Bir 'Ülkücü Reis'in yüreğiyle gelişen Tarsus...

A+A-
Servet KABAKLI

Benim azîz gönüldaşlarım, geçen Perşembe’yi Cuma’ya bağlayan geceyi Tarsus’ta geçirdim. En son 15 yıl önce, 150 bin nüfusuyla, ancak büyük bir bölümünü tamamen gecekondulaşmış olarak gördüğüm Tarsus’ta bu defa toplam 18 saat kaldım ancak karşımda asîl bir mâzîden ışıklı geleceğe yürüyen 300 bin nüfuslu tarihî ve son derece modern bir şehir, özellikle Türk dünyasını kucaklayan bambaşka bir dünya buldum... Bugün sizlere eşsiz bir idarecinin Ülküdaşımız Burhanettin Kocamaz’ın, sarsılmaz bir iman ve tükenmek bilmeyen hizmet aşkıyla, mesai arkadaşları ile birlikte el ele gönül gönüle vererek gergef misali dokuyup modern bir şehir haline getirdiği Tarsus intibalarımı anlatacağım...
Tarsus’a gidiş sebebim, Tarsus Belediyesi’nin yıl içine yaydığı birçok kültür faaliyetinden biri olan “Uluslar arası (Türk Dünyası) 6. Karacaoğlan Şelale Şiir Akşamları” için Belediye Başkanı dostumuz Burhanettin Kocamaz’ın yaptığı davete 1 akşamlığına da olsa icabet etmekti.
Perşembe günü öğlen saatlerinde indiğimiz Adana Havaalanı’nda hava da sıcaktı karşılama da... Kabaklı hocamızın Çapa Yüksek Öğretmen Okulu’ndan talebesi olan yörenin “abide hocalarınından” 70’inci yaşının baharındaki “kocakurt” Kudret Ünal, yıllardır görmediği kardeşine, evladına kavuşmuşçasına kucakladı beni. Beraberinde Tarsus Belediyesi’nin aracını kullanan, devamlı okuyucum olan bir başka gönüldaşımız Mahmut Kelek kardeşim vardı. Ülküdaş sohbeti ile çabucak geçen yarım saatten sonra Tarsus’a vardık ve kalacağımız otele yerleştikten sonra Kocamaz Başkan’ın “fahrî” Kültür Müşâviri Kudret hocamız rehberliğinde 2 saatlik bir Tarsus turu yaptık.

Eshab-ı Kehf, Osmanlı   ve Nusrat...

İlk durağımız Eshab-ı Kehf Mağarası’ydı... Kur’an-ı Kerim’de Kehf suresinde işaret edilen ve halk arasında “yedi uyurlar” olarak efsaneleşen, zulümden sakınarak bir mağaraya köpekleri Kıtmir’le beraber sığınan ve 300 küsur yıl sonra uyanan gençleri duymayanınız yoktur... İşte Eshab-ı Kehf’in sığındığı mağaranın, Tarsus’a 12 kilometre mesafede, 1800’lü yıllarda Sultan Abdülaziz Han tarafından yanı başına bir cami yaptırılan bu mağara olduğu, bir çok ilim adamınca da kabul ediliyor. Başkan Kocamaz, Eshab-ı Kehf Mağarası’nın çevresini düzenletip, yemyeşil mesire yeri haline getirmiş. Hıdırellez Şenlikleri de her yıl artık burada yapılıyormuş... Ardından rölyefler ve abidelerle süslenmiş ve kitabeleri bizzat “kalem ve kelâm sahibi” Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz tarafından yazılmış olan Osmanlı Parkı’nı gezdik. Ziyaret edenlerin gönüllerini, şanlı tarihimizle, Türk İslâm felsefesiyle buhurdan misali coşturan bu muhteşem Osmanlı Parkı’nın Tarsus’un dış mahallelerinden birine, gecekondu önleme bölgesine yapılmasını bazı Tarsuslular yadırgamışlar. Ancak bu park inşa edildiği semti de kısa zamanda câzibe merkezi haline getirmiş. Ertuğrul Gâzî ve Osman Gâzî abidelerinin yanında, Hz. Fatih, Hz. Yavuz ve Hz. Kanunî rölyefleri ve Oğuz boylarının âlemlerinin şekillendirdiği anıt da görülmeye değer...
Ve Nusrat Mayın Gemisi... “Vatan’ın bağrına düşman hançerinin dayandığı o kara günlerde” Tophaneli Hakkı bey komutasında, Çanakkale Boğazı’nın Karanlık Limanı’nı mayınlayan, “Çanakkale’nin geçilmezliğine” ilk hizmet mührünü vuran o kahraman, o gâzî gemi... Nusrat Mayın Gemisi, ordu hizmetinden terhis edildikten sonra, uzun yıllar boyunca Mersin - Beyrut arasında kuru yük gemisi olarak çalıştırılmış ve çürümeye terk edildiği Mersin Limanı’nda 1990 yılında batmış. Bir grup gönüllü tarafından çıkarıldıktan sonra mzüe yapılmak üzere Kültür Bakanlığı’na devr edilmiş. Ancak tahsisat yokluğundan dolayı jilet yapılmak çin satılmak üzere parçalanmaya başlanmış ki imdada Tarsus Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz yetişmiş. Türk Milleti adına Nusrat Mayın Gemisi’ne yeniden sahip çıkılmış, misaline az raslanır bir vefa örneği sergilenmiş. Nusrat Mayın Gemisi parçalar halinde tırlara yüklenerek Tarsus’a taşınmış, Genel Kurmay Başkanlığı arşivinden alınan destekle, onarılmış ve Adana - Mersin karayolu üzerinde yapılan Çanakkale Parkı’ndaki havuza “müze gemi” olarak yerleştirilmiş. Bu parkta ayrıca Osmanlı’ya ait bütün vatan diyarlarından gelerek Çanakkale’de şehit düşmüş Mehmetçiklere ait temsili bir Çanakkale Şehitliği ile Çanakkale’den getirilmiş eşyalarla donatılmış ve Yüzbaşı İsmail Hakkı bey adına bir müze de bulunuyor. Parkın bir köşesine yerleştirilmiş Seyit Onbaşı Abidesi de “Dur yolcu!.. diye haykırıyor gelip geçenlere!..
Dostlarım, benim gözyaşımla terim Tarsus’taki Çanakkale Parkı’nı gezinceye kadar, sadece bir yerde, Harem-i Şerif’te Kâbe-i Muazzama’yı tavaf ederken biri birine karışmıştı. Ziyaretçilerine 250 bin şehit verdiğimiz o şanlı Çanakkale Savunması’nı, tarihin derinliklerine seyahat ettirircesine yaşatan Nusrat Mayın Gemisi’ni gezerken, alnımdan akan terlerle gözyaşlarım yanaklarımdan birlikte süzüldü...
Roma’dan Selçuklu’ya ve Osmanlı’ya birçok tarihi eseri sinesinde barındıran, yepyeni park ve caddelerle gelişen altyapısını alt ve üst yapısıyla pırıl pırıl Tarsus’ta gördüğüm diğer güzellik ve hizmetleri tek tek yazmaya yerim müsait değil...

Karacoğlan Şiir Akşamları

Tarsus çevresinden, Türkiye’nin ve Türk Dünyası’nın “yedi iklim - dört bucağından” gelen biri birinden ünlü şairlerin, Hakk ve halk aşıklarının iştirakiyle, 5 - 8 Eylül tarihleri arasında, Tarsus Şelalesi, Karacaoğlan Piknik Alanı’nda 4 akşam devam eden bu “şiir bayramı”nın 6 Eylül akşamında duygu dolu saatler yaşadık. Tarsus İle Azerbaycan’ın Başkenti Bakû’nun merkez ilçelerinden Hatai, bu gecede   “kardeş şehir” olduklarını ilan ettiler. Yaşayan en büyük şairlerimizden biri ve “Halk Aşıklarının Babası” olan Feyzi Halıcı’ya “Onur”, Şair ve halk Edebiyatı Araştırmacısı Ahmet Özdemir’e “Araştırma” ödülleri Tarsus Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz tarafından takdîm edildi. İşte bu güzel gecede, Ahmet Kabaklı tarafından kurulan ve 407’inci sayısına ulaşmayı başaran “Milli Sanatımızın Sesi” Türk Edebiyatı Dergimiz için verilen “özel ödülü”de Türk Edebiyatı Vakfımız adına  “Kocamaz Reis”in elinden alma mutluluğunu yaşadım.
Ve bir “Ülkücü Reis”in yüreğinde gelişen Tarsus’tan, yüreğimin yarısını bırakarak ayrıldım... 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları