Devlet Bahçeli ve adalet

A+A-
Orhan UĞUROĞLU

Çok sayıda mesaj ve telefon aldım, "Bahçeli'deki büyük dönüş" başlıklı yazım üzerine. Devlet Bahçeli'ye yönelik tepkileri tasnif edecek olursak birinci sırayı açık ara, "Devlet Bahçeli genel başkanlık koltuğunu korumak için MHP'yi AKP'ye teslim etti" görüşü aldı.

Teslimiyet sözünü ben koydum çünkü çok ağır ifadelerle dile getiriliyordu düşünceler ve tepkiler.

İkinci önemli ortak eleştiri, "MHP bitti, Bahçeli tarafından bitirildi, barajı dahi geçemez artık" şeklinde özetlenebilir.

Üçüncüsü ise "Sadece can ve mal güvenliği konusunda değil, AKP'yi her konuda eleştiren Devlet Bahçeli bu konular gündeme geldiğinde aynı eleştirileri bu kez CHP'ye yüklenerek yapıyor" şeklinde idi.

Ben de MHP'nin seçimli kurultayını toplamayarak genel başkanlık meşruiyetini kaybettiğine inandığım Devlet Bahçeli'nin "adalet" konusunda neler söylediğini merak ettim bu kez.

Çünkü CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Adalet Yürüyüşü" yapmasını çok sert şekilde tepki göstererek AKP'liler gibi eleştirmişti Devlet Bahçeli.

Bakın Devlet Bey "Adalet" konusunda "Dün" neler söylemiş, AKP'yi nasıl eleştirmiş:

21 Şubat 2012

Adaletsizliğin, yozlaşmanın ve millet değerlerine vefasızlığın kapısı hep aynı yere açılmaktadır.

Yüceler yücesi Peygamber efendimizin; "bir günlük adalet, altmış yıllık ibadetten faziletlidir" sözünü hiç aklımızdan ve hatırımızdan çıkarmadık.

Bir kişiye dahi yapılan haksızlığın, usulsüzlüğün ve adaletsizliğin herkese yapılmış olacağını insanlığın bu zamana kadarki engin birikiminden ve tecrübesinden istifade ederek kabul ettik.

Biliyoruz ki, adalet kutup yıldızı gibidir ve her şey bu değerin etrafında somutlaşacak ve anlam kazanacaktır.

Bunun için tefekkür dünyasının abide isimleri, "Eğer hükümdar köylüden haksız yere bir yumurta alırsa, adamları da bütün tavukları alır" hükmünü vermiştir.

Doğal olarak adaletin olmadığı yerde, hakkın gözetilmediği bir yönetim altında doğruluktan, dürüstlükten ve düzenlilikten bahsetmek, tıpkı AKP'nin adalet tarifine ve tercihine benzeyecektir.

Bunun da adı adaletsizlik olacak ve en başta hürmetle yâd ettiğimiz ecdadımıza büyük bir hakaret ve emanetine de hıyanetlik olarak görülecektir.

İsminin başında adalet olan iktidar partisi, hukuk devletinin tüm icaplarını ve gereklerini berhava etmekte, tüm itiraz ve uyarılara rağmen rafa kaldırmaktadır.

Anlaşılacağı üzere, AKP ile Çankaya arasında kurulan darağacında adaletin boynuna yağlı ilmek bir kez daha geçirilmiştir.

Adaletin nefesini kesen, dermanını tüketen iktidar kafası, kendi hukukunu cunta yönetimlerini aratmayacak biçimde tesis etmektedir.

AKP etiketli güçlüler, seçkinler, ayrıcalıklı kesimler Türk milletini hukuksuzluğun, adalet yoksunluğunun karanlıklarına vakum gibi çekmektedir.

... İktidar hukukun başına çorap örmüş, adalet duygusunun üzerine tüy dikmiştir.

... Sayın Başbakan hukuku kendinize yontmaktan, adaleti bükmekten bir an önce vazgeçin.

30 Ocak 2016

Adaletin nefesini kesen, dermanını tüketen iktidar kafası, kendi hukukunu cunta yönetimlerini aratmayacak biçimde tesis etmektedir.

AKP etiketli güçlüler, seçkinler, ayrıcalıklı kesimler Türk milletini hukuksuzluğun, adalet yoksunluğunun karanlıklarına vakum gibi çekmektedir.

16 Nisan 2016

Ahlak ve adalet bunalımı sürekli kamçılanmaktadır... Suç ve suçluları caydıracak adalet mekanizmaları çalışmamaktadır.

17 Mayıs 2015

Mısır'da adalet yoktur.

Mısır'da insan hak ve hürriyetleri raftadır.

Peki, Türkiye'de adalet var mıdır? Hak ve hukuka riayet görülmekte midir?

Sisi'yi eleştiren ve sandığın cezalandırıldığını söyleyen Erdoğan, adaleti hangi cüretle ağzına alabilmektedir?

Demokrasi diyen Erdoğan, millî iradeyi dolandırmıştır.

Demokrasi diyen Erdoğan, adalet ve ahlaka saldırmıştır.

13 Haziran 2017

Adalet ve ahlaktaki gerilemeler inanılmaz boyutlardadır.

Hem kel hem de fodul olanların adalete giydirmeye çalıştığı deli gömleğini hafife almamız eşyanın tabiatına aykırı olduğu gibi, milletimizin hukukuna da açıkça hakarettir.

O halde ülkemizi düzlüğe ve yüzeye çıkaracak ikinci yol soruna neden olan adaletsizliklerin üzerine kararlıca gitmektir.

Tarihin her döneminde ahlak, adalet ve iman yolundan sapanlar hak ettikleri cezaları bulmuşlardır.

Adaleti diri tutmalıyız.

Milletimizin hakkına hukukuna saygı duymalıyız.

Eğer bir devlet, birliğini vücuda getiren adalet ve ahlaki unsurların mahiyet ve muhtevalarını kaybetmişse, sosyal ve ekonomik gerçeklere intibaktan mahrumsa, kıtaları içine alan bir ülkeye sahip olsa da yıkım ve dağılma devresine girmiş demektir.

...ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun

"Adalet Yürüyüşü"ne Bahçeli'den tepkiler:

5 Temmuz 2017 Twitter mesajı

21 gündür adalet için yürüyorlar. Şimdiye kadar ne buldular bilmiyorum, bileni de görmedim. Göreceğimi ise hiç sanmıyorum. Adalet; Ankara-İstanbul arasında değildir. Yolda bulunmayı bekleyen cevher hiç değildir. Adalet için yürünmez, uğruna şuurla mücadele edilir.

7 Temmuz 2017

Cumhuriyet Halk Partisi'nin 15 Haziran'da başlayan sözde adalet yürüyüşü Türkiye üzerinde kirli hesap ve hedefleri olan habis çevrelere koz vermekle kalmamış, önemli bir mevzi elde etmelerini de temin ve takviye etmiştir.

CHP yollarda adalet ararken, Telafer'de Türkmenler soykırıma maruz kalmakta, Ermeniler kanlı eylemlerine yenilerini katmaktadır.

Terörizmin maskeli yüzleri adalet iddiasıyla anarşi ve asayişsizliğe doğru yürüdükçe Türkiye Doğu Akdeniz ve Ege'de stratejik engellemelerle karşılaşmıştır.

CHP, kaybettiği adalet ve ahlakı yolda aradıkça toplumsal kaynama, sosyal gerginlikler kamçılanmıştır.

...ve Bahçeli'nin son adalet açıklaması...

25 Temmuz 2017

Yaşanılan adalet, ahlak ve anlam bunalımı toplumları, milletleri yakından tehdit etmekte, gelecek umutlarını zedelemektedir.

"Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu" denmez de nedir?

  • Yorumlar 12
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları