Demirel'in Adamları

Murat Yetkin'in gazetecilik başarısı küllenen gerçekleri ortaya döktü. Türk Dünyası ekseninde yapılan turun hedefinde Putin'in gönlünü alma vardı. Sonuçta çok arzuladığı "yazılı özür" kendisine ulaştırıldı. Olayın birkaç ismin etrafında oluşması yakın tarihimizi bilenler için sürpriz değil. Kazakistan lideri Nursultan Nazarbayev, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev Jr. ve eski bakanlardan Cavit Çağlar -aslında oluşumun fikir babası- halk tabiriyle işi kotardılar. Dramatik olan, üç isim de Süleyman Demirel'in çok yakını. Merhum yaşadığı sürece köklerimizle ilişkiyi daima sıcak tutmuştur. Dilimizi konuşanlarca her zaman Ağabey saygısı gördü. Çağlar'ı ise kendi oğlu gibi severdi. Demirel'in Başbakan olduğu seçimde Cavit Çağlar'ın Mercedes'inin üstünü kestirip halkı selamlayacak hale getirmesi sırasında bana söylediği lafı ilk defa açıklıyorum; "Ya bu seçimde iktidar oluruz. Ya da dükkânı ebediyen kapatırız."

Sonuçta sandıktan DYP birinci parti olarak çıktı. İnönü'nün omuz verdiği koalisyonla Demirel Başbakan oldu. Turgut Özal'ın vefatıyla Cumhurbaşkanlığı makamına uzandı. Aradan bunca yıl geçmesine rağmen "Demirel sevgisi" yaşamakta. Öncelikle Türk Cumhuriyetlerinde. Kimilerinin ümmet şuurunu yaşatmaya çalıştığı Türkiye'de en büyük miras bu olsa gerek.

...

Acaba birileri çıkıp Sayın Erdoğan'a Demirel gerçeğini hatırlatma cesaretini bulabilir mi? Söyleyemeyeceklerini biz yazalım. "Yeşil Kart"ın mucidi Prof. Dr. Mehmet Haberal için CHP'den milletvekilliği ricasında bulunmasından sonra Erdoğan'ın söyledikleri hâlâ kulaklarımızda; "Otur oturduğun yerde". Siyasi mevta muamelesini asla unutamıyorum. Gün geldi Süleyman Baba'nın açtığı yoldan onun adamlarıyla yürümek zorunda kaldı. Sayın Cumhurbaşkanımızdan talebimiz İslamköy'deki Anıt Mezar'ı ziyaret etmesi. Bunu yapmayacağını bildiğimiz için en azından Kur'an okuyarak ruhunu muazzez etmesi.

Asıl gerçek

St. Petersburg ziyareti her anlamda zordu. Ama mecburduk. Bu yılın ilk altı ayı sonunda ithalat-ihracat rakamlarına bakın. Rusya'ya ihracatımızın toplamı 0.73 milyar dolar. İthalatımız ise 7.7 milyar dolar. Felaket bu kadarla kalmıyor. Güneş turizmimizin en önemli müşterisini kaybettik. Sebze-meyve üreticisi perişan. Oteller, moteller birer birer kapanıyor. Ya da sudan ucuz fiyatlarla satılıyor. 25 Kasım sonrası "gerekirse Rus uçaklarını gene vururuz" diyenler kimlerdi? Şimdi süt dökmüş kedi gibiler. Görüntüleri eski bir anekdotu anlatıyor; "Yağcılar'da inecek var." Bilmeyenler için hatırlatalım. Bir zamanlar Eminönü-Eyüp arasındaki tek şeritli yolda Yağcılar diye durak vardı. Çatanalardan indirilen fıçılar uzun sırıklarla taşınırken yayalar dahi geçemezdi. Otobüs muavinleri buraya gelindiğinde "Yağcılar'da inecek var" diye bağırırlardı. Merhum Adnan Menderes bölgeyi birkaç şeritli hale getirdi. Bu işkenceyi sonlandırdığı için ödüllendirip, darağacına gönderdik.

Suriye kartı

Biz yine günümüze St. Petersburg'a dönelim. Putin uçağın düşürülmesi üstünde hiç durmadı. En önemli kartı olan Suriye'yi sona sakladı. Katar'ın gaz vermesiyle başlatılan savaşın ilk aylarını hatırlayın. Sınırlarımız yol geçen hanı olmuştu. Dünyanın dört bir yanından gelen IŞİD militanları ellerini kollarını sallayarak içeri girdiler. Hem de ağır silahlarıyla birlikte. Sadece seyrettik. Teşvik dahi ettik. Önce devlet kurdular, işgali Irak'a kadar uzattılar. Ne zaman ki saldırılar Türkiye'ye de yöneldi. Uyanır gibi olduk. Bağcılar, Esenler, Sakarya, Konya, Adıyaman'daki IŞİD merkezleri neden sonra akıllara geldi. "Bunlar iyi çocuklar" söylevleri kesildi.

Son uyarılar

Aman siz, siz olun Tophane ağzını Almanya'ya kullanmayın. Ambargoyu oradan yersek esas ekonomik felaketi görürüz. Atalarımız ne demiş; "Gırtlak dokuz boğum. Sekizini yut, birini söyle." Bir de Rusya Federasyonu ile askeri iş birliğinden söz ediliyor. Çin'den hava savunma sistemlerini aldırmayanlar böyle bir ittifaka izin verir mi? Sonu hüsranla bitebilecek maceralardan uzak durmakta yarar var.

***

ÖZEL NOT: Putin-Erdoğan görüşmelerinde pek çok ekranda simultane tercüman rezilliği yaşandı. NTV'ninki en kötüsüydü. En başarılısı da CNNTÜRK'teki bayandı.

Yazarın Diğer Yazıları