YPG kılık değiştirip IŞİD'e katılıyor...

A+A-
Ahmet TAKAN

Gözlerden kaçtı!..

Trump'ın ABD askerlerinin Suriye'den çekileceğini açıkladığı günlerde Paris'ten tüm dünyaya çok önemli bir uyarı yapılıyordu. İnterpol Genel Sekreteri Jürgen Stock, IŞİD üyesi olmaktan hüküm giyen birçok suçlunun küçük eylemlerden dolayı kısa süreli hapis cezaları aldığına ve dolayısıyla yakında serbest kalacaklarına dikkat çekti ve sonrasında olası bir "IŞİD 2.0" saldırı dalgası yaşanabileceğini söyledi.

ABD askerinin Suriye'den çekilmesini Trump'ın şahsi kararı olduğunu Türkiye'deki al yanaklı, dantelli kefenli, ihaleci tosuncuklara yutturabilirsiniz. Önümüzdeki belediye seçimleri için bu gerekçe elzem olabilir!.. Ancak, IŞİD ve PKK/YPG'nin ABD'nin manivelası olduğunu ve gerektiğinde Türkiye aleyhinde nasıl ortak terör eylemleri gerçekleştirdiklerine dair belgeler devlet kayıtlarında yerini koruyor. O yüzden kararın ABD devlet aklı kararı olmadığına inanan saflardan değiliz!..

Trump, IŞİD ile mücadeleyi Türkiye'ye bırakmış. Öyle mi?..

AKP iktidarının baştan beri zikzaklarla dolu Suriye politikasında Türkiye'yi nasıl yeni bir stratejik çukura düşürdüğünü görmek için önce sahadan elde ettiğimiz son sıcak bilgilere bakalım. TSK, ÖSO güçleri ile birlikte yeni bir harekât için geri sayarken, bölgede görev yapan istihbarat birimlerimizden şu bilgilere ulaştım.

"YPG'den IŞİD'e katılımlar başladı. IŞİD'in adam devşirme, propaganda yöntemleri çok farklı. Kürt nüfusun içinde radikal dinci kesim de var. Bunlardan da devşiriyorlar. Bununa ilgili çalışmalar var, geçenler var. IŞİD güçlenir. Vahşi propaganda yapıyor adamın boğazını kesiyorlar, o ilçedeki herkes onlara biat ediyor."

İstihbarat analiz uzmanları da durumu şöyle değerlendiriyor;

"ABD'nin 'çekiliyorum' demesi, İsrail'in Türkiye'ye aynı anda saldırması Netanyahu'nun 'köyleri bombaladınız' demesi gösteriyor ki oynanan yeni oyunun kartları dağıtılıyor. ABD buradan çıkarken bu bölgenin güvenliği ile Suriye hükümeti ile görüştü, İsrail ve Rusya ile de görüştü, hatta iddia o ki İran ile de görüştü. Görüşmeden 'çekiliyorum' dediği tek ülke Türkiye..."

Tam bu noktada önemli bir soruyu ve de cevabını da hatırlatmak gerekiyor. ABD, Suriye'nin yeniden yapılandırılması görevini kime verdi?.. Talimatla, Suudi Arabistan'a...

Fatura, Türkiye'ye nasıl çıkarılır?

Suriye'de gelişmeleri çok yakından takip eden uzman bir isim de Genelkurmay eski İstihbarat Başkanı emekli Korgeneral İsmail Hakkı Pekin. Trump, Suriye'den asker çekip, IŞİD ile mücadeleyi Türkiye'ye bırakacağını açıklarken, Pekin, şu soruyu gündeme getiriyor; "Bize ne gibi fatura çıkaracaklar? Mesela bunlardan biri DEAŞ ile mücadele konusu. DAEŞ ile mücadele ederken nerelere gireceğiz? Ne kadarlık bir güç kullanacağız? Ne kadar devam edecek bu iş?"

İsmail Hakkı Pekin, ABD'nin büyük planlar için Türkiye'yi yanında bulundurmak istediğine dikkat çekerek, şunları söylüyor;

"ABD, Türkiye-Rusya yakınlaşmasından son derece rahatsız. İran'dan da rahatsız. Şöyle söyleyeyim; İran, Tahran-Bağdat-Şam-Lübnan eksenini canlı tutmaya ve engelsiz olarak Akdeniz'e ulaşmayı hedefliyor. ABD bunu Irak'ta kıramadı. Suriye'de kırmaya çalışmıştı, kıramadı.

ABD, Kürt devleti hedefinden vazgeçmedi. O zaman Türkiye'yi başka alanlarda mı kullanmak isteyecek? Nasıl bir fatura çıkacak onu merak ediyorum. Türkiye'nin Rusya ile iş birliği yapması, Çin'e kayması Amerika'yı çok rahatsız ediyor. Buralarda ne olur? Astana sürecinin sonunu getirebilecek bir girişim olabilir. Herkesi bağlayan ABD'nin oradaki çalışmalarıydı. Özellikle Rusya ve İran için. Onlar için PKK/YPG önemli değildi. Türkiye için önemliydi. Ortak hedef gittikten sonra onların davranışları değişebilir. DAEŞ ile mücadele  farklı bir şeye girebilir.

Bölgede biz kimle karşı karşıya kalacağız? Mesela, Arap olmayan Müslümanlarla, Arap olan Müslümanlar arasında çatışma mı çıkacak?.. O çatışmada biz rol mü alacağız?.. Bizi o çatışmaya doğru mu itiyorlar? Bütün bu soruların cevaplarının verilmesi gerekiyor. Neye hizmet ettiğimiz, Türkiye'nin nereye doğru götürüldüğüne bakmamız gerekiyor. Türkiye'nin gücü yeter. Oraya girer çıkar. Ancak önemli olan girmek çıkmak değil. Önemli olan, girdikten sonra oradaki sürdürülebilirlik. Nereleri alacaksınız? Kimle?.. Anayasanın yazılması falan süreç nereden baksanız 10 sene sürer. Suriye'nin itildiği uçurumdan çıkması için çok büyük gayrete ihtiyacı var. Şimdi bakıyoruz. ABD diyor ki, Suriye'nin yeniden yapılanmasında parayı Suudi Arabistan verecek. Türkiye'yi İran'a karşı kullanmak isteyebilirler. Savaş anlamında değil ama İran'ın Akdeniz'e açılması, Lübnan'la irtibatı falan bu konuda Türkiye'yi kullanabilirler. İran'ın bölgede adamları var, Haşdi Şabi'den Kasım Süleyman'ın özel kuvvetlerine kadar... Milis güçler var İran'ın kontrolünde.. Yarın, bunlar Türkiye ile İran arasında sorun olabilir. Türkiye oraya girdikten sonra... Bunun yeni bir strateji gereği olduğunu değerlendiriyorum. Baktılar Kürtlerle İran'ı durduramayacaklar. Bu konuda Türkiye'yi İran'a Rusya'ya karşı kullanabilirler ya da ilişkilerini bozabilirler. Uzun bir maratona giriyoruz.

Bizi etkileyen çok sayıda etmen var. Bunların bir tanesi, ekonomik kriz. Bölgesel krizler var. Türkiye'nin hassasiyetleri var. Yani, yarın, Türkiye içerisinde bu adamların neler yapacağını bilmiyoruz. Radikal örgütlerin vs. falan... Çok temkinli olmamız lazım.. Türkiye'yi sıkıştırdılar sıkıştırdılar, şimdi taviz koparma peşindeler. Bu taviz, Kıbrıs'ta olabilir, Doğu Akdeniz'de olabilir başka yer de olabilir. Bir anda terör azabilir. Mutlaka Türkiye'nin oraya müdahale etmesi gerekiyor ama onun sonunda bizi nereye çekerler? Ona bakmamız lazım."

Rabbim, Mehmetçiğin yar ve yardımcısı olsun. Her türlü tuzaktan korusun!..

Yazarın Diğer Yazıları