Askerin siyasileşmesi felaket demektir

A+A-
Özcan YENİÇERİ

               AKP'nin on altı yıllık iktidarında siyasetin sokulmadığı hiçbir alan kalmamıştır. Okula, camiye, adliye sarayına, kışlaya siyaset girmiştir. Siyasi partili yargı mensupları, siyasi partili okullar, siyasi partili rektörler, siyasi partili imamlar, siyasi partili valiler bütün haşmetiyle icra-i sanat eder haldedir.

                Türkiye'nin Cumhurbaşkanı aynı zamanda bir siyasi partinin genel başkanıdır.

                Türkiye'de hiçbir makam milletin tamamını temsil etmemektedir. Devletin memuru AKP iktidarıyla birlikte partinin memuruyla yer değiştirmiştir.

                Türkiye'de yargı mensupları çay toplar, generaller siyasi parti toplantılarına alkışla iştirak eder, imamlar camilerde bir partiye oy vermeyi ya da vermemeyi imanla izah eder hale gelmiştir.

                Türkiye Cumhuriyeti devleti parti devletine dönüşmüştür.

                Apolet konusu!

                Apolet sökme tartışmaları, altında çok ciddi sıkıntılar barındıran bir rejim sorunudur.

                Yasalar açıkça "ordu mensupları siyasi parti faaliyetlerine katılamazlar" der.

                Seçim sathi mailine girildiği bir zamanda bir generalin kim olursa olsun bir siyasinin toplantısına iştirak etmesi hem yanlış hem de yasa dışıdır.

                Bir siyasinin toplantısında siyasi rakibini eleştirmesi sırasında bir generalin ona alkış tutması ise yanlış üstüne yanlış yapmaktır.

                Cumhur İttifakı'nın Cumhurbaşkanı adayı partili Recep Tayyip Erdoğan, verdiği iftar yemeği sırasında konuşuyor. Bu konuşmasında CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce'yi alaya alarak eleştiriyor. Bunun üzerine 2. ordu komutanı Korgeneral İsmail Metin Temel de bu sözleri alkışlıyor. Bu alkış olayı üzerine Muharrem İnce, cumhurbaşkanı olduğunda yasalara uymayan, iktidar şakşakçılığı yapan generalin apoletini sökeceğini yani görevden alacağını söylüyor.

                Askerin Türk Milletinin askeri olduğu, buna gölge düşürecek davranış ve yaklaşımlardan herkesten çok askerin kaçınması gerektiği sağduyu sahibi herkesin savunacağı husus olması gerekirken tam tersi yapılıyor.  

                Ergenekon/Balyoz davası sırasında FETÖ/CIA ile birlikte Türk Ordusunun seçkin subayları kumpaslarla içeri tıkılır, apoletleri sökülürken bunu alkışlayanlar şimdi apolet savunucusu kesildiler.

                Akıl sağlığı yerinde olan herkesin kışlaya, okula, camiye, adalet sarayına siyaset sokulmamasını savunacak yerde iktidar beslemeleri tam tersini yapıyor.

                Bu durum bütün kurumlar gibi askerin de partili hale geldiğinin açık görüntüsüdür. Askerin siyasileşmesi demek bir millete ait olanın bir fırkaya bir partiye indirgenmesi demektir. Milletin askerinin partinin askerine, milletin devletinin partinin devletine dönüşmesi facia ötesi bir durumdur.

                Balkan Harbi askerin siyasileşmesinin sonucudur!

Kışlaya siyasetin girmesinin Türk Milletine neleri kaybettirdiğini tarihten haberi olanlar çok iyi bilir.

Balkan Savaşı Türk tarihinin en utanç verici yenilgisidir, bu yenilgi askerin siyasete karışması ve siyaseti konsolide etmesiyle yaşanmıştır.

Mustafa Kemal 1908 yılında Selanik'te siyasete batmış İttihatçıların kongresinde şunları söylemişti: "Ufukta tehlike bulutları görüyorum. Ordunun siyasete karışması işi artık bitmelidir. Asker kışlasına, siyasetçi siyaset sahnesine dönmezse, her şey mahvolur". Nitekim her şey üç sene sonra Balkan Savaşı patladığında mahvolacaktır.

İttihat ve Terakki'nin iktidara geldikten sonra partizanlık yapması ve orduyu siyasetin içine çekmesi sonucunda, Rumeli'deki son topraklar da elimizden çıkmıştı. Orduya siyaset karışmasının en acı örneği ise, Balkan Savaşları'nda yaşanmıştı.

Öyle ki dönemin Avrupalı askeri ve diplomatik çevreleri bile normal şartlarda Balkan devletlerinin Balkan Savaşı sırasında Türk ordusunu yenmelerine mantıken imkân tanımazken, Türk ordusu çıkan savaşta bu devletler karşısında umulmadık bir hezimet yaşamıştır. Ne yazık ki o zaman Balkan devletlerine karşı, askerin içine düştüğü ya da düşürüldüğü politika bataklığı yüzünden ortada direnebilecek bir ordu kalmamıştı.

Türk Milleti, askerin siyasete karışması sonucunda yalnız muharebeler ve savaş değil bugünkü Türkiye'den çok daha büyük bir vatan toprağını kaybetmiştir.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları