Kalite farklılığı

Bayram jet hızıyla geldi, geçti. Temditlerdeyiz. Her kanal meşrebine uygun sohbetler yayınladı. İki haber kanalını öne çıkarıp kıyaslama yapacağım. CNNTÜRK'te Aslı Öymen'e kanımın neden ısınmadığını daha iyi anladım. Rasim Öztekin gibi ustaya "Siz oyuncu musunuz?" diye sorduğu gün notunu vermiştim. Son söyleşileri tüy dikti. Konuk aldıkları, PowerTürk'e yakışırdı. Gülüşmelerle bezediği sorular yine açmadı. Bayan grekoromenci havasındaki güreş tutmalarını sevemedik. Öymen Jr'u fazla ciddiye almaya gerek olduğu kanısında değilim. Ünlü futbol adamı Abdullah Gegiç'in dediği gibi "alimden, zalim de doğar".

...

Her zaman vasat bir çizgi izleyen Gülay Afşar'ın bu defa yıldızlaştığını gördük. Güzel mekanlar, seçmece misafirlerle ahengi tutturmuştu. Kerem Alışık'la söyleşisine verdiğimiz not "yıldız ötesi". Genç Alışık'ta öyle genler var ki, muhteşem. Sadri Alışık gibi baba Çolpan İlhan gibi anneden gelen özellikler müthiş. Bunlara Attilâ İlhan'ın etkisini ilave ederseniz ürün ortaya çıkar. "Ne kadınlar sevdim, zaten yoktular" diyebilen dayının yeğeni olmak avantajların en büyüğü. "Kartallar Yüksek Uçar" gibi şaheserlere imza atan Attilâ dayıyı anlatmaya gücümüz yetmez. Onu Kerem'in ağzından dinlemek yeterli. Sohbette anne-baba kadar etkin dayının lafları edildi. Gülay Afşar'ın ezbere dizelerle katkısını kutlamalıyız. Bu yazıyı yazarken bir yandan da kütüphanemden çıkardığımı şiir kitabına bakıyorum. Kerem'in "Öyle sever gibi bakma bana alışık değilim" ismini koyarken fazla zorlandığını sanmıyorum. "Sevgili Burhan Ayeri'ye, sıcak bir selamdır, sıcak bir sevgidir" yazıp imzaladığı anıyı az sonra eski yerine koyacağım. İlk defa Çengelköy-Söğütlüyalı'da tanıdığım genç şimdilerde olgunluğu yaşıyor. Hiç kaybetmediği özelliği mütevazılığı. Ona sağlıklı uzun ömür, uğurladığı üç muhteşem insana ise dualarımı yolluyorum.

Salgın gibi

Altın Petek, TRT'nin yarışmalarından. Soru seçimi ve kurgusuna itirazımız yok. Gelen tepkiler sunucunun tavrına. Babası yaşındaki öğretmene "sen, sen, sen" diyebiliyor. Belli ki "En Zayıf Halka"yı taklit etmekte. Unutulmaması gereken TRT terbiyesidir. Yıl 1963; Musa Öğün, Genel Müdür. Komutan, spor dahil tüm spikerleri farklı röportajlara yolladı. Kimi psikiyatri kliniklerine, kimi alanları dışındaki bambaşka yerlere gönderildi. Bunlar arasında Necati Karakaya vardı. Musa Paşa, Karakaya'nın vatandaşı döver gibi konuşmalarını izlediğinde patladı; "TRT mensubu vatandaşla bu şekilde konuşamaz". Peşinden uzun süreli "ekrana çıkmama" cezası verdi. Bunları niye yazdık biliyor musunuz? Altın Petek'in yapımcıları ve sunucu okusun diye! Yoksa Turks ve Caicos adaları isminin fesimize benzeyen bir kaktüsten geldiğini bilip bilmemek önemli değil.

***

* Spor programlarında sıkça karşılaştığımız Reha'lardan biri TRT'de. Bu futbolcu eskisi yeni antrenör öyle şeyler yapıyor ki, şaşırmamak mümkün değil. Portekiz-Galler maçı öncesi Pepe'nin hırsı ve sonuca etkisinden bahsetti. Bu oyuncunun sakatlığı yüzünden oynayamayacağından habersizdi. Tıpkı Carvalho'nun cezasının, Portekiz'in kurgusunu değiştireceği gibi.

* Türk futbolunun efsanesi Berlin Panteri'ni kaybettik. Turgay Şeren'i daima sevgi ve saygıyla anacağız.

Yazarın Diğer Yazıları