Devlet, KCK’ya göz mü yumdu?!

A+A-
Behiç KILIÇ

PKK terörü konusunda uzmanlaşmış bir istihbaratçıdan dinlemiştim.. Şöyle diyordu;  “KCK PKK’nın yan kolu değil, asıl çatı burası.. PKK yan kol!..” Bu eski bir bilgiydi ve o zaman, KCK denilen örgüte bir operasyon söz konusuydu..
Şimdi şu açıklamaları duyuyoruz..
“KCK çatı örgüt. Kendine ait 47 maddelik anayasası var. Küçük bir devlet gibi örgütleniyor. Amacı konfederal bir devlet...” 
Diyarbakır Terörle Mücadele Şube Müdürü Fatih Özgül KCK ile ilgili çok çarpıcı açıklamalar yaptı.. Polis Müdürü’nün açıklamalarından bu örgütün 2005 yılında kurulduğunu anlıyoruz..
Bu açıklamalardan anlaşılan bir önemli nokta da şu...
Örgütün varlığı, ilk anından beri devletimiz tarafından biliniyor..
Hem de ayrıntılı biçimde..
Faaliyet alanları ve mensubiyetleri hakkında da elde çok detaylı bilgiler mevcut!..
Zaten KCK olayı ile yakından ilgilenen gazetecilerin de bildikleri ama cevap bulamadıkları sorular mevcut..
2007 seçimleri öncesi, bu örgüte yönelik çok geniş kapsamlı bir operasyon yapılacağı kulaklara gelmişti.. Diyarbakır Savcılığı başta olmak üzere savcılıklarca hazırlanan planlı bir operasyon hazırlığı yapılmıştı.. Polisin de gerekli çalışmaları tamamladığı, bin küsur ismin saptanıp, yıldırım baskınlarla tepelerine binilmesi için hazırlanıldığı belirtiliyordu...
Gelgelelim bu harekat ertelendi, yerel ve genel seçimler sonrasına bırakıldı..
Polis Müdürü Özgül’ün açıklamalarında, örgütün ilişkileri hakkında bilgi verilirken şöyle deniliyor..
“... İnsanların maaşının yüzde 10’una el koyuyor. Şirket kuruluyor, gelirin yüzde 30’u, bazen tamamı örgüte aktarılıyor. Belediye başkanları bile para aktarıyor. Osman Baydemir, aylık 3 bin 500 lira gönderiyordu. Bu rakamdan maaşının 35 bin olduğunu anlıyoruz...”
Devlet, Osman Baydemir’in (Hangi ölçüye dayalı?!!) 35 bin liralık maaşından (Devlet kesesi) KCK’ya para aktarıldığını biliyor ama, bu konuda ne yapıldığını bilmiyoruz!!
Diyarbakır Terörle Mücadele Şube Müdür Yardımcısı Fatih Özgül, “KCK’yı küçük bir devlet olarak adlandırabiliriz. Yani karşımızda bir devlet var” diyor...
2005’te PKK’nın Kuzey Irak’taki kampında kurulan KCK’nın da kendisini ‘konfederal devlet’ olarak tanımladığını kaydeden Özgül’ün söylediklerini özetleyelim..
“Bir devletin anayasası, yasama, yürütme ve yargı organları olur. Bu örgütün kuruluş sözleşmesi de anayasa niteliğinde. Sözleşmeyi okuduğunuzda ‘bunu ancak bir anayasa hukukçusu yazabilir’ diyorsunuz...” 
“Örgütün yargı organının başında ‘Gazi Avare’ isimli İranlı eski bir hakim yer alıyor..”
 “47 maddelik anayasası aynı kişi tarafından kaleme alındı..”
“Abdullah Öcalan’ın emriyle kuruldu.. Örgütün üç aşamalı bir planı var. Özgür önderlik, demokratik özerklik ve demokratik konfederalizm. Yani önce Öcalan’ın cezaevinden dışarı çıkartılması sağlanacak. Sonra demokratik özerklik ilan edilecek. Sonra da Türkiye, Irak, İran ve Suriye’de dört parçalı konfederal bir Kürt devleti kurulacak..”
“İdeolojik, siyasi, sosyal ve mali alanlarla halk savunma alanı var. Vergi bile toplayan bu örgütün bir de ordusu mevcut!.. Orduyu PKK’nın silahlı kanadı HPG oluşturuyor.”
“KCK’nın yürütme organının başında Murat Karayılan var...
Örgütün, Türkiye’de yapılanmasına ‘KCK Türkiye Meclisi’ deniyor.. Bu meclisin başında da Sabri Ok var.. Dört ayaklı bir paradigmayla çalışıyor.. Kent meclisleri, siyaset akademisi, Demokratik Toplum Kongresi ve kooperatifçilik...”
Apo’ya biri yol vermiş de, kim vermiş?!!

Yazarın Diğer Yazıları