İkinci Dünya Savaşı'nın kaderini değiştiren en büyük hava akını

Muhiddin NALBANTOĞLU

Altı yıla yakın süren ve dünyamızın gördüğü en büyük felaket olan İkinci Dünya Savaşı sırasında müttefiklerin Almanya’ya karşı kullandıkları iki büyük casusları vardı: Birincisi Alman istihbaratının başında bulunan Amiral Canaris, diğeri ise Hitler’in en büyük savaş ortağı olan İtalyan diktatörü Benito Mussolini idi. Bu ikilinin müttefiklere verdikleri istihbarat sayesinde hem Almanların Atom bombasını bulmaları engellenmiş ve hem de müttefiklerin savaşı kazanmaları sağlanmıştır. Mussolini İngilizlerle kurduğu gizli istihbarat hattından Hitler’in bütün gizli silahları ve ünlü füze üslerinin bulunduğu bütün merkez, yerle bir edilmek sureti ile yok edilmiştir.


Mussolini Berlin’e uçuyor
Mussolini’nin müttefikler karşısında yenilgiye doğru giden İtalyasında İngiliz ajanları onunla irtibat kurarak Churchill’in özel mektuplarını taşıyorlardı. İtalya’yı ve dolayısı ile Mussolini’yi koruyup kurtaracakları vaadi ile kazanılan Mussolini’den istenen en önemli istihbarat Hitler’in gizli silahlarının neler olduğu ve nerelerde bulunduğu haberi idi. Mussolini de bu milli (!) vazifesini hakkıyla yaparak derhal Berlin’e uçtu. Hitler’den kesin bir cevap istiyordu: İtalya harap oldu. Yenilgimiz kesin ve kaçınılmaz bir hal alıyor. Şu gizli silahlarını vakit geçirmeden devreye sok. Geç kalıyoruz. Savaş kaybediliyor...
Hitler’den ayrıca kendisini tatmin etmek için somut deliller istiyordu. Hitler büyük savaş müttefikini beraberine alarak derhal gizli füzelerinin V I ve V II’lerin merkez üssü olan Pinemünden’e götürür. Orada bütün tesisler, dev gibi kuruluşun merkezini gösterir. Onbinlerce bilim adamı gece gündüz Alman zaferi için çalışıyorlardı. Dağlar içinde gizlenen ve bir köstebek yuvası gibi ormanların derinliklerinde çalışan bu teknisyenlerin dünyanın gözünden çok ırak ıssız bir bölgede bulunmaları çok büyük bir güvenceyi de sağlamış oluyordu. Ayrıca Hitler Atom çalışmalarının da son aşamaya geldiğini çok güvendiği müttefikine gururla açıklar. Ertesi günlerde müttefik uçak filoları Pinemünden’i imha hareketini gerçekleştirirler. Mussolini daha sonra İngilizlere yaptığı bu büyük yardımın mükafatını İngilizlerin gönderdiği ajanlarının kendisini kurşuna dizmeleri ile kazanılmış olur. Mussolini Churchill ile yaptığı antlaşmayı, yazışmaları bir çanta içinde hep yanında taşımış ve “beni kurtaracak bunlardır” demiştir. Bu çanta da onun öldürülmesinden sonra İtalya’ya giden Churchill’e verilmiştir. Churchill bu konu açıldığında: “Mussolini ve arkadaşlarının öldürülmesi ile bir İtalyan Nurenberg’inden de kurtulduk” demiştir. Şimdi burada dünya tarihinin ve İkinci Dünya Savaşı’nın kaderini değiştiren Pinemünden hareketinin nasıl olduğunu zamanın savaş jurnallerinden alındığı şekli verelim:

Savunma lüzumu görmemişlerdi
17 Ağustos 1943 günü akşamın geç saatlerinde 600 ağır bombardıman uçağından mürekkep bir RAF (İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri)  filosu Kuzey Denizi’nin üzerinden geçerek Almanya topraklarına girdi. Ertesi gün yayınlanan tebliğde Almanya’daki Pinemünden araştırma merkezine hücum edildiği bildiriliyor.
İngiliz casusluk teşkilatı uzun müddet devam eden çalışmalarından sonra Pinemünden’in uçan bombaların araştırma ve imal merkezi olduğunu öğrenmişti.
Almanlar, Pinemünden gibi sessiz sedasız bir yerden, düşmanların şüphe etmeyeceğinden o kadar emindiler ki, burada önemli bir savunma tertibatı bile almaya lüzum görmemişlerdi. Üstelik Berlin’i ve daha başka yerleri bombalamaya giden İngiliz uçakları Pinemünden’in üstünden gelip geçiyor ve bir tanesinin bile oraya bir bomba bırakmak aklına gelmiyordu. Aslında bu, İngilizler’in bir taktiğiydi.
Pinemünden üstünden geçen uçaklar fotoğraf çekiyordu.
Bombardıman tarihi olarak 17 Ağustos seçildi. Bombardımanın önemi uçakların mürettebatına bile söylenmemiş, ancak Pinemünden’in bir radar merkezi olduğu ve burada birçok bilginin yaşadığının tesbit edilmiş bulunduğu anlatılmıştı.


Alman planları altüst oldu
Her biri dört motorlu 600 ağır bombardıman uçağı çeşitli istikametlerden Pinemünden’ye doğru ilerlerken, Almanlar bunun gene Berlin’e yönelmiş bir hücum olduğunu düşünüyordu. Bu sayede 600 RAF uçağı hemen hemen hiçbir savunma ile karşılaşmadan bu çok önemli merkezi hallaç pamuğu gibi attılar. Son uçak filosu Pinemünden’den ayrılırken nihayet Almanlar’ın aklı başına gelmiş ve avcı uçakları düşmanın peşine takılmıştı. Vuku bulan savaşta İngilizler 41 uçak kaybettiler ki, böyle önemli bir savaş için pek mühimsenecek bir rakam değildi.
Ertesi gün burada yaşayan 7.000 ilim adamı ve teknisyenden en az 5.000’inin öldüğü anlaşıldı.
Bu bombardıman Almanlar’ın bütün planlarını altüst etmişti. Bu sayede Almanlar 1943-1944 kışında gizli silahlarını kullanamadılar.
Halbuki Pinemünden yok edilmeseydi Almanlar ulaştırma merkezleri, yığınak noktaları, limanları havaya uçuracak, belki de Normandiya çıkarması hiç yapılamayacaktı. Bu da dünyanın çehresini değiştirmeye yetebilirdi. 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş