19 Haziran 2021 Cumartesi
İstanbul Hava durumu İstanbul 24°C
YAZARLAR
Fatma ÇELİK
Fatma ÇELİK

Zorunlu temel ihtiyacın belirlenme kriteri…

[email protected]
+
Aa
-
11 Mayıs 2021 Salı
Malumunuz, Cumhurbaşkanlığı kararnameleri, Cumhurbaşkanı kararları ve genelgelerle yönetilen bir ülke haline geldik. "Yasa"nın esamesi okunmuyor. Milletin vekilleri, millete vekalet edemiyor. Temel hak ve özgürlüklerimiz, bazen virüsü önleme amacıyla makul bir gerekçeyle bazen virüs bahane edilerek örtülü amaçlar uğruna ama mütemadiyen yanlış usuller tercih edilerek kısıtlanıyor.
Oysa, özgürlüklerimizin ve haklarımızın en büyük garantisi, "yalnızca kanunla sınırlandırılabilir" olmalarıdır.
 
"Zorunlu ihtiyaç" kavramının muğlaklığı
 
Son olarak, yine genelgeyle, marketlerde satışı yapılabilecek ürünlerin sınırlandırılmasına şahit olduk.
Tam da alkol satışına getirilen yasağı eleştirirken, tek dertleri alkol değilmiş gibi görünmek isteyen yönetim, temel hak ve hürriyetlere aykırı bu yasağı kaldırmak yerine, daha da genişletme ve başka ürünlerin de satışını yasaklama, yani hürriyetlerimizi daha da kısıtlama yoluna gitti.
Bunu yaparken de marketlerde "zorunlu temel ihtiyaçlar" dışındaki ürünlerin satışını yasakladı.
Ancak…
Hukukta, Latince "numerus clausus" denilen bir ilke vardır. Yani, sınırlı sayıda ilkesi. Bu ilke, kanun hükmünün belirli ve sınırlı hallerde uygulanacağına dair bir ilkedir ve hukuki belirlilik ve hukuki güvenlik ilkeleriyle ilişkilidir.
Hukuki belirlilik, yapılan hukuki düzenlemenin hem kişiler hem de idarenin geri kalanı açısından tereddüde yol açmayacak şekilde açık, net anlaşılır ve uygulanabilir olması anlamına gelir.
Hukuki güvenlik ise, idarenin eylem ve işlemlerinin önceden öngörülebilir, keyfiyetten uzak olmasını ve sınırları belirli bir takdir alanı içinde düzenleme yapmasını içerir.
Bu iki ilke, bireyi olası keyfiyetlere karşı korur.
Ancak siz, alkol satış yasağını meşru gösterebilmek adına -belli ki- yeteri kadar düşünmeden ve detaylandırmadan, numerus clausus olarak belirtmeden, genel bir ifadeyle zorunlu temel ihtiyaçlar dışındaki ürünlerin satışına yasak getirirseniz; neyin zorunlu ihtiyaç olduğunu belirleme inisiyatifini market yönetimine bırakmış olursunuz. Bu da birbirinden farklı uygulamalarla karşılaşılmasına yol açar ve yasağın ucu, kadın sağlığı için temel hijyen ürünlerinin satışının yasaklanmasına kadar varır.
 
Yasakçı zihniyet
 
Alkol satış yasağıyla ilgili yazımda bu yasakların neden genelgeyle getirilemeyeceğini açıklamıştım. Şimdi bunları tekrar etmeyeceğim ancak son olarak şunu belirtmek isterim:
Anayasaya aykırı davranmayı göze alarak, insanların özel hayatlarına müdahale teşkil eden yasakları getiren bir yönetimle karşı karşıyayız. Üstelik bu yasaklar, usulen de yanlış bir şekilde getiriliyor.
Ayrıştırma ve dışlama üzerine kurulu politikalarla sürdürülen yönetim anlayışı, alkol satışına getirilen yasakla da kendini gösteriyor ve laiklik temelinde başlatılan tartışmayla hükümet kendi seçmen tabanını konsolide etmeye çalışıyor.
Ancak devamında gelen daha sınırlayıcı yasaklamalar gösteriyor ki, yaşam hakkına yönelik her müdahale ve bu konuda verilen her taviz, bir yenisini doğuruyor ve bu yasakçı zihniyetin sopasının ucu, eninde sonunda herkese dokunuyor.
DİĞER YAZILARI
TÜM YAZILARI
DİĞER YAZARLAR
Kaos çıkararak seçimi engellemek!
Kaos çıkararak seçimi engellemek!
Arslan BULUT
Kaos çıkararak seçimi engellemek!
'Türkçü Devlet Adamı'
'Türkçü Devlet Adamı'
Arslan TEKİN
'Türkçü Devlet Adamı'
Organize suç, organize suskunluk!!!
Organize suç, organize suskunluk!!!
Mehmet FARAÇ
Organize suç, organize suskunluk!!!
'Varsayım ile gerçekler yer değiştiremez...'
'Varsayım ile gerçekler yer değiştiremez...'
Murat AĞIREL
'Varsayım ile gerçekler yer değiştiremez...'
Özür dilemesini de bilirim
Özür dilemesini de bilirim
Orhan UĞUROĞLU
Özür dilemesini de bilirim
Sürüklenen Türkiye
Sürüklenen Türkiye
Remzi ÖZDEMİR
Sürüklenen Türkiye
Hâlâ mı ''seminer''
Hâlâ mı ''seminer''
Selcan T. HAMŞİOĞLU
Hâlâ mı ''seminer''
Adâletin kapısı böyle mi aralanmalıydı?
Adâletin kapısı böyle mi aralanmalıydı?
Servet AVCI
Adâletin kapısı böyle mi aralanmalıydı?