Yoksulluk tuzağı - Esfender KORKMAZ
29 Kasım 2021 Pazartesi
İstanbul Hava durumu İstanbul 12°C
Doviz verileri
  • DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
YAZARLAR
Esfender KORKMAZ
Esfender KORKMAZ

Yoksulluk tuzağı

esfender@esfenderkorkmaz.com
+
Aa
-
23 Ağustos 2020 Pazar

Literatüre yerleşmiş iki yoksulluk tarifi vardır.

Birisi mutlak yoksulluk; özetle açlık sınırının altında yaşayanları ifade eder. Uygulamada bir kişinin veya hane halkının yaşamını sürdürebilmesi için önce gerekli olan asgari temel ihtiyaçları tespit edilir. Ardından, bu temel ihtiyaçları karşılamak için gerekli gelir belirlenir. Bu gelirin altında geliri olanlar mutlak yoksuldur.

Göreli Yoksulluk; aynı toplumda, beslenme, yaşam standartları, toplumda yaygın olan aktivitelere erişme durumuna göre belirlenir. Uygulamada Dünya Bankası tarifine göre; "Yoksul hane halkı veya birey ile o toplumda yaşayan ve mevcut koşullara göre ortalama bir gelire sahip olan hane halkı veya birey arasındaki gelir kaynaklarına sahip olma kabiliyeti arasındaki fark ifade edilmektedir."

Yoksulluk kısır döngüsüne giren ülkeler, bu döngüden ancak sürünerek çıkabilirler. Dünya ekonomik konjonktüründe iyileşme, uygulanan politikalar, yeni bir adım (söz gelimi bilgi teknolojisinde uzmanlaşma) ve organik tarım gibi adımlar, çıkış imkanlarını artırabilir.

Nüfus artış hızı yüksek olan geliÅŸmekte olan ülkeler, Nelson'un düşük düzeyde denge duzağına düşebilirler. Düşük Seviyeli Denge Tuzağı (Low-Level Equilibrium Trap) Richard R. Nelson tarafından geliÅŸtirilmiÅŸtir. Aslında bu olgu pratikte herkesin dikkate aldığı bir olgudur. Nelson bu olgu için teorik çerçeve çizmiÅŸtir;  Bir ülkenin nüfus artış hızı, GSYH da büyüme hızından daha yüksek olursa, bu olgu fert başına geliri sürekli olarak geçimlik düzeye düşmeye zorlar.

Düşük düzey denge tuzağından kurtulabilmek için; ekonomide kaynakların etkin dağılımı sağlanmalı, teknolojik ilerleme ve büyük hacimli yatırımlar artırılmalıdır. Ayrıca, doğum kontrolü ve aile planlaması yapılmalıdır.

Türkiye'de, 1963 yılına kadar nüfus planlaması yapılmamıştır. 1963'te başlayan planlı dönemle birlikte, aile planlaması yapılmıştır. 2000'li yıllarda bu politikadan vazgeçilmiştir. Açıklanmayan ve bilinen gerekçe, nüfusun etnik yapısının, belirli etnik guruplar lehine bozulmasını önlemektir.

Küreselleşme ve siyasi popülizm bütün dünyada yoksulluğu artıran iki temel faktör oldu. Şimdi bir de bunlara pandemi eklendi.

BirleÅŸmiÅŸ Milletler Kalkınma Fonu 2019 Aralık Raporu'nda yer alan  Çok Boyutlu Yoksulluk Endeksi'ne göre hesaplandığında, dünyada yoksul sayısı 1.3 milyardır. Çok boyutlu yoksulluk endeksi, kültür ve eÄŸitim gibi konulara ulaÅŸma olanaklarını da kapsamaktadır. Düşük insani geliÅŸme sahibi ülkelerde tüm eÄŸitim düzeylerinde de boÅŸluklar mevcuttur. Dünyada yaklaşık 262 milyon çocuk ilk veya orta okula gitmiyor ve 5.4 milyon çocuk beÅŸ yaşına kadar yaÅŸamıyor.

Bazı ülkelerin neredeyse tamamı yoksuldur. Söz gelimi rapora göre, Uganda'nın Karamga bölgesinde yoksulluk oranı yüzde 96.3, Güney Sudan'da 91.9, Yemen'de yüzde 47,7 ve Haiti'de yüzde 41.3'tü.

Otokrasinin olduğu ülkelerde yoksulluk bir siyasi projedir. Söz gelimi İran'da, petrol gelirleri mezhep savaşları için harcanıyor. Mollalar arasında bölüşülüyor. Halka da ayda 40 riyal dağıtılıyor. Venezuela'da Maduro, partizanlara para dağıtıyor ve bu yolla halkın üçte birini yanında tutuyor. Böyle yapan despotlar, para dağıtmak yerine aynı para ile yatırım yaparak iş dağıtmış olsalardı, insanlar daha bağımsız ve özgüven sahibi olacaktı ve bağımsız düşünmeye başlayacaklardı. Siyasi tercihlerinde de bağımsız olacaklardı.

Ağırlıklı olarak Orta DoÄŸu'da, Rusya ve müttefiklerinde, bazı Güney Amerika ülkelerinde, siyasi despotlar, diktatörler, krallar ve emirler, insani geliÅŸmenin karşısında yer aldılar. Çünkü aynı diktatörler ve krallar, insanları önce yoksul bırakmak, sonra onlara karın tokluÄŸuna halkın bütçesinden para dağıtmak  ve böylece siyaseten bağımlı partizanlar ve biatçılar yaratmak üstüne bir düzen kurmuÅŸlardır.

Sonuç olarak; siyasette yoksul bırakma stratejisi ile insanlar yoksul kalmaya zorlandı. Çünkü, yoksul ve çaresiz insanların siyasi istismarı daha kolay oluyor.

DİĞER YAZILARI
TÜM YAZILARI
DİĞER YAZARLAR
Gerileme dönemine girdik
Gerileme dönemine girdik
Ahmet GÜRSOY
Gerileme dönemine girdik
Sıkıştın mı ver korkuyu!
Sıkıştın mı ver korkuyu!
Arslan BULUT
Sıkıştın mı ver korkuyu!
'Atatürk' trendi!
'Atatürk' trendi!
Arslan TEKİN
'Atatürk' trendi!
Kapıdaki ölüm ve pervasızlık!..
Kapıdaki ölüm ve pervasızlık!..
Mehmet FARAÇ
Kapıdaki ölüm ve pervasızlık!..
Operasyon çok sonuç yok
Operasyon çok sonuç yok
Murat AĞIREL
Operasyon çok sonuç yok
Asgari ücret zam oranı erken seçim ölçüsü olur
Asgari ücret zam oranı erken seçim ölçüsü olur
Orhan UĞUROĞLU
Asgari ücret zam oranı erken seçim ölçüsü olur
Büyük kriz kimlere yaradı?
Büyük kriz kimlere yaradı?
Remzi ÖZDEMİR
Büyük kriz kimlere yaradı?
Gömelim gel sizi tarihe desek, sığmazsınız!
Gömelim gel sizi tarihe desek, sığmazsınız!
Servet AVCI
Gömelim gel sizi tarihe desek, sığmazsınız!
Türk halkını köleleştirme planı!
Türk halkını köleleştirme planı!
Evren Devrim ZELYUT
Türk halkını köleleştirme planı!