Avrupa’da soykırım sesleri...

Kürşad ZORLU

Avrupa Parlamentosu (AP) Mart ayında Strazburg’da önemli bir toplantı gerçekleştirerek  “Dünyada İnsan Haklarının Durumu ve AB’nin Bu Konudaki Politikası” başlıklı bir rapor hazırladı. Raporun karar metninde yer alan bazı önemli ifadeler Türkiye’yi yakından ilgilendiriyor. Buna göre söz konusu raporun 77. maddesinde  “Ermeni soykırımının 100. yılında, AB üyesi ülkeler tarafından tanınması ve kabulünün tavsiyesi”  şeklinde açık bir hüküm yer alıyor. Bakıldığında sözde iddialar genellikle 24 Nisan yaklaşırken ya da ülkelerin iç siyasetinde kritik sayılan seçim dönemlerinde gündeme geliyor. Üstelik bu adımlara zemin hazırlayan Ermeni diasporası en rahat çalışma ortamını ABD dışında, AB ülkelerinde ve özellikle Fransa’da buluyor. Bugüne kadar 28 AB ülkesinden 11’inin 1915 yılında meydana gelen olayları “soykırım”  olarak tanıdığı dikkate alınırsa yeni dönemde bu sayının artması sürpriz olmayacak.
İlk denemeleri değil
Türkiye 12 Eylül darbesinin ardından sivil yönetimin gücünü artırmasıyla birlikte 14 Nisan 1987 tarihinde AB’ye tam üyelik başvurusunda bulundu. Bunun üzerine 18 Haziran 1987’de Avrupa Parlamentosu,  “Ermeni Sorununun Siyasi Çözümü” başlıklı bir tavsiye kararı aldı. Kararda 1915-1917 dönemindeki olaylar, 1948 BM Sözleşmesi’ne göre “soykırım”  olarak adlandırıldı ve Türkiye’nin tam üyelik sürecinde 1915 olaylarını tanıması gerektiği ortaya konuldu. Zaten ilgili komisyon, 18 Aralık 1989’da Türkiye’nin başvurusu hakkında  “kendi iç bütünleşmesini tamamlamadan Birliğin yeni bir üyeyi kabul edemeyeceğini”  belirtmişti. Aynı şekilde Avrupa Parlamentosu 28 Şubat 2002’de kabul ettiği kararda 1987 yılındaki karara atıf yapılarak,  “Türkiye’ye uzlaşma temeli oluşturması” çağrısında bulunmuş ve 2005 tarihli bir başka kararında da  “Türkiye’ye Ermeni iddialarını tanımasının Avrupa Birliği’ne girebilmenin ön şartı olduğu” ifadesine yer vermişti. Bu gelişmelerle birlikte 1 Ocak 1996 ’da Türkiye ve AB arasında Gümrük Birliği anlaşması yürürlüğe girmiş, 1999 Helsinki zirvesinde adaylığı ve 8 Mart 2001’de Katılım Ortaklığı Belgesi onaylanmıştır. Süreç içerisinde 4 kez revize edilen bu belge 3 Ekim 2005’te tam üyelik yönündeki müzakerelerin başlamasıyla sonuçlanmıştır.
Asıl hedef Mayıs mı?
Türkiye’nin müzakerelere başladığı 2005 yılından bu yana hazırlanan raporlarda soykırım konusunda zorlayıcı ifadeler bazı raportörlerin direnişiyle engellenmişti. Eğer 15 Nisan’da karar metnindeki ifadeler onaylanacak olursa diaspora ve onun kolları hazırlanacak Türkiye raporunda da benzer bir yaklaşımın yer alması için uğraşacak. Gerçi Türkiye’den giden milletvekillerine çıkacak kararın Mayıs’taki raporu etkilemeyeceği taahhüt edilmişse de 15 Nisan’da, sözde  “soykırım” iddialarının 100. yılında diasporaya destek vermek amacıyla AP’de yapılacak oylamanın ilk fırsatta yan etkilerinin olacağını öngörebilmek mümkün
Türkiye’nin çabası...
Oylama öncesinde TBMM’de grubu bulunan 3 parti temsilcisi (AK Parti milletvekilleri Afif Demirkıran, Seyit Sertçelik, CHP Milletvekili Faruk Loğoğlu ve MHP Milletvekili Yusuf Halaçoğlu) AP nezdinde girişimlerde bulunarak karşı tezlerini anlatmaya çalıştılar. Bu konuda MHP Milletvekili Yusuf Halaçoğlu ile kısa bir görüşme yaptık. Halaçoğlu görüşmelerde Yeşiller Grubu dışında hemen hemen ön yargılı kimsenin olmadığını ve böyle bir karar alınması durumunda Türkiye olarak görüşecek bir şey kalmayacağını ilgili parlamenterlere aktardıklarını söyledi ve hatta  “Siz gerçekten Yeşil misiniz? Öyle olsanız çevreyle, barışla ilgilenirdiniz”  dediğini de belirtti. Ayrıca Türkiye tarafının öteden beri bu meselede parlamentoların bağlayıcı kararlar almaması ve bunun Türkiye-Ermenistan ilişkilerine zarar verebileceği yönündeki tezini de ilettiklerini ifade etti. Öyle görülüyor ki onaylanması muhtemel metinde suçlayıcı ve abartılı ifadelerin yer almamasına dönük adımlar atılmış. Şimdi gözler 15 Nisan’da yapılacak oylamada. Bakalım AB’nin çifte standartlı tutumunda bir değişme olacak mı?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş