Hırsızdan adalet istenir mi?

A+A-
Arslan BULUT

Denizli'nin Pamukkale İlçesi'ndeki evinden doktora tezi kayıtlı bilgisayarı çalınan öğretmen Haydar Güngör, hırsıza "Doktora tezimi geri ver, yeni bilgisayar ve bir miktar para hediyem olsun" çağrısı yaptı.

Güngör, doktora tezini, "Hadis metinlerinde Cebrail" kavramı üzerine hazırladığını da söyledi. 

Yani Cebrail dosyası çalındı! Bir ara Tuncay Özkan, "Allah'ımızı çaldılar" demişti! Gerçekten de din istismarı yapanlar, Allah'ın yerine kendilerini veya liderlerini koyuyor! Liderlerini yüceltirken "Allah'ın bütün vasıflarına sahip" demiyorlar mı?

***

Haydar Güngör'ün durumu, "Türkiye gibi!" Çünkü Türkiye'nin da adaleti çalındı!

Ülkenin Ana Muhalefet Lideri, çalınan adaletin geri getirilmesi için başta iktidara olmak üzere herkese çağrı yaptı.

Çünkü sadece devletleri değil insanlığı ayakta tutan değer, adalettir. Hz. Muhammed, "Yerler ve gökler adaletle ayakta durur" demiştir.

Adalet sisteminin tamamen çökmesi, gözle görünür olarak Ergenekon, Balyoz, Casusluk gibi uydurma delillerle açılan davalarla başladı. Bugün o davaları açanlar ya tutuklu ya kaçak! Fakat işin ilginç tarafı, şimdiki sistemde de aynı adaletsizlik devam ediyor. Artık delil de aranmıyor.

Şimdi tutuklamak için şüphe yeterli! Oysa ceza hukukunda şüpheden sanık yararlanır!

Gerçekte adalet, üniversite, askeri okullar, polis okulları ve genelde KPSS gibi sınavların soruları çalındığı ve cemaatin yetiştirdiği gençlere verildiği zaman çökmüştü. İktidar, 17-25 Aralık'a kadar bu adalet hırsızlığına göz yumdu. Şimdi de devlet kadrolarına sadece imam-hatip liselerinde okumuş olanları yerleştiriyorlar. Ehliyetmiş, liyakatmiş, adaletmiş kimin umurunda!

Şu anda devlet kadroları, çalınmış sorular ile sınav kazanmış yüz binlerce insan ile doludur. Ve bunu bir anda düzeltmek mümkün değildir. Yıllar gerekir! Adaletsizliği başka yerde aramaya gerek var mı?

***

Kadıköy'de ise polisten kaçan hırsızların aracı duvara çarptı! Yaya olarak kaçan iki zanlıdan biri inşaatta, diğeri parkta yakalandı. Kaza yapan aracın bagajında da bir çelik kasa çıktı!

Kadıköy'deki hırsızlar gibi FETÖ'cüler de 15 Temmuz'da duvara çarptı ama elebaşı durumunda olanların bir kısmı kaçtı! Üstelik ABD ve Almanya gibi ülkeler tarafından da korunuyorlar.

Adaleti Savunanlar Derneği Genel Başkanvekili Emekli Albay Mustafa Hacımustafaoğulları, "Ben bu paralel çetenin bir darbe girişimini bekliyordum. Hava Kuvvetlerinin yüzde 80'inin FETÖ'cü olduğunun istihbaratı bize kişisel olarak gelmişti. Akın Öztürk daha Hava Kuvvetleri Komutanı'yken onun FETÖ'cü olduğu, bir darbe girişimi düşüncesi olduğu yönünde bize bilgi gelmişti." dedi.

Kişisel istihbarat kuvvetli demek! "Enişte"ye ihtiyaç duymuyorlar! Ümit Özdağ'ın açıklamasına göre ASDER, askeri okullara öğrenci alımına da müdahil oluyor! Bu sebeple mi?

***

Mevlüt Çavuşoğlu ise Liberya'da FETÖ okullarının sorulması üzerine "Bunlar, Türk okulları değil. Türkiye'nin onları desteklediği izlenimi vermek için Türk ismini kullanıyorlar. Onlar Türk değil. FETÖ, hem Türkiye hem de aktif bulunduğu her ülke için bir tehdit" dedi.

AKP'nin bir bakanı, Türklük kavramına sahip çıkıyor! Hani AKP iktidarı sayesinde Türk olmaktan kurtulmuşlardı!

Sağlık Bakanı Recep Akdağ da Erzurum'da şehit kabri ziyaretinde, "15 Temmuz, Türk milletinin kara bulutların çöktüğü bir gecede yeniden dirilişinin adıdır. Türk milleti herkese, dostuna düşmanına nasıl bir millet olduğunu göstermiştir." dedi.

Güzel de "Biz Türk demedik, Kürt demedik", "Ne mutlu Türk'üm diyene sözünü dağlara taşlara yazdılar, bu ilkelliktir" diyenler kim peki?

  • Yorumlar 34
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları