Çocukluk güzel ama çabuk bitiyor

A+A-
Gülay Tunçel

Kalabalığı görmeniz lazım. Mutluluktan havalara uçan çocukların neşesi dünyalara bedel.

Hepsi hayattan bihaber masumiyetleriyle eğlencenin tadını çıkarıyorlar.

Çocuklarımızın en sevdikleri eğlence mekanlarından lunaparktayım...

Çığlık çığlığa oyun aletlerinin birinden inerek bir diğerine koşturuyorlar.

Gondol, çarpışan araba, zıp zıp denilen havaya uçan oyun aletleri, crazy dance, kamikaze, dönme dolap mı?.. Ne arasanız çocukların dünyasına hitap ediyor.

Çocuklar mutlu olunca aileler de çok keyifli.

Lunaparkta fiyatlar nedir diye merak ettim... Jeton satış noktasına yaklaşınca gördüm ki; jetonun tanesi 5 TL olarak sabitlenmiş. Kaç tane alırsanız alın fiyatı değişmiyor. Yani 5 veya 10 jeton alımında indirim beklemeyin!

Kiralık bisikletlere gelince de yarım saati 15 TL, çifli 20 TL'den çocuklara sunuluyor.

Tabii her bütçeye uyar mı, uymaz mı diye gözlemlerken, aileler çocuklarına yeter, olmaz, hayır diyecekler mi, diye baktığımda herkes belli ki hazırlıklı gelmiş. Burada çocukların sözünün geçtiği bir gerçek..

Çoğunluk çocuk grubu tek jetonla başlayıp devamı getiriyorlar. Anne, baba, dede, nine ya da yakınlarını kafaya alarak, duygusala bağlayarak bir eğlence gününe en az yemekleri dahil (tatlısı, dondurması, çekirdeği, içeceği derken) kişi başı 100-150 TL. bırakıyorlar.

Ailelerin hayır deme şansı yok, gün onların günü doyasıya eğlensinler çocukluk çok hızlı geçiyor.. Bugünler geri gelmeyeceği için güzel anıların tadını doya doya çıkarsınlar. Zaten şimdiki çocuklar teknoloji çağı bireyleri.. Her şeyden haberdarlar, dediğim dedik.. Nerede ne var hepsinden haberdarlar. Daha çocuk yaşta benim dediğim olacak tarzlarını koyuveriyorlar.

Şimdiki melekler çok farklı bizim dönemimize göre kıyasladığımızda çocukluğumuzu... Nerdeee bizim çocukluk dönemimiz diyorum... Dönemin şartları çocukların huyunu suyunu da değiştiriyor..

Hepsi birbirinden çok kıymetli ve şekerler.. Oyun parkurlarında kuyruklar oluşmuş her oyun aletinin başında heyecanlı bekleyişlerini görmeniz lazım.

Sanki dünyayı kurtarırcasına şen ve mutlular.

 

Kim bilir içlerinde geleceğin doktor, avukat, mühendis, paşa, aşçı, öğretmen, terzisi, kuaförü, turizmcisi daha adını sıralayamadığım birçok meslek grubundan çocuklarımız yaşının tadını çıkarıyor.

Hele o kalabalığın içinde lunaparkta yerini alan ailesinin göz bebeği yaşam kaynağı olan engelli meleğimizin belki yaşıtları gibi koşup oynayamasa bile hepsinden çok mutlu olduğunu görmenizi isterdim.   Dünyalara bedeldi...

Değmeyin keyiflerine bütün çocuklarımız hep gülsün. Mutlu olsunlar tüm kalbimle dua ediyorum.

Bu grup şanslı çocuklar diye içimden geçiyor..

Diğer taraftan savaştan kaçan çocuklarımız, küçük yaşta kağıt toplayanı,  tarlaya gideni, çobanlık yapanı, şartlardan dolayı ya da geçim sıkıntısı çeken ailelerine destek, ya da aileleri tarafından okuma şansı ellerinden alınarak eğitime ara vermek zorunda kalan küçükler, çalışma hayatına yönlendirilenler, babası, annesi küçük yaştayken ölenler, şehit olanlar vs.. Acaba onlar şu anda ne yapıyorlar?.. Eğlenen çocuklar gibi rahatlar mı, huzurlular mı?.. Şu an bulundukları ortamda istedikleri gibi şımarma hakları var mı?.. Çocuk oldukları hissettiriliyor mu? Yaşam mücadelesinde, maddi, manevi özgürler mi?.. Çocukken büyük olma büyük gibi düşünmek zorunda kalanlar vs..

Bir anda hepsi aklıma düşüveriyor.

Umarım hepsinin evinde her şey yolundadır..

Hayatın içinde gerçekler işte..

Acıda ve sevinçte...

Doğarken eşitiz..

 Doğduktan sonra hayatın içinde bizleri neler bekliyor bilmiyoruz...

Bütün çocuklarımızın çocuk gibi yaşaması dileğiyle söylene söylene kalabalığın içinde dolaşırken, üst üste farklı numaralardan arayan arayana. Eş, dost, akraba, arkadaşlarım hayırdır inşallah diyorum.. Meğer heyecanla beklenen çocuklarımızın gelecekleri açıklanmış. Üniversite için tercih sonuçlarına göre çocuklarının güzel haberlerini paylaşıyorlar. 

Çok güzel sınav sonuçlarıyla en iyi üniversiteleri kazandıklarını ailelerinden öğreniyorum.

Tabii bunların içinde istedikleri hedefe ulaşamayan, bir yıl bekleyeceğim gitmeyeceğim puanımı beğenmedim, ya da üniversiteli olmak için kayıt yaptıracağım diyenler de var.

Öğrencilikten bilirim. Sınava giriş stres, sonucunu beklemek ayrı stres..  Beklerken sonuçları günler saatler geçmez... Acaba ne çıkacak, tahminlerim istediğim hedefe ulaştırabilir mi diye ben de çok heyecanlanırdım... Eğitim tercihleri yaparken gençlere tavsiyem; etki altında kalmadan sevdikleri  istedikleri meslekleri okuyunuz.  

Uzmanlardan dinliyoruz. Tepe yönetim dışında ara elemanlara da çok ihtiyaç var. Unutmayınız gençler, hayat bir sınavdan ibaret değil...

Meslek liselerinde başlayan çok güzel branşlar da var. Hem de mezun olduktan sonra iş bulabilir miyim kaygısı da yok.

Lisede meslek okulları destekliyorum. Üstüne üniversiteyi de kazanırsanız işte sana iki altın meslek diyorum.

Biri olmazsa biri garanti.

Her yaşın güzelliğini, zorluk çekmeden, rahatlığıyla geçirmeniz dileğiyle.

İyi pazarlar.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları