Mucizeler günü Hıdırellez

İnanışa göre Hızır ve İlyas Peygamberler abıhayat -ölümsüzlük suyu- içmişlerdir. Kimilerine göre bu ikili kardeş, bazılarına göre ise iyi dostturlar. Her yılın 5 Mayıs'ını 6'sına bağlayan gece buluşurlar. Amaçları tabiata hayat vermektir.

Ak sakallı Hızır, ateş rengi ayakkabı giyer. Üstünde ise çiçeklerle bezenmiş kıyafet vardır. Hızır "baharın müjdecisi" kabul edilir. Bastığı yerdeki bitkilere can suyu sağlar. Adeta bereket fışkırır. En önemli özelliklerinden biri de darda olanların yardımına koşmasıdır.

İlyas ise nur yüzlü uzun boyludur. Elinde daima bir değnek taşır. Keçi derisinden yapılmış gömleğinin boyu yere kadar uzanır. İlyas, suların ve tüm hayvanların koruyucusudur. Gezdiği yerlerde hayvanların bereketi çoğalır. Sayıları fazlalaşır.

Anadolu'nun ve Balkanların pek çok yerinde Hıdırellez gecesi tüm dileklerin gerçekleştiğine inanılır. Hastaların iyileşeceğine, sorunların çözüleceğine, kısmetin artacağına ve uğursuzlukların sona ereceğine inanç tamdır. Bu yüzden 5 Mayıs'ı 6 Mayıs'a bağlayan gece hemen herkes önce bir kırmızı renkli bez -çaput- hazırlar. Bunun içine madeni bir para koyup, gül dalına asarlar. Bu çiçeğin renginin de kırmızı olması tercih sebebidir.

Sadece bununla da yetinilmez. Yere arzulanan şeylerin resmi çizilir. Kimileri de, şamanlık döneminden kalma geleneği unutmazlar. Mutlaka ateşin üstünden atlarlar. Ertesi sabah asılan çaputlar toplanır, cüzdana yerleştirilir. Ya da para keselerinin altına konur.

En çok istenenler

Ev sahibi olmayı arzulayanlar, diğerlerine göre daha fazla çaba göstermek zorundadır. Öncelikle dört yol ağzı bulunacaktır. Ya da bir gülün dibine ev maketi yapılacaktır. Onlar da ertesi sabah erkenden toplanırlar.

Evde kalmış bayanların durumu da çağımızın stilistleriyle eş değerdir. Yaptıkları gelinliği, uğuruna inandıkları yere asmak mecburiyetindedirler. Eğer, çevrelerinde gül ağacı varsa ve buna iliştirmişlerse, çıkacak kısmetin görüntüsüyle tanışırlar. Rüyalarında görürler. Aynı amaçla tuzlu yemek ve o akşam su içmemek şanslarını ikiye katlar.

Düşlerinde altın tasta kendilerine su ikram eden kişi, kesinlikle kısmetleridir. Bunlar yatağa girmeden başlarının üstünde kilit de açtırırlar.

O yıl şanslarının açık olup olmadığını öğrenmenin de yöntemleri vardır. Pek çok yörede kapılarının önlerine süt dolu kaplar bırakılır. Bu sütün yoğurt hale gelmesi durumunda şans ve bereketin yakalanacağına inanılır.

Diğer değerlendirme unsurlarından biri iki taze soğanla yapılan denemedir. Boyları eşit olarak seçilenlerin birine siyah, diğerine beyaz iplik bağlanır. Ertesi günü ölçtüğünüzde beyaz iplikli olan daha fazla uzamış ise, o sene uğurlu geçecek demektir. Aksi olur da siyah iplikli büyümüşse cevabı aylar bekliyor demektir.

Manilerle

Bir başka gelenek su dolu çömleğin içine kızların yüzük, küpe gibi ziynet eşyalarının konmasıdır. Bu konuda epey eli uzununun köşeyi dönmesi kaçınılmazdır. Buna tedbir olarak sabaha kadar çömleğin başında nöbet tutulur. Kıymetli materyalleri sudan çıkarma ritüeli ilginçtir. Ailenin varsa ilk kızı bunu üstlenir. Anne de önceden hazırladığı "nikah manileri"ni okur.

Kimi yerlerde Hıdırellez günü Kasım ayından başlayıp 5-6 Mayıs'a kadar olan dönemin hesaplaşmasıdır. Hayvanların sayımı gerçekleşir. Çobanların hesabı görülür. Arzu edilirse yaz dönemi için yeni bağlantı yapılır.

Eğlenceler

Hıdırellezde kırlara çıkıp, çeşitli eğlenceler düzenlemek gelenektir. O gün koşup oynayanları kışın sıkıntılarını atması kesindir. Bu arada kırlardan toplanan şifalı bitkiler kaynatılıp içilir.

Osmanlı döneminde İstanbul'da olağanüstü kutlamalar yapılırdı. Bu gelenek, kırsal kesimlerde yine canla başla uygulanmakta. Buna sahip çıkmak önemli. Siz de eğer büyük kentlere sıkışıp kalmışsanız, yine de uygun bir yer bulun. Kırmızı çaputu hazırlayıp, bulduğunuz herhangi bir gülün dalına asın. Bu seferki dileğinizi çocuklar ve torunlar için tutun.

Benden anılar

Çocukluğum neyse de ilk gençliğimdeki Hıdırellez kutlamalarında başıma epey iş geldi. Örneğin Ata Ninem'in ablasının Alibeyköy'deki evine gittik. Geniş alanda gülleri boldu. Kırmızı açanları seçtik. Bezler bağlandı. Her şey tamamdı da evin iki sadık köpeğini unuttuk. Sabah erkenden yaptıklarımızı derlemeye gidince başımıza gelmeyen kalmadı. Sonuç; pantolonun arkası parçalandı. Bununla kalsa iyi. Soluğu sağlık ocağında aldık. Mabadıma tam 18 dikiş atıldı!

Hayırlı Hıdırellezler. Size şans getirsin...

Yazarın Diğer Yazıları