30 Temmuz 2021 Cuma
İstanbul Hava durumu İstanbul 32°C
Doviz verileri
  • DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
YAZARLAR
Ahmet SEVGİ
Ahmet SEVGİ

Vefatının 25. yıl dönümünde Erol Güngör

[email protected]
+
Aa
-
25 Nisan 2008 Cuma

Dün (24 Nisan 2008) Erol Güngör’ün vefatının 25. yıl dönümüydü. Gençliğinde kitaplarını, makalelerini ve gazete yazılarını okuyan birisi sıfatıyla vefat yıl dönümünde o değerli kültür adamını hayırla yâd etmek boynumuzun borcudur, diye düşünüyorum. Bugün kıyısından köşesinden de olsa kültür ve sanatla meşguliyetimiz varsa muhakkak bunda Erol Güngör’ün de tesiri vardır. Dolayısıyla, bizim için hocamıza vefa borcumuzu yerine getirmeye çalışmaktan daha güzel ne olabilir?
1998’de bendeniz tarafından hazırlanan “Prof. Dr. Erol Güngör’ün Anısına Armağan” adlı esere A. Habip Sakızlıoğlu takma adıyla yazdığım yazıya şu ifadelerle girmişim:
“24 Nisan 1983... Erzincan’da askeriz. İkindi vakti, tadat alanında toplanıyorduk. Pek samimi olmadığım bir arkadaş kulağıma eğilerek “Ahmet Hoca, duydun mu, Erol Güngör ölmüş” dedi. “Deme yahu, yanlışlık olmasın, kimden duydun” dedim. “Maalesef, yanlışlık yok. Tugay’dan bir arkadaş söyledi. Ağabeyi Hidayet Güngör Paşa’ya haber gelmiş” dedi. Bir anda donup kalmışım. Hayatta bir defa görmüş olmama rağmen özellikle Orta Doğu ve Millet gazetelerindeki günlük yazıları vesilesiyle her gün konuşup görüştüğüm birisiymiş gibi, rûhen kendime yakın hissettiğim mütefekkir bir büyüğümüzü genç yaşta, 45 yaşında kaybetmiş olmanın acısı yüreğimi dağlamıştı. Ama ne çare ki, her canlı bir gün ölümü muhakkak tadacaktı...”
Yukarıda işaret edilen Erol Güngör’le ilk -ve tabii son- karşılaşmamıza dair hatıramı naklederek onun mütevazılık yönüne dikkati çekmek istiyorum.
Konya Selçuk Üniversitesi’ndeki yeni görevime başlamak üzere 12 Ocak 1983 Cuma günü sabah erkenden Rektörlük Özlük İşlerine gelmiştim. Fakat ilgili memur, Rektör Bey (Prof. Dr. Erol Güngör) sizin kararnamenizi imzalamadı. Muvafakat belgeniz eksikmiş, dedi. İlgililere, muvafakat belgesini daha önce elden teslim ettiğimi söyledim. Onlar da hatırladılar, ama kim bilir hangi dosyanın içine karışmıştı? Bütün personel belgeyi bulabilmek için seferber oldu. Özlük İşleri Müdürü beni odasına davet ederek “Rektör Bey öğleden sonra İstanbul’a gidecek, saat 12.00’ye doğru çıkar. Arkadaşlar evrakını arıyorlar, bulabilirlerse ne âlâ, bulamazlarsa işiniz haftaya kalır haberin olsun” dedi.
Saat 12.00’ye on kala Rektör Bey odasından çıktı. Bizim iş haftaya kalmıştı artık... Derken bir memur, elinde dosya olduğu halde koşarak merdivenin başında Rektör Bey’e bir evrak uzattı. Aralarında geçen kısa bir konuşmadan sonra Erol Bey çantasını kalorifer peteğinin üzerine koyarak memurun elindeki evrakı çantanın üzerinde gözden geçirip imzaladı. Ve etrafındakilere “Allah’a ısmarladık” deyip gitti. Böylece bizim kararnamem imzalanmış oldu.
Burada dikkatimizi çeken onun iş bitiricilik ve mütevazılık yönü oluyor. Bugün şöyle bir düşünün; hangi rektör, dekan yahut müdür merdiven başında evrak imzalar? Dahası, hangi memur, rektörüne merdiven başında evrak imzalatma cesareti gösterebilir?
Bütün bunlar “bugün git, yarın gel” felsefesinin aksine, yapıcılık ve alçak gönüllülüğün ürünleridir.  “Bilgi; büyük adamları mütevazı, normali şaşkın, basitleri de kibirli yapar” diyen Brigitte ne kadar doğru söylemiş değil mi?
Kısacası; Erol Güngör çalışkan, bilgili ve mütevazı bir ilim adamıydı. Bilgi ve tecrübelerini sadece akademik ortamlara hasretmeyerek, görüşlerini hiç çekinmeden gazete ve dergilere de yansıtmış böylece de büyük bir kitleye hitap etmesini bilmiştir. Vefatının 25. yıl dönümünde onu rahmetle anıyoruz. Ruhu şâd olsun...

DİĞER YAZILARI
TÜM YAZILARI
DİĞER YAZARLAR
Ne umduk ne bulduk
Ne umduk ne bulduk
Armağan KULOĞLU
Ne umduk ne bulduk
Mehmetçik, Kabil'de intihar komandosu mu?
Mehmetçik, Kabil'de intihar komandosu mu?
Arslan BULUT
Mehmetçik, Kabil'de intihar komandosu mu?
Kıbrıs bizim için neyi ifade eder?
Kıbrıs bizim için neyi ifade eder?
Arslan TEKİN
Kıbrıs bizim için neyi ifade eder?
İktidarın yanlışları hayatımızı zora soktu
İktidarın yanlışları hayatımızı zora soktu
Esfender KORKMAZ
İktidarın yanlışları hayatımızı zora soktu
Sinsi kuşatmanın tehdidi!..
Sinsi kuşatmanın tehdidi!..
Mehmet FARAÇ
Sinsi kuşatmanın tehdidi!..
Ne diyem senin gibi Nedim'e...
Ne diyem senin gibi Nedim'e...
Murat İDE
Ne diyem senin gibi Nedim'e...
Saraya 8 uçak orman yangınlarına 2 uçak!..
Saraya 8 uçak orman yangınlarına 2 uçak!..
Orhan UĞUROĞLU
Saraya 8 uçak orman yangınlarına 2 uçak!..
Göçmenler ve aklı göç edenler!
Göçmenler ve aklı göç edenler!
Özcan YENİÇERİ
Göçmenler ve aklı göç edenler!
Mahalle yanarken Şartnamelerini tarayanlar…
Mahalle yanarken Şartnamelerini tarayanlar…
Selcan T. HAMŞİOĞLU
Mahalle yanarken Şartnamelerini tarayanlar…
Şahap bey TCMB Başkanı olarak yıl sonunu göremez!
Şahap bey TCMB Başkanı olarak yıl sonunu göremez!
Evren Devrim ZELYUT
Şahap bey TCMB Başkanı olarak yıl sonunu göremez!