Yeni bir Reza Zarrab krizi bizi mi bekliyor?

A+A-
Murat AĞIREL

Son günlerde yabancı medyada ABD tarafından Türkiye'ye Venezuela ile yaptığı altın ticareti ile ilgili yaptırım uygulanacağı yüksek ses ile dile getiriliyor.

Yeni bir Reza Zarrab davası ile karşılaşmamak için emperyalist ABD ve basınının bu iddialarını kesin ve net bir dil ile cevaplayıp son verilmelidir.

Önce Bloomberg sonra BBC World ve en son Reuters bu konu hakkında ardı ardına haberler yaptı.

İddiaya göre Venezuela devletine ait 900 milyon dolar değerinde 23,63 ton işlenmemiş altın Türkiye'ye daha önce sabıkalı bir şirket tarafından getirilmiş, Türkiye de bunun karşılığında gıda ihracatı yapmış.

İddiaya göre, yaklaşık 24 ton altın İstanbul'daki Sardes Kıymetli Madenler A.Ş.'ye satıldı.

Reuters haber ajansının iddiasına göre ise altının önemli bölümü işlenmemiş olarak Türkiye'ye gönderiliyor ve karşılığında temel gıda maddeleri alınıyor. Bu gıda maddelerinin başında ise Venezuela'nın çok ihtiyaç duyduğu makarna ve süt tozu geliyor.

BBC Dünya Servisi'nin haberine göre Washington bu altınların İran'a gönderilip, ABD yaptırımlarının ihlal ediliyor olabileceğinden şüpheleniyor.

Ülkemiz hakkında çıkan haberler gerçekten ürkütücü.

Ticaret kısmında şahsen sorun görmüyorum ancak BBC'nin haberindeki "ABD, yaptırımlarının ihlal ediliyor olabileceğinden şüpheleniyor" kısmı oldukça dikkat çekici.

Venezuela Madencilik Bakanı Victor Cano, Temmuz 2018'de bir açıklama yaptı.

Bakan Cano, kamu maden şirketleriyle küçük maden işletmelerinin Venezuela'da çıkardıkları altının, yaptırımlar nedeniyle artık İsviçre'de değil Türkiye'de işlenip altın paraya çevrildiğini açıklamıştı.

Cano, anlaşmanın Venezuela Merkez Bankası ile Türkiye arasında imzalandığını ve yasa dışı bir durum olmadığını, altının ithalatı ve ihracatında uluslararası yönetmeliklere, taşımacılık kurallarına uyulduğunu ifade etmişti.

Venezuela'dan ithal edilen ürünler arasında da kıymetli veya yarı kıymetli taşlar, kıymetli metaller, inciler, taklit mücevherler, metal paralar, mineral yakıtlar ve yağlarda bunların damıtılmasıyla elde edilen ürünler, mineral mumlar, demir ve çelik ürünler var.

Firmaları araştırdım

Haberlerde Türkiye'deki üç firmadan bahsediliyor.

Ahlatcı Holding, Sardes Kıymetli Madenler A.Ş. ve İstanbul Altın Rafinerisi (İAR) adlı firmalar.

Bu konu hakkında ise adı geçen firmalardan sadece biri açıklama yapmış. İAR CEO'su Ayşen Esen şirketin Venezuela ile altın alışverişinde bulunduğu yolundaki iddiaları yazılı açıklama ile reddetmiş hatta geçen Nisan ayında İstanbul'da Venezuelalı ve Türk yetkililerle, uluslararası kurallara uyum konusunda görüşlerini bildirmek üzere bir araya geldiğini belirtmiş.

Esen açıklamasında Türk hükümetine, Venezuela ile çalışmanın "önde gelen kurumlar ve devlet açısından doğru olmayacağını" anlattığını söylüyor.

Diğer firmalar ise konu hakkında herhangi bir açıklama yapmamış.

Merak bu ya...

Bahse konu diğer firmaları araştırdım.

Haberlerde adı geçen Sardes Kıymetli Madenler 2009 yılında İlborcan Elektronik adıyla 100 bin TL sermaye ile kurulmuş sonrasında 15 Aralık 2017 tarihinde sermayesini 5 milyon TL'ye çıkarmış ve ismini parayı bulan Lidyalıların başkenti olan Sardes olarak değiştirmiş.

İstanbul Yenibosna Kuyumcukent adresli firma, 2017 yılında sermaye artırımı sonrası Venezuela Merkez Bankası ile altın ticareti yapmak üzere bir anlaşma imzalıyor!

Sonra Borsa İstanbul'a kayıt oluyor ve ardından 2018 Ocak ayından başlayarak Venezuela'nın 900 milyon Dolarlık (24 ton) altınını Türkiye'ye getiriyor.

Çok ilginç.

Tabii aklımıza hemen bir soru geliyor.

2009'da önce 100 bin lira sermayesi olan sonrasında ise sermayesini 5 milyon liraya çıkaran birkaç yıllık bir firma, uluslararası ticaret hatta bir ülkenin Merkez Bankası ile nasıl bu kadar büyük çapta bir ticaret yapabiliyor?

Peki, bu firmanın ham halde gelen altını işleme kapasitesi var mı?

Ne oldu bu altınlara?

İşlenmemiş halde ne işe yarar ki?

İşte burada da devreye diğer firma giriyor.

Altınlarla birlikte altın çağını yaşayan diğer şirket

1984 yılında küçük bir kuyumcu dükkânından başlayarak Türkiye'nin altın devlerinden biri haline gelen Ahlatcı Holding...

Ahlatcı Holding AKP iktidarı ile resmen altın(!) çağını yaşıyor. Yerel Çorum Haber'in verdiği bilgilere göre değişik sektörlerde 39 şirketiyle 2018 yılında 10 milyar dolar ciroya ulaşan, yine geçen yıl 540 milyon dolarlık işlenmiş altın ihraç eden Ahlatcı Holding, 3 bin 100 çalışanıyla Anadolu'nun Çorum'dan yükselen büyükleri arasında yer alıyor. Holding'in Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Ahlatcı, Ekonomist dergisince 2018'de Türkiye'nin 94. büyük zengini olarak ilan edildi.

Ahlatcı adını Millî Piyango İdaresi'nin özelleştirilmesi sırasında vermiş olduğu 2,5 milyar TL teklif ile herkese duyurdu ama asıl büyük atılımı Gazprom ile yaptığı doğal gaz tedarik anlaşmasıyla Rus gazını Türkiye'de pazarlaması ve beş kentin doğal gazını dağıtması ile yaptı.

Öyle ya Türkiye'de Rus doğal gazını pazarlama ehliyeti alan 4 kişi vardı daha önce; Fatih Baltacı, Özcan Tahincioğlu, Abdullah Tivnikli ve Mustafa Latif Topbaş. Bu isimlere 5. kişi olarak Ahmet Ahlatcı da eklendi.

Ahlatcı geçen zaman içinde dağıtım ağını hızla çeşitlendirdi. Çorum Gaz'ın ardından kurulan Sürmeli Gaz ve Kar Gaz şirketleri ile Türkiye genelinde beş kent, 11 ilçe ve iki beldede 1 milyon kullanıcıya doğal gaz hizmeti veriyor.

Ahlatcı, Darphane'den Ankara'nın doğusundaki gümrüklerden giriş çıkış yapan altına ayar verme yetkisi alan ender isimlerden. Bu özellikleri ile Türkiye'nin İran Büyükelçiliği'nin de dikkatini çekmiş. İran devletinin davetlisi olarak İran'daki altın fuarına misafir edilmiş. Ahlatcı bu ziyaret esnasında doğal gaz, altın ve kuyum alanında çeşitli iş birliği temaslarında bulunduğunu anlatıyor. Ancak ABD'nin İran ambargosu gibi nedenlerle henüz bu iş birliği için erken olduğunu beyan etmiş.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Ahlatcı'ya oldukça fazla güveniyor. 10 Nisan 2017'de Çorum'a gelişinde, programda olmamasına rağmen Ahlatcı Altın Rafinerisi'ne gidip inceleme yapmış.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Venezuela'daki görüşmeler sırasında, Ahlatcı'yı Venezuela Devlet Başkanı Maduro ile de tanıştırmış. Hatta bu tanışma sonrasında Venezuela'nın Ekonomiden Sorumlu Devlet Başkan Yardımcısı Tareck El Aissami Türkiye'ye yaptığı bir ziyaret kapsamında Çorum'da Ahlatcı Holding'e ait bir altın rafinerisinde incelemelerde bulunmuştu.

İşte tam bu noktada Sardes firmasının aldığı ham altını Ahlatcı Holding'in Çorum'daki rafinerilerinde işlendiği iddia ediliyor.

ABD'li kritik isim gelip uyardı

Öyle ki, Bloomberg'in iddiasına göre ABD'nin Terörizmin Finansmanıyla Mücadeleden Sorumlu Hazine Bakan Yardımcısı Marshall Billingslea, Türkiye'ye gelip uyarılarda bulundu. Bloomberg, 1 Kasım 2018'de ABD Başkanı Donald Trump'ın Karakas'ın altın ticaretini hedef alan yaptırımları üzerine şirketin altın ithalatına son verdiğini belirtiyor.

Evet, Billingslea, 20-22 Mart tarihleri arasında Ankara'ya bir ziyarette bulundu. Yapılan bir toplantıda Ahlatcı Holding'den bir yetkilinin bulunduğu da haberlere konu oldu.

DEİK Türkiye-Venezuela İş Konseyi Başkanı Selim Bora'nın beyanına göre, Türkiye ile Venezuela arasındaki dış ticaret hacminin yılın 5 aylık döneminde 892 milyon 399 bin 808 dolara ulaşmış olması, iddiaları da kuvvetlendiriyor.

İşin ilginç yanı...

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri de Türkiye'nin Billingslea tarafından uyarıldığı iddialarından sonra Venezuela'dan altın ithalatının Kasım ayında 200 bin dolara, Aralık'ta ise sıfıra düşürdüğünü gösteriyor.

Bu konu hakkında iddialar bitmek bilmiyor...

 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları