Che Guevara'dan niçin rahatsızlar?

Arslan BULUT

Bütün dünyada solun bayrak adamı olan Ernesto Che Guevara'nın 39 yıllık hayatı Amerikan emperyalizmine karşı mücadele ile geçmiştir. Hayatını da bu yolda kaybetmiştir. AKP'nin kurucuları ise küresel kapitalizmin ve emperyalizmin beyni durumundaki CFR ve ADL adlı kuruluşların ve CIA'nın desteğini alarak Türkiye'de iktidar olmuş ve 2004 yılında 22 İslam ülkesinde haritanın değişmesini öngören Büyük Ortadoğu Projesi'nin eş başkanlığını üstlenmiştir!

Dolayısıyla, İsmail Kahraman'ın Che Guevara'ya "katil" demesi, ömrü boyunca bulunduğu siyasi duruşun getirdiği şartlanmışlığın neticesidir.

***

Che Guevara ise şöyle diyordu:

"Emperyalizmin bir dünya sistemi olduğunu, kapitalizmin son aşaması olduğunu aklımızdan çıkarmamalıyız ve o, dünya çapında yenilgiye uğratılmak zorundadır. Bu mücadelenin stratejik sonu, emperyalizmin yıkılması olacaktır. Bize, bu dünyanın sömürülenlerine ve az gelişmişlerine düşen pay, emperyalizmin temellerini ortadan kaldırmaktır: Biz ezilen uluslar, onlara sermaye, hammadde, teknisyen ve ucuz emek vererek ve onlardan yeni egemenlik araçları olan yeni sermaye, silah ve her çeşit materyal alarak mutlak bir bağımlılık içine sürüklenmekteyiz. 

Emperyalizmin yıkılması hedeflenirken, onun başını kimin çektiği kesinlikle belirlenmek zorundadır. Bu, ABD'den başkası değildir.

Zafer umutlarımızı şöyle özetleyelim: Emperyalizmi, en sağlam siperi olan ABD tarafından yürütülen baskıyı bertaraf ederek, topyekûn yok etmek. Taktik yöntem olarak, düşmanın kendi varoluş temellerinden, yani kendine bağlı bölgelerden sökülerek, kendi bölgelerinin dışında bir zorlu savaşa sokularak, tek tek ya da gruplar halinde halkların tedrici kurtuluşunu sağlamak.

Bizim her eylemimiz emperyalizme karşı bir savaş çağrısı ve insanlığın en büyük düşmanı ABD'ye karşı halkların birliği için bir savaş marşıdır.

Ölüm, nereden ve nasıl gelirse gelsin, savaş sloganlarımız kulaktan kulağa yayılacaksa ve silâhlarımız elden ele geçecekse ve başkaları yeni savaş ve zafer naralarıyla ve de mitralyöz sesleriyle cenazelerimize ağıt yakacaksa, hoş geldi, safa geldi." (27.08.2007, Erdoğan'a Che Guevara tişörtü giydirmek! - Arslan BULUT)

Gençliği, ABD'nin Yeşil Kuşak projesine hizmetle geçenler, bu sözleri anlayamaz!

***

Fakat şu bir gerçek ki, Fidel Castro da Che Guevara da Atatürk'ü örnek almıştı. Araştırmacı Dursun Özden, "1967 yılında Bolivya'da öldürüldüğünde Che Guevara'nın sırt çantasından; Atatürk'ün Büyük Nutuk'u çıkmıştır" bilgisini Türk kamuoyuna ilk sunduğunda, kimse inanamamıştı! Ancak Fidel Castro'nun, 12 Mayıs 1961 tarihinde Havana'da görevli genç Türk diplomatı Bilal Şimşir'den Nutuk'u istediği ortaya çıktı. Castro, Nutuk'u okuduktan sonra Che Guevara'ya vermişti. Öldürüldüğünde sırt çantasından çıkan kitap, o kitaptı! Diğer kitaplar, Nazım Hikmet'in "Kuvayı Milliye Destanı" ve bir şiir antolojisi idi.

Zaten Castro, İstanbul'daki Habitat toplantısında "Asıl devrimci Mustafa Kemal Atatürk'tür. Ben bir devrim yaptım, ama O'nun yaptıklarını asla başaramazdım. Sakın kendinize başka esin kaynağı aramayın" dememiş miydi?

Castro, ayrıca Dursun Özden'e de "Atatürk varken, Türk gençleri neden kendilerine başka önder arıyor? Atatürk, 1919'da Anadolu'dan düşmanları kovmak için Bandırma Gemisi'yle Samsun'a çıktı. Ve anti-emperyalist bir savaş verdi ve zafere erişti. Biz, Atatürk'ün bu devrimci savaşından etkilendik-esinlendik ve tam 40 yıl sonra, 1959'da Granma Gemisi'yle Havana'ya çıktık. Ülkemizden emperyalistleri ve iş birlikçisi faşist Batista rejimini kovmak için... Biz de zafere eriştik. Bizim ve tüm mazlum halkların esin kaynağıdır Kemal Atatürk... Atatürk'ün kıymetini bilin ve kendinize başka önder, yol ve yordam aramayın..." dememiş miydi?

Atatürk'ü sevmeyenler, onu örnek alanları da karalar elbette.

  • Yorumlar 26
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Günün Karikatürü
    Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş