İnanamayacaksınız ama... BAHÇELİ İLE ERDOĞAN RESTLEŞMİŞ!..

A+A-
Ahmet TAKAN

Sizlere, tatsız tuzsuz, çok sıkıcı gelebilir... Eski bir gazetecilik alışkanlığımdan olsa gerek Meclis'teki bütçe görüşmelerini mümkün olduğunca takip ederim. Kavga dövüşler hariç bu yılki bütçe görüşmeleri, diğer yıllara göre içerik açısından oldukça sönüktü. Ama dedim ya; bir meslek hastalığı benimkisi. Çünkü, genç meslektaşlarıma da hep tavsiye ederim, bütçe görüşmelerini izlemek teknik olarak devletin içinde neler olduğunu anlamak ve verilere hakim olmak adına çok şey öğretir. Ayrıca rutin gibi görünen o görüşmelerin satır aralarında bomba haberler saklıdır...

MHP Genel Başkanı Doktor Devlet Bahçeli'nin seçim barajının düşürülmesi ve ittifak uğruna soyunduğu hükümet sözcülüğü gündemin ön planındayken bütçe görüşmeleri sırasında sizlere tuhaf gelebilecek şeyler oluyordu. Kürsüye çıkan MHP mebusları alışık olmadığımız bir şekilde iktidara yüklenip, eleştiriler yöneltiyorlardı. Gazete sayfalarında televizyon ekranlarında pek yer bulmadığı (!) için şöyle bir özetleyelim (tutanaklardan) isterseniz;

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bütçesi;

MHP İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu:

"Sanayide gerçekleşen son büyüme rakamlarını yeterli bulursak ve kafamızı kuma gömersek geleceğe dair hedeflerimiz de tıpkı enflasyon hedeflerinde olduğu gibi maalesef kâğıt üzerinde kalacak."

MHP Hatay Milletvekili Necmettin Ahrazoğlu:

"Bütçe gelirlerinin yüzde 86'sı vergilerden toplanmaktadır. Bu oran OECD ülkelerinden 20 puan fazladır. Hem tüketime dayalı vergiler, dolaylı vergiler hem de gelirden elde edilen dolaysız vergilerin büyük bir bölümünü ödemek zorunda kalan memur ve işçi kesimi 2018 yılında da borç yükü altında ezilmeye devam edecektir. Gelir dağılımında kutuplaşmanın belirginleştiği 2017 yılının arkasından 2018 yılında da gelir adaletsizliğinin derinleşeceği çok açıkça görülmektedir."

Orman ve Su İşleri Bakanlığı bütçesi;

MHP Adana milletvekili Muharrem Varlı:

"Yine, 2/B arazilerinin satışıyla ilgili de çok önemli problemler var. Bakın, 2/B arazilerinin arsa olan yani yaylalık, ormanlık alandan dönen kısımları satıldı, bitti gibi bir şey ancak hazine arazileri olan kısmında çok önemli problemler yaşanıyor. Yani bir rayiç bedel çıkarıyorlar ki aman Allah'ım ya yani sanki çiftçi almasın da o hep bahsettiğiniz faiz lobileri var ya, sanki faiz lobileri gelsin, çiftçinin elinden bu tarlayı alsın diye ısrarla böyle çiftçinin alamayacağı önemli rakamlar çıkarıyorlar."

Milli Eğitim Bakanlığı bütçesi;

MHP Ankara milletvekili Zuhal Topçu:

"Evet, şimdi olaya bakıldığında, gerçekten konuya geldiğimizde, yıl 2002, Erkan Mumcu Bakan olduğunda 'eğitimi sil baştan değiştiriyoruz' diyor. Yıl 2003, Hüseyin Çelik 'önceki sistem problemli, sistemi değiştiriyoruz' diyor. Yıl 2009, Nimet Çubukçu "eğitim çok önemli, eski sistemi değiştiriyoruz' diyor. Yıl 2011, Ömer Dinçer 'böyle sistem olmaz. Sistemi değiştiriyoruz' diyor. Yıl 2013, Nabi Avcı, 'sistem çok sıkıntılı. Değiştiriyoruz' diyor ve yıl 2016, sayın İsmet Yılmaz 'böyle sistem mi olur? Sistemde köklü değişiklik yapıyoruz' şeklinde ifadeleri var. Ben buradan sormak istiyorum, 'sistem' derken siz neyi anlıyorsunuz, biz neyi anlıyoruz? Gerçekten, önce 'sistem'i kavramanız lazım yani bu 'sistem, sistem' dediğiniz nelerden oluşuyor acaba? Peki, bu yaptığınız çok önemli sistem değişikliğiyle hangi problemi çözdünüz, neler elde ettiniz? Biz de bunları sormak istiyoruz aslında. PISA sonuçlarında daha iyi şeyler mi elde ettiniz, öğretmen memnuniyeti mi arttı, atanamayan öğretmenlerin sorunları mı çözüldü, okullarda şiddet ve mobbing mi bitirildi ve daha birçok problemler?.."

Hele, bütçe finalinden 1 gün önce  MHP Adana milletvekili Seyfettin Yılmaz'ın AKP'nin yolsuzluk belgelerini anlattığı konuşması vardı, kulaklarıma inanamadım!.. TBMM Başkanvekili AKP'li Ahmet Aydın, "kürsü  hasretle sizi bekliyor" diye Yılmaz'ı çağırırken duyabileceklerine herhalde hiç ihtimal vermiyordu.

Bütün bu konuşmalar, Devlet Bahçeli'den habersiz, izni olmadan yapılabilir mi? Hayır!.. Kendi iradeleri ile yazılı bir soru önergesi bile veremeyen, şahısları adına konuşma yapmak için bile mutlaka Bahçeli'den izin almak zorunda olan MHP mebuslarının son bütçe görüşmelerinde kafalarına göre hareket etmelerinin yüzde yarım bile ihtimali yok. Her zaman olduğu gibi mutlaka o konuşma metinleri Bahçeli'nin önüne gitmiş ve onaydan geçmiştir. Peki, bu işin perde arkasında ne var?.. Bahçeli ile Erdoğan arasındaki seçim pazarlıkları;

Evet, okurken gözlerinize inanamayacaksınız ama Doktor Devlet Bahçeli seçim barajını düşürmemekte ısrar eden Erdoğan'a "düşüreceksiniz" resti çekmiş!.. Barajın yüzde 7'e düşürülmesi ve ittifaklara imkan tanınması için saray ile Balgat arasında alt kanallarda yürütülen pazarlıklarda tıkanıklık meydana gelince Bahçeli'nin resti Erdoğan'a iletildi. Reste, saray ise " Milletvekili sayısını sizin için 550'den 600'e çıkardık ve listelerimizde yer vereceğimizi söyledik. Siz bilirsiniz, o zaman eskiye döner seçime parlamenter sistem ile gideriz" karşılığını verdi. Bu ne demek?.. Referandumun sonuçlarının iptali için Anayasa Mahkemesi'nin devreye girmesi demek... Baskın erken seçimde bir KHK düzenlemesiyle daraltılmış bölge ve MHP'nin baraj altında kalmasının mutlak olması demek...

Sağlam kaynaklardan ulaştığım bu kulis bilgilerini saray kaynakları da doğruladı. Aynı kaynaklar, önümüzdeki yıl 15 Temmuz etkinliklerinin 1 hafta önce başlatılması için bürokrasiye "hazırlıklarınızı en etkin olacak şekilde bugünden yapın" talimatlarının şimdiden verildiğini kaydetti. Bir saray danışmanı "seçimleri 15 Temmuz 2018'de yaptığımızda bize en az artı 3 getirir. Seçim kampanyamızı da tekrar 'başkanlık sistemini verin' üzerine kurarız" dedi.

Koltuk bekasını korumak uğruna zikzaklarıyla malum Doktor Bahçeli, bir gün çıkıp da "memleket bekası"nı bahane ederek tekrar Erdoğan'a çakmaya başlarsa hiç şaşırmayın. Burası Türkiye... Olmaz olmaz!..

Yazarın Diğer Yazıları