"Hocalı Soykırımı" niçin sorgulanmıyor!

A+A-
Kenan AKIN

Gezegenimiz öyle soykırımlar yaşamış ki yıllar geçse de asla unutamıyor.

Fakat, çoğu ne yazık ki sorgulanmıyor, hatta gerçeklerinin su üstüne çıkması adeta engelleniyor.

Unutturulmak istenen soykırımlardan birinin de, Hocalı Soykırımı olduğunu her fırsatta haykırmak icap ediyor.

Gerçi, bu felakete baş başa kalan Azerbaycan'ın gayretleri daima kendini hissettiriyor.

Bu arada, Türk medyasında da bir takım haberler, yazılar ve yorumlar yayınlanıyor.

Özellikle, Yeniçağ Gazetesi bu "görevi" ihmal etmiyor.

Tabii ki, sütunumuzda da yer alıyor.

Nitekim, son 4 yılda yazdıklarımız şöyle sıralanıyor;  

(27 Şubat 2012) Hocalı hiç unutulur mu?             

(25 Şubat 2013) Hocalı soykırımı!            

(2 Mart 2014) "Hocalı Soykırımı" Ermenilerin yüz karasıdır!        

(2 Mart 2015) Ermeniler "Hocalı Soykırımı"nın hesabını vermeli!  

Hocalı Soykırımı'nı dile getirmek, Azerbaycan dostluğuna inanan her Türk yazarına görev olurken mesleğe de yakışıyor.

Bu arada, 03.03.2014'te Azerbaycan Ankara Büyükelçisi Sayın Faig Bağırov'dan aldığımız mektuptan bazı pasajları açıklamak önem taşıyor.

"1992 yılı Şubat ayında "modern" dünyanın gözleri önünde, genelde uluslararası hukukun, özelde ise uluslararası savaş hukukunun hiçe sayılarak bebek, çocuk, kadın, yaşlı demeden yüzlerce sivilin en acımasız yöntemlerle Ermeni birlikleri tarafından katledilmesi Azerbaycan'ın sinesinde unutulmaz yaralar açmıştır. Bu büyük yaranın acılarını bizler ve bütün kardeşlerimiz ebediyete kadar ruhlarımızda hissedeceğiz.

Sizin Hocalı Soykırımı ile ilgili kaleme aldığınız makaleler hakkında bilgi sahibi olduktan sonra, bir kez daha Büyük Atatürk'ün "Azerbaycan'ın kederi kederimiz, sevinci sevincimizdir." vecizesinin akla gelmemesi imkansızdır.

Hocalı Soykırımı acısının unutulmaması, unutturulmaması ve adalet namına sorumluların hakkettikleri cezayı bulması için çalışan, çırpınan her bir gönül sahibinin insanlığa hizmet ettiği artık inkar edilemez bir gerçektir. Sizin de bu kapsamdaki faaliyetlerinizin insanlık açısından tarihte önemli bir yer tutacak ve alkışlanacak girişimler olduğunun eminlikle söyleyebilirim."

 Türkiye üzerinde dolaşan "kara bulutlar" bile, bizlere "Hocalı Soykırımı"nı asla unutturmaması gerekiyor.

***

 Ermenileri kınamak, hepimizin hem insani, hem de millî görevi oluyor.

Aslında; bu katliamı her fırsatta dile getirip, gündemden düşürmemek de bizlere düşüyor.

Ancak, kendi iç sorunlarıyla boğuşan ülkemizin, bu insanlık ayıbını pek kaale, almadığı özellikle medyanın adeta susması insana "elem" veriyor.

Gerçi, Kıbrıs ve Kerkük gibi millî davalarını bile unutturacak "vahim" gelişmeler içinde kendini bulan milletimizin bir şaşkınlık ve tereddüt dönemi geçirdiği de görülüyor.

Her şeye rağmen, Türkiye'yi yalan dolan iddialarla dünyaya soykırımcı ilan etmeye kalkışan Ermenilerin, "Hocalı Vahşeti"ni bütün dünyaya duyurmak millî görev oluyor.

"Hocalı Katliamı"nın, Rus askerlerinin desteğiyle, 25-26 Şubat 1992'de Ermeni kuvvetlerince yapıldığı artık bütün ayrıntılarıyla ortaya çıkmış buluyor.

Her ne kadar; Rusya, ilgisinin olmadığını iddia etse de Rus ordusuna ait 366. Alayın 1991'in sonbaharından beri Ermenilerin safında savaştığı, alaydan kaçan dört askerce doğrulanıyor.

10 bin nüfuslu Hocalı'da olaylar sırasında yaklaşık 3 bin Azerbaycanlı yaşıyordu.

Saldırıda ölenler hakkında verilen resmi rakam 613 kişi olmakla birlikte, şehit edilen Azerbaycanlıların binlerce kişi olduğu belirtiliyor.

Saldırılar sırasında, Hocalı'da yaşayan Ahıska Türkleri de evlerinde yakılarak öldürülüyor.

Neredeyse, bütün Dünya tarafından "resmen" olmamakla beraber, tanınan Hocalı Katliamı'nın artık en ince detayına kadar incelenmesi, araştırılması kısacası sorgulanması bekleniyor.

Bu arada, gerek Suriye gerek Irak'ta Türkmenlerin de, bu tür bir kıyıma maruz kaldıkları ve soydaşlarımızı daha büyük katliamın beklediğini de tekrar tekrar hatırlatmamız önem taşıyor.

Unutulmamalıdır ki, tarih hiçbir vahşeti, acıyı asla unutmuyor ve unutturmuyor.

  • Yorumlar 1
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları