Düşman birleşirken vatandaş ayrıştırılırsa!

A+A-
Özcan YENİÇERİ

Türkiye gerim gerim gerilen, kutup kutup ayrıştırılan, kamp kamp mevzilendirilen insanlar ülkesi haline gelmiştir. Bu sosyolojik iklimde "Yeni Anayasa çalışmalarının demlenmeye" bırakıldığının açıklanması doğru bir karardı. Doğrusu ilk başta mevcut sosyal ve psikolojik ortamın Başbakan Davutoğlu tarafından iyi okunduğunu bunun sonucu olarak böyle bir kararın alındığını düşünmüştük. Yanılmışız.

TBMM Başkanı durup dururken birden bire laikliği eleştireceği tuttu ve "dindar anayasa"dan söz etti. Bu sözler Türkiye'nin gündemine bomba gibi düştü. Aynı zaman aralığında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ana muhalefet liderinin elini sıkmaması da gerilimin artarak devam edeceği işaretlerini verdi.

Omuz omuza vermenin tam zamanıdır!

Bu durumda 'halkın önündeki insanların birbirlerine küsme ya da darılma gibi lüksü olmayacağını söyleyenler' Türkiye için çok da doğru söylemiş olmuyorlar. Aksine Türkiye'yi yönetenler hiçbir şeye aldırmadan birbirlerini de ülkeyi de gerim gerim gererler!

Halbuki son zamanlarda meydana gelen olaylar muhalefeti ve muvafıkıyla ülkeyi yönetenlerin el ele, omuz omuza vermesi gerektiğini gösteriyor. Ülke her yandan ciddi saldırılar altındadır. Zaman, hainlere ve vatana kast eden düşmana karşı her kesin el ele vermesi ve güç birliği içinde olmasının gerektiği bir zamandır.

PKK, DHKP-C, DAEŞ gibi terör örgütleri büyük kentlerde panik yaratmak için canlı bomba ve bomba yüklü araçlarla intihar eylemleri gerçekleştiriyor. Teröristlerin amacı Türk halkına yaşadığı hiç bir yerde güvende olmadığı duygusunu vermektir. Teröristler halktaki güven duygusunu ortadan kaldırarak turizmi, ticareti, ekonomiyi ve günlük yaşamı zehirlemeye çalışıyorlar.

IŞİD, Kilis'e Katyuşalarla bunun için saldırıyor. PKK sokaklara bombayı bunun için döşüyor, canlı bombalarla büyük kentlere bunun için saldırıyorlar.

Türk Milleti evlatlarını şehit veriyor!

                AKP, Türkiye gündemini "Başkanlık", "Yeni Anayasa", "dindar anayasa" ve "laiklik"le meşgul ederken IŞİD Karkamış'ta obüs ve karakol vuruyor. Kilis'te IŞİD'in Katyuşa saldırılarının devam etmesi ve on sekiz kişinin ölmesi üzerine kentten ciddi bir göç yaşanıyor.

PKK'nın Varto, Lice, Nusaybin gibi ilçelerde ve Şırnak'ta EYP ile tuzakladıkları bombalar patlıyor. Türkiye her gün evlatlarını şehit veriyor. Dahası PKK terör alanını genişletmek için elinden gelen her şeyi yapıyor.

PKK bu bağlamda, Manisa Soma-Kırkağaç arasındaki yolu patlayıcı tuzaklayarak patlatıyor. Bursa'da Ulucami yakınlarında canlı bomba saldırısında bulunuyor. PKK, güneydoğuda yerleştiği mahallelerden kazındıkça terörü batıya ve büyük kentlere taşımaya çalışıyor. Terörü kimin, nereye taşımak istediğini Demirtaş'ın "Cizre Bodrum'a uzak değil" sözlerini hatırlayarak anlamak mümkün olabilecektir.

TBMM'de teröristlerin sözcülüğünü yapan, bu ülkenin evlatlarını şehit edenleri savunanlar var. TBMM'nin kürsüsünden Devlete, polise ve kamu görevlilerine "katil" diyecek kadar ileri gidenler var. Teröristlere silah taşıyan, kuryelik yapan, örgütleyen ve destekleyenler dokunulmazlıklarının kalkması halinde başlarına gelecekleri bildikleri için korkuyorlar.

Demirtaş, dokunulmazlıkların kalkması halinde yargının karşısına "tıpış tıpış gitmeyeceklerini" söylemişti. HDP'nin terör yardakçıları dokunulmazlıklarının da "tıpış tıpış" kalkmasına müsaade etmeyecekleri belliydi.

Nitekim Meclis'te dokunulmazlıklar görüşülürken kavga çıkıyor, milletvekilleri tekme-tokat birbirine giriyor. TBMM çalışmalarına bu yüzden ara vermek zorunda kalıyor.

Türkiye iç ve dış odakların planladığı ciddi bir terör fitnesiyle karşı karşıyadır. Terörün siyasi ve militer uzantıları kaosu ülkenin her yanına yayma gayreti içindedirler. Bu ülkede yaşayan herkes, içeriden ve dışarıdan gelen her türlü saldırıya karşı omuz omuza vermek zorundadır. Bu konuda en büyük sorumluluk AKP iktidarına düşüyor!

AKP, Başkanlık, laiklik, yeni anayasa lakırdılarıyla Türkiye'yi cepheleştirmeye devam ediyor. Ne diyelim Allah akıl fikir versin!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları