Erken seçimin tarihi...

A+A-
Ahmet TAKAN

Başkentin klasik Salı'sı kulissiz olur mu?..

Genel bir toparlama ile başlarsak, konu başlıklarında bir değişiklik yok. Bir ekleme var; geçen hafta sonu gerçekleşen CHP kurultayı. Bakanlar Kurulu'nda revizyon için geri sayım yapılıyor. Geniş çaplı bir değişiklik olacağı görüşü hâkim. Sürpriz isimler konuşuluyor. AKP-MHP ittifakı; özellikle iktidar kanadında on the record konuşursanız başka off the record konuşursanız başka şeyler söylüyorlar. MHP'li mebusları, seçilebilecek en sağlam yerden listeyi garantiye alma telaşı sarmış. Dünkü grup toplantısında, Doktor Devlet Bahçeli'yi alkışlamak için yine yarış içindeydiler. "Hareketin lideri"ni öksürse alkışlayacak hale gelmişler!.. Yerlerinde oturamıyorlar. İlk fırsatta oturdukları yerden havaya zıplayıp, ok gibi fırlarcasına öne atılıp, Bahçeli'nin gözlerine saplanmak istercesine avuçlarını patlatırcasına alkış tutuyorlar. "Not alamadım, kaçırdım, ne dediydi?" diye sorsanız bu muhteremlere, ilk cümlede sınıfta kalırlar!..

CHP kurultayı, AKP'lilerin dillerinde... Azledilen Başbakana, zorla, tehditle şantajla istifa ettirilen teşkilat, belediye başkanlarına ses çıkar(a)mayan iktidar mensupları "CHP'de demokrasiyi" tartışıyor. Şaka gibi!.. Kemal Kılıçdaroğlu'nun karşısına çıkıp kongrede önemli bir oy olan Muharrem İnce'yi konuşuyorlar. Bir de Kemal Kılıçdaroğlu'nun Parti Meclisi listesinin delinme meselesi. Zaten, CHP kurultayının ilk gerçekleştiği gün (Cumartesi) çok dikkatimi çekmişti. İktidara göbekten bağlı sözde haber kanalları ilk defa CHP'den muhalif bir adayın kurultay konuşmasını uzun uzun canlı yayında vermiş, AKP Genel Başkanı R. Erdoğan da o gün -her zamanki gibi canlı verilecek- konuşmasını Muharrem İnce'nin üstüne bindirmemiş, ona alan açmıştı. Bu süreç, hâlâ İnce'nin iktidar kanallarında konuşturulmasıyla devam ediyor. Muhalif bir sese söz hakkı verilmesine hiçbir itirazım yok ama en klasik tartışma programlarında bile CHP'lilere söz hakkı tanımayan bir zihniyeti de sorgulamamak da "acaba bunun arkasına ne var" diye şüphelenmemek de  mümkün değil!.. MHP'de olağanüstü kongre sürecinin nasıl engellendiği aşikârken, MYK toplantılarında karar defterinin boş sayfalarına imza atan MHP'lilerin "CHP'de demokrasi" tartışmalarında AKP'lilere eklemlenmeleri ayrı bir ironi!.. Bütün bunlar, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun son aylarda gündem belirlemede, R. Erdoğan'ı peşine takmasının kuyruk acısından da, MAN Adası belgelerinden de, düzelmeyen anket yoklamalarından da, ileriki günlerde gündeme gelebilecek can yakıcı bazı konular yüzünden de olabilir. Yoksa, CHP'nin çekişmeli kurultayı da, Kılıçdaroğlu'nun delinen listesi de "hâlâ bu ülkede demokrasinin kırıntısı var", "diktatörlüğün girmediği bir alan hâlâ mevcut" diye ümitlenip çok mutlu olmamız gereken bir şey değil mi?.. Siyasi görüşlerimiz farklı farklı da olsa...

Neyse!.. Başkentin klasik Salı'sından son aktarabileceğim yeni kulis, baskın seçim tarihi ile ilgili. İktidar kulislerinde 4 Kasım 2018 tarihi ön plana çıkmaya başladı. Hatta, "kesin tarih" diyenler bile var.

KİLİS'İN ET SORUNU!..

Her gün, kahpelerin attığı roketler yüzünden acı çeken Hatay ve Kilis için Hükümet karar aldı. Tarımsal üreticilerin ve esnafların vergi borçları, kredi, ödemeleri ertelendi. Yerinde ve doğru oldu. Yeterli mi? Hayır!.. Kilis'ten örnek vereyim. Aşağıdaki fotoğraf kareleri, Kilis'in en işlek 2 caddesinden;

kilis-002.jpgkilis-1.jpg

İn cin top oynuyor... Esnafın siftah yapamadığı günler oluyor. Bazı dükkanlar kapalı. Kilis, et tüketiminin en çok olduğu illerden biri. Bakanlar Kurulu'nun yapıldığı gün (Pazartesi) mezbahanede sabah 50 davar kesilmiş. Kasaplar satamamış, etin  çoğu elde kalmış. Dün sordum; sabah 13 davar kesilmiş. Her bir davar ortalama 20 kilo gelse, toplamda 260 kilo eder. Düşünün!.. Kilis gibi et tüketimine sabahın erken saatlerinde başlayan bir il artık ne hale gelmiş... Yaklaşık 200 bin nüfusa günde 200 kilo et satılamıyor. Kilis'in esnafları ile konuştum. Cazibe merkezleri programı kapsamına alınan ve teşvikler verilen 23 vilayete Kilis'in de dahil edilmesini istiyorlar. Kilis'in boğuştuğu ekonomik sorunlar yeni değil. Kazan kadar kahramanlık ve Gazilik unvanını hak eden Kilis'in ve Kilislilerin sorunları ile iktidar daha yakından ilgilenmeli. Yerli nüfus Kilis'ten göç etmeye başladı. Bu da dikkatlice değerlendirilmesi gereken ayrı bir konu. Bilmem, anlatabildim mi?..

Yazarın Diğer Yazıları