistemi henüz bulunmadı. Yıllardır söylüyordum. Siyaset ve toplum bilimciler biraz daha kafa yorup “demokrasi üstü” bir yönetim modeli bulmalıdırlar!..
Bizler bugün kendi ülkemizde, gözlerimizi kapatmış “demokrasicilik oyunu” oynuyoruz!..
Demokrasinin özüne göre, herkes yasalar önünde eşit. Herkesin eşit oy hakkı var. Herkesin yönetime katılma ve temsil edilme hakkı var, vs.
Ama durum gerçekten öyle mi?..
Bir kere, herkes yasalar önünde eşit değil!.. Bunu sindirebilmemiz için “eşitsizliğe” çeşitli kılıflar bulunmuş. Bir kitap yazılabilecek bu konuda üzerinden geçelim. En basiti, milletvekilleri “kürsü dokunulmazlığı” nın ötesinde her konuda dokunulmazlığa sahipler. Bu, her demokraside yok, bizde var!
Herkesin oy hakkı da eşit değil Türkiye’de. Çünkü, 1 - Herkes özgürce oy kullanmıyor. Türkiye’de Atatürk ilkelerine aykırı biçimde aşiret ve cemaatler (dîni ve siyasi) çok yaygın. Bunlarda tartışma ve itiraz söz konusu değil. Buralara mensup geniş kitleler özgür irade ile oy kullanmıyor. Bunu kaldırmak bir yana, siyasiler özendiriyor, aşiret ve cemaat liderlerini kafaya almaya çalışıyor. 2 - Yüzde 10’luk seçim barajı var. Bu, özünde “milyonlarca oyun çöpe atılması” demek. Hani nerede temsil hakkı?..

AYIPLI ÇOĞUNLUK VE  TENEKE KAFA!..
Gözümüzü yumuyoruz, demokrasi var deyip geçiyoruz!..
Başka bir boyuta geçelim.
Siyasi partiler demokrasinin vazgeçilmez unsuru. Onlar aracılığı ile “demokratik temsil” sağlanıyor. Ama, “parti içi demokrasi” nin olmadığı bir ülkede demokrasi uygulanabilir mi?.. Duverger’nin dediği gibi “Seçilmiş kralların” yönettiği partiler varken, yani demokrasinin ilk ayağı sakat iken bunun üzerine nasıl demokrasi binası inşa edilebilir ki?..
Zaten edilemiyor!..
Bütün bunları göz ardı edip, Aysun Kayacı’nın “Benim oyumla vergi vermeyenin oyu niye bir olsun” sorusuna kızıyoruz.
Niye?.. Ayna tutup demokrasinin olmadığını gösterdiği için mi?..
Durumumuz tıpkı, kötü haber getiren elçinin başının vurulmasına benziyor..
Daha önce yazmıştım.
Eski Yargıtay Başkanlarından Doç. Dr. Sami Selçuk’un 30 milyonu aşkın seçmeni kastederek “Bunlar ayıplı çoğunluk” demesini bugün kim hatırlıyor?.. (1982 Anayasası referandumunda “evet” diyen milyonlar için söylemişti.)
Bunu hatırlamayanlar, tabii ki 2400-2600 yıl önceki sözleri de hatırlamaz. Nedense bu işin uzmanı profesörler de bugünlerde konuşmaz. Herhalde iktidar milletvekilleri ve yandaşı gazeteciler tarafından “taşlanmamak” için!..
Günümüzden binlerce yıl önce, tarihin en büyük düşünürlerinden(filozoflarından) Eflatun (diğer adı Platon) ilk kez “ayak takımı” kavramını kullanmıştı!..
Bugün AB’nin baş tacı ettiği 1789 Fransız İhtilali “özgürlük, eşitlik, kardeşlik” sloganını kullanıyordu. Ama, ihtilalin ilk yıllarında “vergi vermeyenlere oy kullandırmadılar!..”

OY KULLANMA SERTİFİKASI!..
Yani manken-sunucu Aysun Kayacı’nın dediğini yapmışlardı.
Yakın tarihten bir başka örnekle tamamlayayım. Elimde 1998’de yayınlanmış “Bilgi Toplumu” adlı bir kitap var. Yazarı, sarışın ve AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Fırat’ın ifadesiyle “teneke kafalı” bir manken değil!..
Kim?.. Prof. Dr. Ali Demirsoy.
Diyor ki: “Yalnızca yetenekli ve eğitilmiş, bilgili insanlara oy kullandırılmalı!”
Ben de soruyorum.
Bir otomobili yönetmek için “ehliyet” gerekiyor da ülkeyi yönetecekleri seçmek için niçin ehliyet gerekmiyor?..
Pek çok mesleğe girmek için belge zorunlu. Seçime katılmak için “seçmen kartı” zorunlu.
Bunlara benzer biçimde acaba “oy verme kartı-ehliyeti” verilse nasıl olur?
Bunun şartlarını toplum olarak ortaklaşa belirlemeliyiz,.
Eğer “evet” diyorsanız ve öneri sahibini “taşlamak” istemiyorsanız tabii ki!..

DİĞER YAZILARI
TÜM YAZILARI
DİĞER YAZARLAR
Kemalistlere soruyorum
Kemalistlere soruyorum
Ahmet GÜRSOY
Kemalistlere soruyorum
''Bu kadar insana ihtiyacımız yok!''
''Bu kadar insana ihtiyacımız yok!''
Arslan BULUT
''Bu kadar insana ihtiyacımız yok!''
'Çin dünyayı ele mi geçiriyor?'
'Çin dünyayı ele mi geçiriyor?'
Arslan TEKİN
'Çin dünyayı ele mi geçiriyor?'
Suriye'de istihbarat tezgâhı!!!
Suriye'de istihbarat tezgâhı!!!
Mehmet FARAÇ
Suriye'de istihbarat tezgâhı!!!
Şeriat düzeni bir gecede gelmez
Şeriat düzeni bir gecede gelmez
Murat AĞIREL
Şeriat düzeni bir gecede gelmez
Al - Sat - Rant…
Al - Sat - Rant…
Orhan UĞUROĞLU
Al - Sat - Rant…
Sahipsiz SGK emeklileri
Sahipsiz SGK emeklileri
Remzi ÖZDEMİR
Sahipsiz SGK emeklileri
Biz bu haltı niye yedik?
Biz bu haltı niye yedik?
Selcan TAŞÇI
Biz bu haltı niye yedik?
Eğitimi sınav merkezli olmaktan kurtarmalıyız
Eğitimi sınav merkezli olmaktan kurtarmalıyız
Yaşar ÖZAY
Eğitimi sınav merkezli olmaktan kurtarmalıyız
Bizon koşusu sürüyor!
Bizon koşusu sürüyor!
Servet AVCI
Bizon koşusu sürüyor!