Yunanistan cephesini güçlendirme peşinde

A+A-
Armağan KULOĞLU

Yunanistan, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki hak ve menfaatlerine sahip çıkmasından rahatsız olduğundan karşı hamlelere yönelmiştir. Ancak tek başına bunu önleyemeyeceğini bildiği için AB, ABD, NATO ve bölgede edindiği yeni müttefiklerini de devreye sokarak Ankara'yı zorlamaya çalışmaktadır.

Ayrıca Türkiye'ye yaptırım uygulanması ve askeri olarak kendilerine destek olunması arayışı içindedir. Bazı destekler de almıştır. Ancak bunlar, umduğu ve tasarladığı ölçüde değildir. Yunanistan, Türkiye karşıtı cephede safları sıklaştırmak için çabalarını sürdürmektedir.

En hevesli ülke Fransa

Fransa, Yunanistan'a destek için Doğu Akdeniz'e hemen iki savaş uçağı ve iki fırkateyn göndermiş, onunla Girit açıklarında ortak tatbikat yapmıştır.

Makron, her fırsatta Türkiye'yi eleştirmektedir. Libya'da da karşı cephededir. Irak'ın, Türkiye'nin PKK'ya yönelik harekâtında iki generalinin öldüğü gerekçesiyle Arap ülkelerinden Türkiye'nin durdurulması için istediği desteğe, Arap ülkelerinden önce Fransa'dan destek gelmiştir.

Fransa, İngiltere'ye ait ve İngiltere'ye 150 km., Fransa'ya ise 15 Km. uzaklıkta olan Jarsey ve Guernsey adalarının kıta sahanlığının olamayacağı, kendi kıta sahanlığını ihlal ettiği gerekçesiyle Uluslararası Tahkim Mahkemesi'ne başvurmuştur. Mahkeme, kıta sahanlığı olarak Fransa'yı haklı bulmuştur. Fransa şimdi utanmadan, Türkiye'ye 2 km., Yunanistan ana karasına 580 km. uzaklıktaki Meis adasının kıta sahanlığının Türkiye tarafından ihlal edildiği iddiasına destek vermektedir.

Fransa kendine gelince başka, Türkiye'ye gelince farklı tavır sergilemektedir. Uluslararası hukukta dahi çifte standart peşindedir. Bile bile hak ve hukuka aykırı hareket etmektedir. Türkiye karşıtı olsun da ne olursa olsun anlayışındadır.

AB örgüt olarak Yunanistan'dan yana

AB dışişleri bakanları toplantısından, gerilimin nedeninin Türkiye olduğu anlayışı çıkmıştır. Türkiye'nin davranışlarının tehlikeli olaylara yol açma riskinin olduğu söylenmiştir. AB sözcüsü de faaliyetleri durdurma çağrısı yapmıştır.

Yunanistan ve GKRY ile tam dayanışma içinde olunduğu, AB üyesi devletlerin egemenlik haklarına saygı duyulması gerektiği ifade edilmiş, Türkiye'ye de diyalog önerilmiştir.

Avusturya ve Lüksemburg da ilaveten, olaylardan Türkiye'yi sorumlu tutmuştur.

AB içinde aşırı Türkiye karşıtı ülkeler olmakla birlikte, Türkiye'ye yaptırım uygulanması ve Yunanistan tezlerinin desteklenmesi konusunda net bir görüş birliği de yoktur. Yunanistan ve Türkiye'nin masaya oturup sorunları halletmesi istenmektedir.

Toplantıda Almanya, Yunanistan'a karşı çıkmış, Mısır'la yaptığı anlaşmanın hukuka uygun olmadığını dile getirmiştir. Almanya'nın yeniden diyalog yollarını açmak için teşebbüste bulunması beklenebilir.

 

ABD ve Rusya net değil

ABD'den, Fransa ve Yunanistan'ın Doğu Akdeniz'de gerçekleştirdiği ortak tatbikat için "endişeliyiz" çıkışı gelmiştir. Fransa ve Türkiye'ye "Anlaşmazlıklara bir çözüm bulmaları" çağrısı yapmıştır. ABD, Doğu Akdeniz'deki tansiyonun düşmesini istemekte, NATO'nun varlığını sarsacak bir savaşın çıkmasını arzu etmemektedir. Lozan hilafına Dedeağaç'ta üs imkânı almıştır. Yunanistan'dan yana görünmektedir.

Son zamanlarda Rumların Rusya'yla ilişkileri bozuktur. ABD ve Fransa'nın GKRY'de yer edinmesi ve ABD'nin GKRY'ne yönelik silah ambargosunu kaldırması Rusya'yı rahatsız etmektedir.

ABD ve Rusya, Akdeniz'de üstünlük mücadelesi içindedir. Rusya, çıkarları gereği Türkiye'ye yakın durması gerekirken, bu tavrı ortaya koyamamaktadır. Bunun nedenini bazı konulardaki anlaşmazlıklara bağlamak mümkündür. Azerbaycan-Ermenistan gerilimi, Libya'daki durum, Suriye'deki fikir ayrılığı ve İdlib'teki zoraki birliktelik bunlara örnek olabilir.

Müttefik olmasak da, konu bazında mutabakatlar sağladığımız Rusya'yla, özellikle başlayacak Libya müzakereleri sürecinde, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs konusunda da yeni bir mutabakat neden olmasın?

Uluslararası hukuka göre, haklı olduğumuz konularda taviz verilmemelidir.

Kıta sahanlıklarımıza sahip çıkmaya devam edilmelidir.

Çatışma çıkarsa bunun en fazla 3 gün süreceği bilinciyle süratli davranılmalıdır.

Tarafımızı güçlendirmek için ideolojik yaklaşımlardan ve inattan uzaklaşılmalıdır.

"Değerli yalnızlık" yürümüyor. Her zaman belirttiğim ülkelerle diyaloğa geçerek cephemiz daraltılmalı ve güçlendirmelidir.

Münhasır Ekonomik Bölgelerimiz derhal ilan edilmelidir.

 

  • Yorumlar 3
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır ©
Yeni Çağ Gazetesi

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel: (0212) 452 40 40
Faks: (0212) 452 40 58