Anayasa neden bir kan meselesidir?

A+A-
Arslan BULUT

Tayyip Erdoğan'ın isteğiyle başlatılan "Yeni Anayasa propagandaları" devam ediyor. İktidar gücüyle "Yeni Türkiye Buluşmaları Paneli" gibi toplantılar da düzenleniyor. Gençlerin "Yeni Anayasa" istediğine dair afişler yurdun dört bir yanında göze çarpıyor. Oysa bahsettikleri gençlerden biri bile Anayasa'yı okumamıştır!

Buna karşı gerek Millî Merkez'in gerekse Milli Anayasa Platformu'nun toplantıları da başladı. Tabii arada maddi imkân bakımından çok büyük fark var. Millî toplantılar, herkesin kendi cebinden harcamasıyla düzenlenebiliyor. Millî Anayasa'yı ortadan kaldırmak isteyenler ise kamu imkânlarını kullanıyor. Yani devletin çökertilmesi için devletin parası harcanıyor!

***

Millî Merkez'in İstanbul'daki son toplantısında konuşan Millî Merkez Başkanı Hüsamettin Cindoruk, Türkiye'nin terör tehlikesinin yanında aynı zamanda devleti yönetenlerin de bölücü talepleri ve tespitleriyle karşı karşıya olduğunu belirterek "Başbakan diyor ki; 'bir eski bir de yeni Türkiye var.' Cumhurbaşkanı da bunu teyit ediyor. Yani siyasi tarihimizi, cumhuriyetin anlı şanlı tarihini ikiye bölüyorlar. Bunun sonucu olarak ahali ikiye bölünüyor. Tarihi bölünen bir ülkenin terörle, bölücülerle mücadele etmesi çok zordur" dedi.

Cindoruk, "Ahmet Davutoğlu diyor ki 'Biz anayasayı yazmaya başlıyoruz...' İnsan ürperiyor. Sen, şarkı sözü mü yazıyorsun? 80 milyonluk bir ülkenin anayasasını Davutoğlu Ahmet Bey oturup kendi yazıyor. Hangi güçle, hangi kudretle ve uzlaşmayla?" diye konuştu.

***

"Yeni Türkiye"cilerin son toplantısı ise Antalya'da yapıldı. Toplantıda konuşan AKP Siirt Milletvekili Yasin Aktay, mevcut anayasanın kendilerini mutlu etmediğini söyledi. Anayasanın darbeciler tarafından yapıldığını öne süren Aktay, bu durumun kanlarına dokunduğunu ifade etti. 

Aynı Aktay, bir süre önce Bayburt'ta konferans verirken bir öğrencinin "Bir milletin milliyetçiliğinin ayaklar altına alınması sizce doğru mudur?" sorusuna cevap olarak "Bu ülkede sadece Türkler üzerinden giderseniz bunun masrafı ve maliyeti çok fazladır. Türkiye'yi bölünmenin eşiğine getirirsin. Türkiye'de yaşayan diğer insanları bu şekilde memnun edemezsiniz. Diğer insanları kendine karşı kışkırtmış olursun. Onun için vatandaşlık bağına dayalı yeni bir millet tanımı yapmak çok önemli. Milletin içeriği, muhtevası, tanımı siyasiler tarafından yapılmış sonuçta. Sana demişler ki, 'Sen Türk'sün'. Ne demek Türklük? İşte Orta Asya'dan gelmişsin. Bir bakıyorsun, kaçımızın dedesi Orta Asya'dan gelmiş? Bir sor bakayım gerçekten. Var mı böyle bir şey? Türk nedir mesela? İsmet Özel'in çok ilginç, çok güzel tahlilleri vardır. Türk dediğin bir sentezdir zaten. Türk diye bir ırk yok" demişti.

Aktay, tepkiler üzerine de "Benden Türk düşmanı olmaz. Türk'üm ben. Türk halkı ve Türk milleti ırka dayalı bir millet değildir diye anlatıyorum. Alıntıyı İsmet Özel'den yapıyorum" diye savunma yapmıştı.

Aktay, yine "Eğer siz sadece bir ırka indirgerseniz, Misak-ı Millî sınırları size geniş, fazla gelir. Türk milletini eski özüne, Osmanlı'daki özüne dönüştürürseniz, bugünkü Osmanlı toprakları bile size dar gelmeye başlar" demişti.

Yani asıl rahatsızlıklarının Türk Milleti tanımından veya milletin adının Türk olmasından kaynaklandığını itiraf etmişti.

***

1961 Anayasası'nda da 1924 Anayasası'nda da millet tanımı aynıydı. Bu itibarla, "Yeni Türkiye"cilerin asıl kanına dokunanın, Anayasayı darbecilerin yaptırmış olması değil Anayasa'daki Türk milleti tanımı olduğu anlaşılıyor. Madem bu bir kan meselesidir; Türk Milleti, kendi kimliğini değiştirmek isteyen bu siyasete, elbette "dur" diyecektir.

  • Yorumlar 10
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları