Kobane’nin Türkçesi

A+A-
Haydar ÇAKMAK

Türkler, ilk defa, Suriyeli bir kentin adını (Ayn el- Arap) Kürtçe (Kobane) olarak kullanıyor. AKP’nin Türk ve Türklük alerjisi taşıyan bazı basın yayın kuruluşları vasıtasıyla Kürtçe Kobane sözcüğü Türk siyasi literatürüne yerleşmiştir. AKP zihniyetinin bu tür davranışları bizi şaşırtmıyor ama bu ayrıntının bilinmesi gerekir. Asıl konuya geçmeden önce hemen şunu da ilave edelim, Kürt kardeşlerimizin dilinde bir sözcük kullanmak tabii ki bizi rahatsız etmez, ancak sözcüğe siyasi bir anlam yüklerseniz o zaman bizim kendi dilimizi kullanmamız gerekir. Asıl konumuza gelecek olursak. IŞİD’in ortaya çıkmasından bu tarafa ABD-AKP ittifakı darbeler almaya başladı. Anlaşılan o ki AKP destekli IŞİD, Kobane’nin Amerikalılar için ne kadar önemli olduğunu bilmiyordu veya biliyordu da özellikle oraya saldırdı. Her iki durumun da ayrı ayrı önemli farkları ve sonuçları vardır. Olaya önce Kürtler açısından bakalım; Barzani, Kobane olayında pek fazla öne çıkmıyor, ama dışında da değil, bu tuhaf bir durum. Sanki biraz gönülsüz gibi davranıyor. Aksi takdirde, Amerikan organizasyonu ve destekli PKK-PYD ittifakıyla Barzani iş birliği yapmaz ve destek vermezdi. Barzani’nin Kobane’ye Türkiye üzerinden peşmerge göndermek zorunda kalması ABD’nin Barzani üzerinde büyük baskı yaptığı anlamı çıkar. Zira, PKK-PYD yönetimi Barzani’yi arkaik-feodal ve Kürtlerin önünde bir engel olarak görüyor. Barzani’nin rakipleri olan bu iki örgüte destek vererek güçlendirmesi ve liderliği onlara kaptıracak bir başarı sağlamalarına yardımcı olması, Barzani açısından akıllıca bir davranış değildir.
ABD, İngiltere ve İsrail’den izin yok
Bilindiği gibi ABD, İngiltere ve İsrail, Orta Doğu’da birlikte hareket ediyor. Kobane politikaları da belli oldu. İsrail’e sorun yaratan Orta Doğu devletlerini iç kavgalara sürüklediler, bu kavgalar daha uzun süre devam eder, Yemen, Libya, Irak ve Suriye içte aşiret, etnik ve mezheplere göre parçalanır ve güçsüzleşir. Milli gelirlerini de iç kavgada tüketirler, İsrail ile uğraşacak ne zamanları ne de paraları olur. Kürtler İsrail için önemli bir politika aracıdır. Orta Doğu’da kendilerini rahatsız edecek Irak, İran, Suriye ve Türkiye’yi Kürtlerle terbiye etmektedir, bu nedenle ABD ve İsrail, mümkün mertebe Kürt devletinin kuruluşunu geciktirmektedirler. Barzani Kürt bağımsız devletini ilan etmeye hazır olduğunu bir çok defa kamuoyuna açıkladı ama bir türlü yapmamaktadır. Irak devleti savaşacak durumda olmadığı gibi, bağımsız bir Kürt devletini tanımaya hazır, ama ABD, İngiltere ve İsrail izin vermiyor. ABD, Barzani’yi bir taraftan PKK-PYD ile el altından tehdit ediyor, diğer yandan da sus payı olarak, Suriye Kürdistanı’nı da kendisine bağlayarak daha büyük bir Kürdistan vaat ediyor. Türkiye ve İran Kürdistanı’nı da daha sonra halletmek üzere sözünü veriyor. Barzani de çaresiz, hiç istemediği halde ileride başına bela olacak, PKK-PYD ile iş birliği yaparak güçlendiriyor. Barzani’nin korkusu kurulacak bir Kürt devletinden Batının desteği ile uzaklaştırılarak Kürt devletinin PKK-PYD militanlarına teslim edilmesi ve ailesinin gücünün yok edilmesidir.
IŞİD’e el altından destek veriliyor
AKP’nin Orta Doğu politikası iflas etti. Bunun farkına vardılar ama şark gururuyla yanlışta ısrar ediyorlar. İran’ın Orta Doğu politikası kendileri ve bölge ülkeleri açısından daha doğruydu. Yani Esad’ı destekleme, Irak’ın bütünlüğünü savunma, ABD, İsrail ve İngiliz destekli Barzani’ye mesafeli durma, bir Kürt devletine karşı çıkma gibi. AKP, Amerikan destekli İsrail’in Büyük Kürdistan planını henüz gördü, bu nedenle el altından IŞİD militanlarına destek vererek Kobane’nin Arapların elinde kalmasını sağlamaya çalışıyor, bir yandan da görüntüyü kurtarmak için ABD, Irak ve Barzani’yle temasa geçiyor. Ancak AKP’nin bu çabası bir sonuç vermeyecektir. Zira tarafların tamamı Kürdistan konusunu AKP iktidarı döneminde halletmek istiyorlar, çünkü hiçbir Türk hükümeti bunlar kadar gayrimilli olamaz ve bu kadar hata yapmaz. Son birkaç ay içerisinde ABD Başkan Yardımcısı, Dışişleri Bakanı, Genelkurmay Başkanı ve diğer bir yığın üst düzey bürokrat, Türkiye’ye ve Orta Doğu’ya gelmiştir. Bu makamların sahipleri çok önemli neden olmadan gezilere çıkmazlar. Kısaca Kürtçe ismiyle Kobane, tek başına bu kadar seyahate neden olamaz. Türkiye, AKP eliyle geri dönülemeyecek bir şekilde belaya sokulmaktadır. Bu gidişle Türkiye, kendi toprağı için tekrar savaşmak zorunda kalabilir. Zaten Batı’nın ve Orta Doğu’nun amacı budur. Türkiye’nin yoksullaşması, çağ dışı olması ve klasik bir Orta Doğu ülkesine dönüşmesidir, buna da az kaldı. Geçmişte savaştığı ve ileride de savaşma ihtimali yüksek olan peşmergeleri bugün Türk Silahlı Kuvvetleri eğitiyor ve silah veriyor, bu tam bir trajikomik durum...
NOT: Annemin vefatı nedeniyle, başta YENİÇAĞ gazetesi yönetimi olmak üzere baş sağlığı ve rahmet dileyen ve acımızı paylaşan bütün dostlara şükranlarımı sunar teşekkür ederim.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları