18 Ağustos 2022 Perşembe
İstanbul Hava durumu İstanbul 28°C
Doviz verileri
  • DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
YAZARLAR
Hulki CEVİZOĞLU
Hulki CEVİZOĞLU

"İnce Memed"de hata mı?

[email protected]
+
Aa
-
4 Ağustos 2019 Pazar

Ülkemizin yetiştirdiği en büyük edebiyatçılardan Yaşar Kemal'in en önlü romanı bildiğiniz gibi "İnce Memed" romanıdır.
Kendisini rahmetle anarken, dikkatli bir okuyucumuzdan gelen bilgi şaşırttı.
Paylaşıyorum.
Yaşar Kemal'in ölümsüz eseri İnce Memed romanında dikkati çeken bir nokta. YKY'nin yayımladığı İnce Memed romanında (2. Cild, 35. Baskı, sayfa 359) şu satırlar yazılı:
"Anası durmadan ağlıyor, kızının saçlarını, yüzünü durmadan öpüyor, onu kokluyordu.
'Demek bizi bağışladın, Seyranım,' diyor, ağlamaktan boğuluyordu. 
'Keşki baban sağ olaydı da bu günümüzü göreydi. Baban son soluğuna kadar senin hasretini çeke çeke öldü. Şimdi babanın kemikleri mezarında rahatladı.'"
Romanın devamında ise (3. Cilt, 28. Baskı, sayfa 493, YKY) ise şunlar yazılı: 
"Konaklarının avlusunda babası Seyran'ın kolundan tuttu, kardeşleri de yetişti.
"Ne oldu, ne var kızım, Seyran?" 
"Onu öldürecekler baba."
"Kim öldürecek kızım?"
"Yüzbaşı, candarmalar…  Onlar üç kişi, candarmalar bin kişiler. Baba, gönder onu dağlara. Kurban olayım baba. Şimdi, onu gören Feleksiz Fazlı kasabaya yetişmiştir bile. Yetiş oraya, onu kurtar baba."


***
İşte tartışmalı nokta burası.
İnce Memed'in 2. cildinde Seyran'ın ölmüş babası 3. cildinde canlı olarak karşımıza çıkıyor ve Seyran babasından yardım istiyor. 
Bu konuda bilgi vermek isteyen okuyucularımız olursa devam edeceğiz.
(Okuyucumuz Sn. Sare Gündüz Koç'a teşekkürler)

(Tarihte Dün) 
DÜNYAMIZA DAMGA VURANLAR
Tarihte bugün o kadar önemli olaylar yok. Ama "dün" harika bir gün. Bakın neler olmuş?
527 yıl önce dün: Cenovalı Kristof Kolomb, İspanya'dan üç gemi ile keşif yolculuğuna başladı. (63 gün sonra ise, 12 Ekim günü Amerika kıtasına ayakbastı. Ama, Hindistan'a geldiğini sanıyordu!
83 yıl önce dün: Siyah atlet Jese Owens üç gün içinde Berlin olimpiyatlarında 4 dalda altın madalya kazanarak Hitler'in ari ırk teorisine büyük bir darbe vurdu.
64 yıl önce dün: Samuel Beckett'in evrensel çaptaki büyük oyunu "Godot'yu Beklerken" ilk kez Londra'da sahnelendi.
51 yıl önce dün: İstanbul'da "Komünizmle Savaş" mitingi yapıldı. (Bir zamanlar ülkemiz böyleydi!)
23 yıl önce dün: 1922'de Tacikistan'da çarpışırken ölen Enver Paşa'nın na'şı İstanbul'a getirildi.
KİM RENKLİ?

hulkii.jpg

FLÖRT ŞİDDETİ

Ülkemizde önemli bilimsel araştırmalar da yapılıyor ama bunlar - çeşitli nedenlerle- topluma sunulamıyor.
Bunlardan birisi, Jale Özdemir adlı psikoloji öğrencisi tarafından yapılan Yüksek Lisans (Master) tezi:
"Otoriter Kimlik Yapısının Flört Şiddeti Üzerine Etkisi: Çukurova Üniversitesi Adana Örneği"
Başarılı tezden hep birlikte yararlanalım:
Toplumda bazı bireylerin şiddet uygulama, bazı bireylerin ise maruz kalınan şiddeti kanıksama-kabullenme eğilimi diğerlerinden fark göstermektedir. 
Bu farkı yaratan etkenlerden birinin otoriteye eğilimli-yetkeci kişilik ile ilişkili olduğu düşünülmektedir. 
Söz konusu grubun bireyleri kendisinden üstün gördüğü bireylere karşı kesin itaat gösterme eğilimindedir. 
Otoriter birey flört ilişki sürecinde partnerine uyguladığı şiddet aracılığıyla egemenlik kurmaya, kontrol etmeye ve gücünü göstermeye yönelik tutum ve davranışlar sergileyebilmektedir. 
Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre, şimdiye kadar erkek veya kız arkadaşı (partneri) tarafından şiddete maruz kaldığını beyan edenlerin oranı % 29,0'dır. 
% 71'i kız/erkek arkadaşları tarafından şiddet-tacize uğramadığını belirtmişken, %29'u (51 kişi) maruz kaldığını bildirmiştir.
Yaşananlar, ağırlıklı olarak duygusal şiddet (aşağılama, hor görme, sürekli eleştirme vb.) olarak tanımlamıştır. 
İşin ilginci, duygusal şiddet uygulayanların bunu "şiddet olarak yorumlamamaları" olmuştur!
Bu ise şöyle değerlendirilmektedir:
"Muhafazakar toplumlarda gelenekçi otoritenin flört ilişkisine olumlu bakmaması ve hatta cezalandırılması gerektiğine dair tutum içinde olması nedeniyle, bu yapı içindeki yetkeci-otoriteye boyun eğen bireylerin flört şiddetini normalize ettiği, şiddeti onayladığı, hatta şiddet olarak dahi algılamadığı öngörülebilmektedir." 
Huzurlu ve mutlu pazarlar.

 

DİĞER YAZILARI
TÜM YAZILARI
DİĞER YAZARLAR
Kapitalizmin tapınağı nedir?
Kapitalizmin tapınağı nedir?
Arslan BULUT
Kapitalizmin tapınağı nedir?
Alevî-Bektaşî açılımı denebilir mi?
Alevî-Bektaşî açılımı denebilir mi?
Arslan TEKİN
Alevî-Bektaşî açılımı denebilir mi?
Kriz bile ders olmadı
Kriz bile ders olmadı
Esfender KORKMAZ
Kriz bile ders olmadı
Tatar-Aliyev görüşmesini hazmedemediler!
Tatar-Aliyev görüşmesini hazmedemediler!
Hüseyin Macit
YUSUF
Tatar-Aliyev görüşmesini hazmedemediler!
Kemal Kılıçdaroğlu sakın onlara uyma…
Kemal Kılıçdaroğlu sakın onlara uyma…
Orhan UĞUROĞLU
Kemal Kılıçdaroğlu sakın onlara uyma…
Siz önce bir Anayasa'yı tanıyın da!..
Siz önce bir Anayasa'yı tanıyın da!..
Selcan TAŞÇI
Siz önce bir Anayasa'yı tanıyın da!..
Hekimhanlı Âşık Esirî'de söz varlığı ve Arkaik sözcüklerin kullanımı
Hekimhanlı Âşık Esirî'de söz varlığı ve Arkaik sözcüklerin kullanımı
Mehmet YARDIMCI
Hekimhanlı Âşık Esirî'de söz varlığı ve Arkaik sözcüklerin kullanımı
Nöbetçi çavuş
Nöbetçi çavuş
Servet AVCI
Nöbetçi çavuş