Muhalif siyaseti sorgulamak!

A+A-
Özcan YENİÇERİ

Toplumsal yapı hangi unsurları içeriyorsa siyasetin de aynı unsurlar üzerinde icrayı sanat etmesi beklenir. Aksi takdirde halkın talepleri ile siyasilerin bu taleplere gösterdikleri yaklaşımlar birbiriyle çelişir. Böyle bir durumda halk beklentilerinin karşılanmadığı duygusuna kapılır. Türkiye'de halk bunu sürekli olarak söylemekte fakat siyasi partiler özellikle de muhalefet halkın mesajını almakta sıkıntı çekmektedir.

Siyasetin halkın baktığı yere bakması gerekirken, siyasetçi halkın kendi baktığı yere bakmasını dayatıyor. Yani seçmen oy vereceği partiyi kendisine benzeyen hatta kendisinin mülkü olmasını istiyor.

 Halka soran değil emreden, öğrenen değil öğreten, önünü açan değil dayatan bir siyaset, daha işin başında başarısızlığa mahkûmdur.

Halk, kendisini (refahından huzuruna) bütünüyle ileriye taşıyacak bir proje, dünya görüşü ve yaklaşımı arzulamaktadır. 

Fıtratın özelliğine göre siyaset!

İnsanlar soy, dil, etnik yapı gibi antropolojik; inanç, kültür ve sosyal sınıf gibi sosyolojik değil, aynı zamanda idrak, ahlak ve psikolojik farklılıklara da sahiptirler. Gerçekte toplumun ya da devletin bütünlüğü bu farklılıkta yatar.

İnsanların doğuştan kazandıkları özellikleri farklıdır, mavi gözlü, siyah gözlü, kahverengi gözlü insanlar vardır; uzun boylu, kısa boylu vesaire, bunlar değiştirilemez.

Doğuştan kazanılmış özelliklere göre politika yapanlar her zaman başarısız olmuşlardır. Sonuçta kendi memleketlerine, kendilerine yakın buldukları insanlara da zarar vermişlerdir.

Doğuştan kazanılan özellikler, haklar bakımından farklılık yaratmak, eşitliğin bozulması için sebep değildir, o halde siyasetin konusu değildir. Siyasi partiler doğuştan elde edilmiş özelliklere aynı yakınlıkta veya aynı uzaklıkta olmalıdır. Bunun dışında siyaset yapmak, doğru siyasetten uzaklaşmak demektir.

Diğer yandan statükoyu savunmak, koruyacak zenginlikleri olanları mutlu ederken aynı zamanda düzenin ortaya çıkardığı haksızlıkları, yolsuzlukları ve hortumculukları da savunmak anlamına gelmektedir.

Demokratik siyasetin salt demografisinin gereği olarak yoksullar her zaman fazla olacağından onların sorunlarının öncelik kazanması da doğaldır.

 Tocqueville, 'İki Amerikan partisinin bütün toplumlarda aristokrasiyle demokrasi, yani daha varlıklılarla daha yoksullar arasında her zaman var olan çatışmayı yansıttıklarını' söyler.

Bu noktada hâkim ile mahkûmun sorunlarını bir bütün olarak ele almak ve farklılıklar ile karşıtlıkları bu çerçevede düşünmek gerekir.

Siyasal davranışın kaynakları!

Siyasal davranış çok çeşitli kaynaklardan beslenir. Ekonomik, kültürel ve sosyal gelişmişlikle siyasal davranış kalitesi arasında yakın bir ilişkinin olduğu bilinmektedir.

Farklı sınıfların siyasal davranışlarından, hayata karşı aldıkları pozisyona kadar her şeyleri farklı olacaktır.

Yasa dışı örgütlenmeyi dahi yeterli görmeyen gruplar varken diğer yandan yasal örgütlere dahi itibar etmeyen, düzensiz bir biçimde dergi ve kitap okuyan, devlet işlerini büyüklere bırakmış olan, zorunluluktan dolayı oy kullanan, genel olarak siyasetle az ilgilenen insanlar vardır.

Farklı mizaç ve ihtiyaç sahiplerinin aynı siyasi konsept içerisinde farklılıklarını dikkate alarak siyaset üretmek gerekir.

Siyasetin çeşitlendirilmesi ve yöresel ihtiyaçlara uyarlı hale getirilmesi siyasette sonuç almak için zorunludur.

Diğer yandan halkla birlikte halkın ihtiyaçlarına göre siyaset başarı ihtimali en yüksek siyasettir.

AKP gibi halkın ihtiyaçlarının ne olduğunu da halka bildiren siyasetlerin başarılı olmasının çok çeşitli nedenleri vardır.

Bunların başında anlatımda süreklilik, inandırıcılık, iktidara sahip olmak, sürekli halkı kendisiyle meşgul etmek ve gücü tekelinden bulundurmak gelmektedir.

İnsanları neye ikna ediyor ya da inandırıyorsanız o insanların gerçeği o olur. İkna etme ve inandırma gücüne sahip olmak bu güce sahip siyasette belirleyicidir.

Müşterisi olmayan siyaset, satılmayan mal üreten fabrikaya benzer. Kaderi dükkanı kapatmaktır.

Muhalefetin kendisini ve uyguladığı siyaseti sorgulamak gibi görevi vardır.

  • Yorumlar 1
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları