Kırk yıl önce ben de umre yapmıştım

A+A-
Sami YAVRUCUK

Sayın okurlarım dünya piyasaları sallanırken, dış ticaret açığımız yüzde 104 artarken, tüketicilerin bankalara olan toplam borçları 197 milyara yükselirken, Ümraniye Davası’na bakan ve sanıklardan hiç değilse bir kısmı için tahliye kararı verilmesini isteyen İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Köksal Şengün Bolu hakimliğine gönderilirken, millet olarak şehit ailelerine nasıl hesap vereceğimizi düşünürken, Ümraniye ve Balyoz davalarında halen 161’i muvazzaf, 54’ü emekli toplam 215 tutuklu asker bulunurken, Türk dünyasına sırt çeviren iktidar partisinin Genel Başkanı’nın geçenlerde günübirliğine Bakü’ye gidip geldiğini görmüşken, Milliyetçi Hareket Partimizin lideri Devlet Bahçeli’nin  “- AKP iktidarının bundan sonra Türk Silahlı Kuvvetleri ile uğraşmaktan vaz geçmesini istediğini” duymuşken, ben de sizlere mübarek Ramazan ayında Türk-İslam âleminin yakından ilgilendiği hac görevimizden bahsedeceğim ve  “Kırk yıl önce ben de umre yapmıştım” diyerek, o güzel ve anlamlı günlerin hatıralarını sizlerle paylaşacağım.
Sayın okurlarım, bundan altmış yıl önceleri 1950 yılında yapılan genel seçimlerde CHP’nin bünyesinden çıkan ve DP unvanı ile siyasete başlayan değişik bir grup, on yıl sonra askeri müdahalenin muhatabı olmuş ve 1960 ihtilali ile devletimizin bünyesini değiştirmiştir.
Ben de lise mezunu olarak yedek subaylığımı yaptıktan sonra 1946-47 yıllarında Türk milliyetçi liderlerinden Prof. Hüseyin Namık Orkun hocamızın yardımları ile Milli Eğitim Bakanlığı’nda “geçici memur” olarak göreve başladım ve 1954-55 yıllarında da sporla ilişkimden dolayı bakanlığa bağlı Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü’nde federasyonlar sekreterliği görevlerinde çalıştım ve 1960 yılındaki siyasi karışıklıktan faydalanarak dostlarımın yardımı ile Konya Beden Terbiyesi Bölgesine müdür olarak tayin edildim. Altı yıllık hizmet görevim beğenildiği için 1966’da Ankara, 1972’de de İstanbul Bölge Müdürlüklerini üstlendim.
1970 yılında Ankara 19 Mayıs Spor Sitesi içerisindeki Bölge Müdürlüğümüze, devrin Futbol Federasyonu Başkanı Orhan Şeref Apak ağabeyimiz ziyaretimde bulunarak Arabistan spor teşkilatının, uçak biletlerini göndererek davet ettiği yirmi kişilik futbol kafilesini benim organize etmemi rica etmişti. İşte “Kırk yıl önce ben de umre yapmıştım” dediğim olay böyle başladı.
Ankara Futbol Karması’nı antrenör Çetin kardeşimle hazırlayarak, Ankara Vali Yardımcısı Alaaddin Bey’i de kafile başkanı yaparak, yirmi kişilik kafilemizle Arabistan’ın Medine ve Cidde şehirlerinde dostluk müsabakaları yaptık ve müsabakalardan sonra da Mekke’yi günü birliğine ziyaret ederek, hediye edilen ihramlarımızı (çıplak vücudu örten beyaz bez) giyerek  “Lâ ilâhe illallah, Muhammed ün Resulallah” dedik ve mukaddes görevimizi, Arapların önderliğinde yerine getirdik. Arabistan Spor Teşkilatı’nın arzusu ile birkaç yıldır burada olan Cezmi Başar kardeşimizle de aynı odada yatarak hasret giderdik.
Arabistan seyahatimiz ve umremiz, değişikliği ile bizleri kırk yıl evvel memnun ve mesut etti, dini görevimizi getirmemizi sağladı. Yalnız, yemek sofralarında kaşık çatal eksikliğini, ev sahiplerinin ayrılıklarını da hiç unutamıyorum ve sizlere de ifade edemiyorum. “İyi ki Ulu Tanrımız Türkleri Müslüman yapmış” diyebiliyorum.
Tanrı Türkü Korusun.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları